Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
06 Ocak 2010
TEKEL İŞÇİLERİ DEVRANI DÖNDÜRÜYOR

Kamu çalışanları ve TEKEL işçilerinin de son dönemdeki katkılarıyla devran dönmekte ve yeni bir gün gelmektedir. Bu yeni günde AKP’nin eski konumunda olmayacağı açıklık kazanmaktadır.

TEKEL İŞÇİLERİ DEVRANI DÖNDÜRÜYOR

Kamu çalışanları ve TEKEL işçilerinin de son dönemdeki katkılarıyla devran dönmekte ve yeni bir gün gelmektedir. Bu yeni günde AKP’nin eski konumunda olmayacağı açıklık kazanmaktadır.

Uzak şehirlerden otobüslere doluşup aileleriyle birlikte geldiler. Kaybedecekleri pek bir şey kalmamıştı. Bunu ilerleyen günlerde daha iyi kavrayacaktık. Tarihsel anlamda en eski kamu kuruluşlarından biri olan işyerleri özelleştirilmiş, çalışma statüleri tamamen değiştirilerek iş güvenceleri ellerinden alınmış ve ücretleri açlık düzeyine kadar geriletilmişti.

Sorumlu kim

Söz konusu olan TEKEL işçileriydi. Karşılaştıkları olumsuzlukların başlıca sorumlusunun mevcut siyasi iktidar olduğunu düşünmekteydiler. Bu nedenle Ankara’ya geldiklerinde soluğu bütün engellemelere rağmen AKP Genel Merkezi’nde aldılar.

AKP Genel Merkezi belki de tarihinde ilk defa protestocuların kuşatması altına alındı. İlk gelenlere yeni katılımlar olmaya ve işçilerin direnişine kamuoyunun desteği artmaya başlayınca iktidarın gerçek yüzünü görme fırsatını yakalamış olduk. Tıpkı demokratik açılımda veya 25 Kasım uyarı grevine yönelik tehditkâr ve cezalandırıcı tutumunda olduğu gibi…

Önce işçilerin AKP Genel Merkezi’nde birleşmeleri engellendi. Sonra şehir merkezindeki bir parka sıkıştırıldılar. Ve en sonunda da coplar, panzerler, tazyikli sular ve gaz bombaları eşliğinde kaba şiddet uygulanarak soğuk bir kış gününde ellerinde bir somun ekmek ve gaz bombalarının boş fünyeleriyle Ankara’da “denize döküldüler.”

Sendika yöneticileri ve bazı işçiler gözaltına alındı. Pek çoğu soğuktan donma tehlikesi geçirdi. Bir kısmı hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldı. Yılmadılar. Yeniden bir araya geldiler. Direnmeyi seçtiler. Kefen giymeyi bile göze aldıklarını gösterdiler. En çok kullandıkları slogan “Ölmek var, dönmek yok”tu. Zaten mevcut durumları ölmekten halliceneydi.

İnsan hakları

Bu gelişmelere televizyon aracılığıyla tanıklık edip de vicdanı sızlamayan olmuş mudur? Gönül rahatlığıyla olmamıştır diyemiyorum. Engelli vatandaşlarımızın İstanbul’daki şehir içi ulaşımla ilgili en temel taleplerine karşı “ev hapsini” öneren “engelsiz” vatandaşlarımızın duyarlılık düzeyini görünce, insanın en temel insan hakları konusundaki ezberi de bozulabiliyor.

Hak arama

Üstelik liberal söylemin, küresel kapitalizmin nimetlerinin, özelleştirmenin faziletlerinin, AKP’nin özgürlükçülüğü ve demokratlığının kamuoyunu oluşturan hâkim çevrelerce yıllardır vurgulandığı ve buna karşılık sendikalara, hak aramaya ve emek hareketlerine yönelik düşmanlıkların yaygın olarak körüklendiği anımsanınca, TEKEL işçilerine reva görülen muamelenin sade vatandaşın vicdanını sızlatması konusunda insanın içinde yine de bir şüphe kalabiliyor.

Ancak bu kez farklı bir durumla karşı karşıyaymışız gibi gözüküyor. Toplumu ortadan ikiye bölen ayrılıklar, küresel bunalımın etkilerinin reel ücret ve maaşların azalması, işsizlik ve yoksulluğun artması şeklinde yansıması, demokratik açılım adı verilen sürecin yerini kitlesel bir kıyıma bırakacağı endişesi ile birleşince, mevcut iktidara yönelik kabullerin de hızla değişime uğramaya başladığı anlaşılmaktadır. Farklı bir ifadeyle, geniş kitlelerin geleceğe yönelik kaygıları artmakta ve değişim istemleri yoğunlaşmaktadır.

Bunun en güzel kanıtını kamu emekçileri ve demokratik kitle örgütlerinin TEKEL işçilerine yönelik dayanışma ziyareti sırasında halkın tepkilerinden çıkartmak olanaklıdır. “TEKEL işçisi direnişin simgesi”, “TEKEL işçisi yalnız değildir”, “İşçi-memur el ele genel greve” gibi sloganlarla Ankara’nın en işlek mekânlarından geçen korteje belki de uzun yıllardan beri ilk kez alkışlarla, ıslıklarla gönülden destek verilmiştir. Bu yeni ve üzerinde düşünülmesi gereken toplumsal bir durumdur.

Emekten yana

İnsanın aklına AKP iktidarının uygulamalarına yönelik olarak çalışan kesimlerin irili ufaklı hemen her gösterisinde söylemekten bıkmadıkları bir slogan gelmektedir. “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek!” Bu slogan eğer hâlâ kullanılmaya devam edecekse zaman kipinin güncellenmesi gerekmektedir. Kamu çalışanları ve TEKEL işçilerinin de son dönemdeki katkılarıyla devran dönmekte ve yeni bir gün gelmektedir. Bu yeni günde AKP’nin eski konumunda olmayacağı açıklık kazanmaktadır. Önemli olan yerine kimin geleceği değil devranın nasıl olacağıdır. Bu noktada barış, özgürlük ve emekten yana olan güçlerin ortak çabası anlam kazanmaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet Portal / Hakan Mıhcı

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.