Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
03 Şubat 2010
TEKEL DİRENİŞİ NEYİ BAŞARDI?

TEKEL direnişi 51. gününe ulaştı. Direniş, ilk günkü heyecanı ve kararlılığı ile sürüyor. Eylemin hedefinde, Başbakan Tayyip Erdoğan´ın dünkü konuşmasında da belirttiği gibi, emek düşmanı kimliği ile AKP bulunuyor.

TEKEL DİRENİŞİ NEYİ BAŞARDI?

TEKEL direnişi 51. gününe ulaştı. Direniş, ilk günkü heyecanı ve kararlılığı ile sürüyor. Eylemin hedefinde, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dünkü konuşmasında da belirttiği gibi, emek düşmanı kimliği ile AKP bulunuyor.

2002 yılından bu yana hükümet olan AKP, 8 yıl boyunca hiçbir olay ve süreçte bu kadar meşruiyet yitirmemişti.

Siyasi stratejisini “askeri vesayete karşı milletin vesayeti” söylemiyle yeniden üretmeye çalışıp konumunu bu şekilde güçlendiren bir hükümetin halk nezdinde meşruiyetinin aşınmaya başlaması, AKP için düşünülebilecek en kötü senaryodur.

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.

Başbakanın TEKEL direnişine karşı hükümetin göstereceği tepkilerde, baştan itibaren sazı eline almış olması bu durumla ilgilidir.

Ancak Erdoğan, TEKEL direnişi ve işçilerin kararlı duruşuyla başa çıkmakta zorlanıyor.

Gazla tazyikli suyla müdahale edildi, olmadı.

Başbakan hitabet yeteneğinin tüm inceliklerini sergileyerek, TEKEL işçilerini aşağılamaya çalıştı. Konuştukça battı.

Sonra direnişi mutlak bir sessizlikle, görmezden geldi. Direniş çözülmek bir yana güçlendi.

Yandaş sendikaları devreye soktu, kâr etmedi.

Şimdi Başbakan TEKEL’den bahsederken boyun damarlarını daha fazla şişirecek, salladığı yalan sayısını artıracak ve işçilerden sendikacılara herkese hakaret yağdıracaktır.

Nitekim Erdoğan, haftasonu itibariyle resti çekti ve TEKEL direnişi ile cepheden savaşmaya başladı. Bu noktada, direnişin son haftasına kadar kullanmaya çalıştığı Türk-İş içindeki yandaş unsurları harcamayı bile göze aldı. Öyle ki, direniş ile dayanışmada ayak sürüyen, etkisiz eylem takvimi açıklayan Türk-İş yönetimini daha önce alınan “genel grev” kararı ile baş başa bıraktı.

Yarın işçi ve memur konfederasyonları, hükümetin emek düşmanı politikalarına karşı ve TEKEL işçileri ile dayanışmak için üretimden gelen güçlerini kullanacaklar. Yarın akşam saatlerinden sonra grevin ne kadar etkili olup olmadığı tartışmasının bir anlamı olmayacaktır. Çünkü asıl önemli olan, direnişin sendikaları genel bir iş bırakma eylemi kararı almaya zorlamış olmasıdır. Ve bunun ideolojik anlamı tahmin edilenden çok daha kıymetlidir.

İş bırakma eylemi ile yeni bir aşamaya taşınacak olan TEKEL direnişi, sadece AKP’nin meşruiyetini kemirmiyor. Önümüzdeki dönemde sermayenin programının hayata geçirilmesini bir dizi nedenle tehlikeye sokuyor.

Cumhuriyet tarihinin en özelleştirmeci partisi olma “şerefine” nail olan AKP’nin, imza attığı tüm özelleştirme uygulamaları artık sorgulanabilir hale gelmiştir. Her birinde dağ gibi biriken yolsuzluk dosyalarının hiçbir uyarıcı etki yapmadığı halk, yıllardır onayladığı özelleştirmelere artık yan gözle bakmaktadır.

Hak arama mücadelesi, bu mücadele sırasında bir araba kötek yenilmesi doğal karşılandığı için, enayilik olarak algılanırdı. TEKEL direnişiyle, bu algı değişmeye başlamıştır. Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına ülkenin dört bir yanında yaşayan halkın hak arama mücadelesi ile olan mesafesi kısalmaktadır. Algının değişmesi, hayatın her alanında ve ekonominin her sektöründe pıtırak gibi çoğalacak yeni direnişlerin habercisidir. Yıllardır yoksulluk ve işsizlik cenderesi altında geleceğini göremez duruma gelen halk, çıkış yolunun mücadeleden geçtiğine her gün izlediği televizyonda tanık olmaktadır.

Böyle bir Türkiye’de, kıdem tazminatına göz dikilmesi, işçilerin köle gibi kiralanması ve sömürünün derinleştirilmesi için istihdamın biraz daha esnekleştirilmesi daha zor olacaktır.

TEKEL direnişi, sendikal bürokrasinin tüm boğma girişimlerine karşı kararlı bir işçi mücadelesinin sendikaları sınıfın çıkarına hareket etmeye zorlayabileceğini de göstermiştir. Çünkü, direnişin yarattığı atmosfer ile sendikal rekabette ve koltuk kavgasında, ne kadar dengeci değil, ne kadar mücadeleci olunduğu avantaj sağlamaya başlamıştır.

Ve son olarak, TEKEL direnişinin başardığı daha önemli bir şey var…

TEKEL işçilerinin onurlu mücadelesi sayesinde, 1980’den bu yana kaybolmaya yüz tutan halkın vicdanı, yeniden örülmeye başlanmıştır.
 

DİĞER HABERLER
TAT GRUBUNDAN SENDİKAMIZA ZİYARET
TAT GRUBUNDAN SENDİKAMIZA ZİYARET

Sendikamızın uzun yıllardır örgütlü olduğu, ülkemizin önemli gıda şirketlerinden Tat Gıda işletmemizin değerli işveren temsilcileri, sendikamızı ziyaret etti.

BU KADAR YANLIŞ BİLMEDEN YAPILMAZ
BU KADAR YANLIŞ BİLMEDEN YAPILMAZ

Siyasi iktidarın iki uygulaması var ki; bunlar tartışmasız, çok açık ve net olarak 85 milyon insanın hayatını olumsuz etkiledi ve Türkiye’yi her türlü riske soktu.

ÇİFTÇİLER SAVAŞIYOR
ÇİFTÇİLER SAVAŞIYOR

Tarla yerine savaşa gitmek zorunda olan Ukrayna’daki çiftçiler nedeniyle ülkenin tarımsal üretiminde riskler devam ediyor.

ILO’DAN ÇIRAKLIK ALARMI
ILO’DAN ÇIRAKLIK ALARMI

ILO Türkiye’deki çıraklık sistemini incelediği raporunda çırakların uzun çalışma saatlerine ve iş güvenliği tehlikelerine maruz kaldığını yazdı.