Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
14 Mayıs 2020
TARIM SEKTÖRÜNDE “CEPHANESİZ” SAVAŞIYORUZ

COVID-19 salgınının “görünmez gücünün” insanlık gündemini değiştireceğinden kuşku yok ama gereken dersleri alacağımızın da garantisi yok.

TARIM SEKTÖRÜNDE “CEPHANESİZ” SAVAŞIYORUZ

COVID-19 salgınının “görünmez gücünün” insanlık gündemini değiştireceğinden kuşku yok ama gereken dersleri alacağımızın da garantisi yok. Önümüzdeki günlerde, iklim değişikliğine çok farklı pencereden bakarak, daha derinliğine uluslararası işbirliği yapılmasını talep edenler artacak. İçme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyacının karşılanma biçimi ve kullanım verimliği alabildiğine sorgulanacak. Enerji üretimi ve kullanımı bütün toplumların öncelikli sorunlarından biri olacak. Sağlık hizmetlerinin örgütlenmesi, kapasite ve teknik imkanlarına erişebilirlik konusu sıcak gündemin ilk maddelerini oluşturacak. İnsanların evleri ile işyerleri arasında hızlı, güvenli ve konforlu gidip gelebilmesini sağlayan, özellikle toplu taşım sistemlerinin kapasite ve teknik imkanlarını artırmaya yönelik yatırım talepleri yükselecek. En başta da, insanların canını korumasının temel girdisi olan “gıda güvenirliği bağlamında tarım ve hayvancılık politikaları ve uygulamaları” sorgulanacak.

“Yeni normalı” ararken, “ciddi fikirlerin yerini sloganların almaması” gerekiyor. Tarım ve hayvancılık bağlamında gıda sorunlarını tartışırken de Güven Sak’ın 23 Nisan’da çıkan kapsamlı yazısındaki saptamalarını dikkate almalıyız: “Türkiye’nin kentleşme oranı Almanya kadar oldu. Dün memleket, kırdan kente göç sayesinde kendiliğinde büyüyordu. Kırdan gelenler şehirde sanayi ve hizmetler sektöründe çalışmaya başlayınca verimlilikleri üç kat artıyordu.” Saptamalarına bir ekleme daha yapıyordu: “Şimdi artık her sektörde verimlilik artırmak için ayrı ayrı adımlar atmak, mevcut statükoyu değiştirmek gerekiyor.”
 
Tarım ve hayvancılıkta verimlilikleri artırmak için yapılacak ilk iş, bugüne kadar alınan önlemlerin niçin yaratmak istediğimiz sonuca bizi götürmediğini sorgulamaktır. Sektörün hayati olduğuna kimsenin kuşkusu yok. Gıda üretiminde geçmişten farklı bir verimlilik yaratmak istiyorsak, geçmişi sorgulamak hepimizin sorunudur.
 
Bütün suçu “yönetici hatalarında” arama kolaycılığı bizi bir yere götürmedi. Anadolu’da yaygın bir söz vardır: “Karpuz keserek yürek ferahlamıyor!”. Bir başkasını “günah keçisi” ilan etmek, “yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişinin” kapanına tutulmak, popülist kolaycılığın seline kapılmak olur.
 
Tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak için metodumuzu, modelimizi ve projelerimizi paylaşmıyorsak; eleştiri hakkımızı kötüye kulanmış oluruz. Kendi adama, tarım ve hayvancılıkla ilgili yazdıklarımı ve söylediklerimi uzmanlık bilgisi olanların huzurunda sorgulanmasını çok isterim. Eğer tarım ve hayvancılıkta yeni şeyler söyleyecek, yeni iş yapma metotları geliştireceksek, ilgili olanlar şu sorunun yanıtını vermeli: “Tarım ve hayvancılıkla ilgili envanterlerimiz yeterli mi, ortalıkla dolaşan verilerin ne kadarı doğru? Bugün erişebildiğimiz tarım ve hayvancılık verileriyle herhangi bir yatırım fizibilitesi yapmak mümkün mü?” Korkusuz ortamlarda bu soruyu onlarca insana yönelttiğimde tek bir kişi bile “olumlu” yanıt vermedi, veremedi. Ülkemizde bugünkü envanterler, derlenen veriler, üretilen bilgilerle tarım ve hayvancılığın sorunlarına çözüm aramak, cephanesi olmayan askerden zafer beklemek gibidir. Belki zafer kazanılır, ama “Pirüsvari zafer” olur. Diyeceksiniz ki, yıllardır aynı şeyi yazıyor ve söylüyorsun. Doğrudur, sorunun kök nedeninin üzerine gidilmemiş, gerekli adımlar atılmamışsa, onun fikr-i takibini yapmak görevimiz değil mi?
 
İçtenlikle birilerinin beni, verilerimizin yeterli olduğunu; benim eksik kaldığımı ikna etmesini bekliyorum… Aksi halde, ayıklanmış verinin temel girdi haline geldiği günümüzde, sağlıklı veri olmaksızın tartışma yapmamız, başkalarını kandırmamızın ötesinde kendimizi kandırmak olur ki, bu bir insanın kendine yapacağı saygısızlığın en büyüğüdür.
DİĞER HABERLER
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?

Eğer işçi sınıfını tanımıyor ve işçilerin çalışma ve yaşama koşullarının büyük çoğunlukla aynı olduğunu sanıyorsanız, büyük hata işlersiniz. Yaşamını işgücü satışıyla kazanan insanlar arasında da, gelir, iş güvencesi ve diğer bazı haklar açısından önemli farklılıklar vardır. Diğer bir deyişle, işçi sınıfı çeşitli tabaka veya katmanlardan oluşur.

REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ
REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ

Reuters haber ajansı, Türkiye ekonomisiyle ilgili kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizde, “Türkiye’de gıda fiyatları o kadar arttı ki, bazı insanlar gelecek aylarda daha da artacak fiyatlardan kaçınmak için ellerindeki tüm parayı pirinç ve makarna stoklamaya yatırıyor” denildi.

ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ
ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ

Ankara’nın Polatlı ilçesi soğan üreticiliği yapan Mesut Gümüş, “Restoranlar, lokantalar kapalı olduğu için soğanı satamadık. Yüzde 20’si çürüdü. Çiftçi borçlu, ürünleri satmadan borç ödeme ihtimalimiz yok” diye sitem etti. Gümüş, ihracattaki engellerin kaldırılmasını talep etti.

EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!
EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!

15 yıl sigortalılık ve 3600 gün primle emeklilik için kıdem tazminatı alanların yeniden çalışıp çalışamayacağı farklı tartışmalara konu oluyordu. Yargıtay açıkça, bu durumdaki işçilerin yeniden çalışmaya başlamasının “hakkın kötüye kullanılması” olmadığı kararını verdi ve bu konuda engel kalmadı.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE