Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
09 Haziran 2020
SİYASETİN ÖNEMİ DAHA DA ARTIYOR

İşçilerin çalışma ve yaşama koşullarının düzenlenmesinde (1) ücretler ve yan ödemeler, (2) iş güvencesi, (3) çalışma süreleri, (4) işçi sağlığı ve güvenliği, (5) işyerindeki çalışma düzeni temel alınır.

SİYASETİN ÖNEMİ DAHA DA ARTIYOR

İşçilerin çalışma ve yaşama koşullarının düzenlenmesinde (1) ücretler ve yan ödemeler, (2) iş güvencesi, (3) çalışma süreleri, (4) işçi sağlığı ve güvenliği, (5) işyerindeki çalışma düzeni temel alınır. Ayrıca sosyal güvenlik konusu vardır. İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık, analık, yaşlılık, malullük, ölüm ve işsizlik durumlarında da işçinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin korunması gerekir.

Bu konularda yaşanan sorunların bir bölümü işçinin işvereniyle ilişkileri çerçevesinde çözüme kavuşturulabilir. Ancak bu konularda ortaya çıkabilecek sorunların çok büyük bölümü, siyasi iktidarların tavrının işçiler lehine etkilenmesiyle bir ölçüde de olsa çözülebilir. Diğer bir deyişle, işçiler ve onların örgütlü güçlerinden biri olan sendikalar, siyasetin her zaman içindedir ve içinde olmak zorundadır.
 
İşçilerimiz bu konuda son derece gerçekçi ve pragmatiktir. Yaşadıkları sorunların en azından bir bölümünün çözümünde mevcut düzen partilerinden yararlanabiliyorlarsa, düzen-dışı ve hatta düzen-karşıtı siyasi örgütlenmelere yönelmezler; “gereksiz yere risk” almazlar. Eğer iktidardaki partiye girerek oğlunu işe yerleştirebiliyor, kendi tayinini yaptırabiliyor, ücretini artırabiliyor, borçlanarak da olsa ev alabiliyorsa, “başını belaya sokabilecek” girişimlere yönelmez. Ancak öyle dönemler gelir ki, güçlü olana veya güçlü olduğunu sandığına sığınarak sorun çözülmez. O zaman kendi gibileriyle birlikte çözüm aramak zorunda kalır. Sanırım öyle bir döneme doğru ilerliyoruz.
 
HÜKÜMET POLİTİKALARININ ETKİLERİ
 
İşçilerin hükümet veya devlet politikalarından etkilenmesinin birinci altbaşlığı, vatandaşların devlete katkısıdır. Hükümet politikaları sonucunda dolaylı vergiler yüksekse, vergi yükü işçilerin ve memurların sırtında demektir. Gelir vergisi oranlarındaki artış da ücretlilerin gelirlerini etkiler. Asgari geçim indirimi de ücretli çalışanlar açısından önemlidir. Ayrıca bazı konularda uygulanan para cezaları, askerlik hak ve yükümlülüğünün süresi, bazı dönemlerde uygulanan çalışma yükümlülüğü gibi konular da bu kapsamda ele alınabilir.
 
Hükümet politikalarının etkisinin ikinci altbaşlığı, işgücünün yeniden üretimine devletin katkısıdır. Devletin eğitime katkısı önemlidir. Ücretlerin satınalma gücü aynıyken, devletin eğitimi özelleştirmesi veya kamu eğitim kurumlarında velilerin katkılarının artırılması, ailelerin gelirlerini etkiler. Sosyal güvenlik prim oranları da önemlidir. Ayrıca, sosyal güvenlik hizmetlerinin kapsamı, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları, emekli aylığı bağlama oranları gibi konular da hükümet politikalarıyla belirlenir. Devletin, bazı temel tüketim mallarının düşük kârla ve hatta maliyetlerinin altında fiyatlarla satılmasını sağlaması da, alınan ücretlerin artırılması anlamına gelir.
 
Hükümet politikalarının etkisinin üçüncü altbaşlığı çalışma koşullarına ilişkin hukuki düzenlemelerdir. Devlet, asgari ücretin belirlenmesinde belirleyici güçtür. Fazla çalışma, hafta tatilinde çalışma, genel tatilde çalışma durumunda uygulanacak zam oranları da öncelikli olarak yasayla belirlenir. TÜİK her ay tüketici fiyatları endekslerini açıklar. Başta asgari ücret, memurların aylıkları, emekli-dul-yetim aylıkları ve birçok işyerindeki toplu iş sözleşme zamları, TÜİK’in açıkladığı TÜFE ile düzenlenir. TÜİK’in bu verileri ne kadar doğru olarak açıkladığı ise tartışmalıdır. Haftalık çalışma süresi, bu sürenin günlere dağılımı, yıllık ücretli izin süreleri, mazeret izinleri gibi konular da öncelikli olarak yasada belirlenir. Ücretlilerin toplam nüfus içindeki payının hızla arttığı koşullarda iş güvencesinin de önemi çok artmıştır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması ve denetlenmesi de devletin sorumluluğu altındadır. Çağdaş bir toplumda işsizlere iş imkanı yaratma sorumluluğu da devletin omuzlarındadır. Devlet, istihdamı koruyucu ve istihdam yaratıcı önlemleri almak zorundadır.
 
Bunların dışında bir altbaşlık da, başta sendikal hak ve özgürlükler (sendikalaşma, toplu pazarlık, grev, toplantı ve gösteri, vb.) olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin sağlanmasıdır.
 
Devletin ihtiyaç içindeki yurttaşlarına, onların onurlarını zedelemeden ve onları çalışmaya teşvik edecek biçimde, bir sosyal yardım ağı kurması da çağımızın önemli görevlerindendir.
 
Hükümetin kamucu/devletçi politikalar mı izlediği, özelleştirmeci mi olduğu da insanların yaşamlarını doğrudan etkiler. Çağımızda hükümetlerin uyguladığı dış politikalar da insanların yaşamında en az işyerindeki sorunlar kadar etki yapar.
 
Bu konulardan en fazla etkilenenler, nüfusumuzun ve gelir getirici bir işte çalışanların en azından yüzde 70’ini oluşturan işçi ve memurlardır.
 
Bu nedenlerle, işçiler ve sendikalar, giderek daha da artacak olan sorunların çözümünde yalnızca işyerindeki işçi-işveren ilişkilerine dayanamazlar. Siyaset hayatın her alanındadır ve önemi giderek daha da artmaktadır.
 
İŞÇİ SINIFINDA YENİ ARAYIŞLAR GÜNDEME GELECEK
 
Geçmişte insanlar, örgütlü olarak değil de kişiler olarak iktidardaki siyasal partilerle kurdukları çeşitli ilişkilerle bu konularda karşılaştıkları sorunlara kısmi de olsa çözümler üretebiliyorlardı. Günümüzde bu olanak büyük ölçüde ortadan kalktı ve kalkıyor. Bu koşullarda, aynı veya benzer sorunları yaşayanların siyasi tavırlarının ortaklaşma ve sınıf temelli bir çizgide gelişme olanakları ve olasılığı artıyor. Siyasetsiz bir yaşam mümkün değil. Nasıl bir siyaset olacağı konusunda da yeni bir sürece giriyoruz. İşçi sınıfının sınıf temelli kitlesel siyasal tavrının gelişmesinin nesnel koşulları güçleniyor. Bağımsız ve demokratik bir Türkiye mücadelesi veren kişilerin bu süreci yakından izlemesinde büyük yarar var.
DİĞER HABERLER
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?

Eğer işçi sınıfını tanımıyor ve işçilerin çalışma ve yaşama koşullarının büyük çoğunlukla aynı olduğunu sanıyorsanız, büyük hata işlersiniz. Yaşamını işgücü satışıyla kazanan insanlar arasında da, gelir, iş güvencesi ve diğer bazı haklar açısından önemli farklılıklar vardır. Diğer bir deyişle, işçi sınıfı çeşitli tabaka veya katmanlardan oluşur.

REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ
REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ

Reuters haber ajansı, Türkiye ekonomisiyle ilgili kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizde, “Türkiye’de gıda fiyatları o kadar arttı ki, bazı insanlar gelecek aylarda daha da artacak fiyatlardan kaçınmak için ellerindeki tüm parayı pirinç ve makarna stoklamaya yatırıyor” denildi.

ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ
ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ

Ankara’nın Polatlı ilçesi soğan üreticiliği yapan Mesut Gümüş, “Restoranlar, lokantalar kapalı olduğu için soğanı satamadık. Yüzde 20’si çürüdü. Çiftçi borçlu, ürünleri satmadan borç ödeme ihtimalimiz yok” diye sitem etti. Gümüş, ihracattaki engellerin kaldırılmasını talep etti.

EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!
EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!

15 yıl sigortalılık ve 3600 gün primle emeklilik için kıdem tazminatı alanların yeniden çalışıp çalışamayacağı farklı tartışmalara konu oluyordu. Yargıtay açıkça, bu durumdaki işçilerin yeniden çalışmaya başlamasının “hakkın kötüye kullanılması” olmadığı kararını verdi ve bu konuda engel kalmadı.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE