Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Ekim 2014
SENDİKALARDA DEMOKRASİ VAR Mı?

6-7 Haziran tarihlerinde İstanbul Barosunun Galatasaray Üniversitesi ile birlikte her yıl düzenlediği geleneksel emek açılımı çalışmalarından biri yapıldı. Konu olarak bu yıl sendikalar ve toplusözleşme düzenini kapsayan 6356 şayi yasa esas alınmıştı ve bence çalışmanın en önemli konularından biri sendika içi demokrasinin varlığını sorgulayan oturumdu

SENDİKALARDA DEMOKRASİ VAR Mı?

6-7 Haziran tarihlerinde İstanbul Barosunun Galatasaray Üniversitesi ile birlikte her yıl düzenlediği geleneksel emek açılımı çalışmalarından biri yapıldı. Konu olarak bu yıl sendikalar ve toplusözleşme düzenini kapsayan 6356 şayi yasa esas alınmıştı ve bence çalışmanın en önemli konularından biri sendika içi demokrasinin varlığını sorgulayan oturumdu. Bu konuda Kocaeli Üniversitesi Profesörlerinden değerli hocamız Kuvvet Lordoğlu ve asistanı Yrd. Doç. Dr. Deryanın yaptıkları bir saha çalışmasının sunumu yapıldı.

BAŞKANIN GÖLGESİNDE KALAN SENDİKALAR

İki değerli hocanın yaptığı çalışma sendika başkan ve yöneticilerini, işçileri ve sendikal alanda faaliyet gösteren kadınlan kapsıyordu. Yapılan çalışma ülkemizdeki sendikalaşma gerçeğinin bir röntgenini çekmiş ve çok çarpıcı sonuçları ortaya çıkarmıştı.

Varılan sonuçlara göre sendikalar henüz kurumsallaşamamış, işçilerin sendika ile bağı toplusözleşme ve özellikle ücret zamlan konusuna odaklanmaktan öteye gidememiş, kadın işçilerin sendika ilgisi ve görev alma eğilimi neredeyse yok gibi.

Çalışmaya göre ülkemizdeki sendikalar "lider sendikası" görünümünde. Liderler, kendileri giderse, sendikanın çökeceği, yok olacağı kanısında. Bu nedenle sendika başkanları 30-40 yıl gibi uzun süreler başkanlık yapabiliyor. İşçilerin sendika üyeliği sadece toplusözleşme düzeni ile orantılı. Kendisine sendikaca ücret zammı sağlayamayan üyenin sendikasından istifa olasılığı çok yüksek. Kadın işçilerin sendika ilişkisi ve sendikalarda görev alma isteği çok zayıf. Yönetici veya şube başkanı düzeyinde çok az kadın olması bu gerçeğin bir sonucu olarak görülüyor.

İŞÇİ SENDİKALARI NEDEN GÜÇSÜZ?

Bu çalışmada ortaya koyuyor ki ülkemizde sendikalar kapitalist düzeni bir veri olarak kabul eden ve bu düzenle hiç kavga etmeden pastadan üyesine bir parça pay almaya ve bu payı yıllar içinde arttırmaya çalışan kurumlardır. Bu nedenle sınıf sendikacılığı değil ücret sendikacılığı yapıyorlar. Bu nedenle siyasette etkili olup, suyun başına geçmek gibi çok önemli bir konu onlan hiç ilgilendirmiyor. Bu nedenle üyelerine verdikleri eğitim anlamsız ve sendikanın parasal kaynaklarının israfından başka bir sonuç doğurmuyor. Çoğu sendikacı üye kazanımını iktidar partisi eliyle sağlamayı en güvenli yol olarak görüyor ve iktidar partisine yanaşmayı, yandaş olmayı kabulleniyor. Bu sendikal anlayışı benimsemiş Türk-İş ve Hak-İş gibi konfederasyonlar gerçek sendikacılık değil, yapay sendikacılık yapıyorlar ama içine düştükleri yanılgının farkında değiller.

AKP ÖZGÜR VE GÜÇLÜ SENDİKA İSTEMİYOR

Bugün ülkemizde demokrasi yörüngesinden saptırılmak isteniyorsa ve giderek topal bir demokrasiye dönüştürülüyorsa bunun en önemli nedeni sendika liderlerinin kendi koltuklarını korumak için siyaseten susmalan ve sendikalarını işlevsiz bırakmalandır. Sendikaların tek amacı üyesine zam sağlamak değildir. Bu örgütlü gücün sadece üyelerine değil topluma karşı da borçlan vardır. Bu borcun en belirgin yanı içinden var olduklan demokrasiyi tüm toplum için yaşatmaktır çünkü demokrasinin tüketildiği ülkelerde toplum tel tel çözülür ve sendikalarda siyasal iktidarın kurşun askerlerine dönüşür. AKP güçlü ve özgür sendikalar istemiyor ve bu nedenle taşeronluğu var gücü ile yaygınlaştırmaya çalışıyor.

KURTULUŞ SENDİKALARIN SİYASALLAŞMASINDA

Ülkemizde emekçiler ve yakınları 34 milyon dolayındadır. Bu sayı demokrasi için çok önemlidir. Sendikalar emekçi kesimi siyaseten aydınlatmaz ve işçileri demokratik düzen içinde oylar ile haklannı korumaya yöneltmezse önce sendikalar, sonra toplum çok ağır bir bedel ödeyecektir. Bu nedenle sendikalar ücret zammından daha çok işçilerin sosyalsiyasal uyanış için eğitilmelerine önem vermelidir.

TÜRK-İŞ BAŞKANI’NA NOT

Kongre kararı ile değil bir saray darbesi ile Türk-İş Başkanı olmuş nevzuhur başkan yazdığım bir yazıya sendikacılığın ne olduğunu, tarihini bilmeden bir çalışanının arkasına saklanarak yanıt vermeye çalışmış. İşçi haklarının böylesine kıyıma uğradığı bir dönemde kıyımı yapanların karşısında susan, ILO’nun bir hak olarak kabul ettiği genel grev silahını kullanmaktan korkan birisini, makamı ne olursa olsun, sendikacı olarak kabul edip cevap vermem abesle iştigal olur. 

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.