Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
03 Aralık 2010
SATINALMA GÜCÜNE DAYANAN MİLLİ GELİR

Bakanlar Kurulu’nun 2011 programında, 2010 yılı için kişi başına gayrisafi milli hasıla (GSMH) tahmininin 2.354 USD (ABD Doları) arttırılarak 15.392 USD’ye yükseltilmesi, tartışmalara, “Bir gecede bir kalem darbesi, bir kalem oynatması ile zengin olduk” gibi yorum ve eleştirilere yol açtı.

SATINALMA GÜCÜNE DAYANAN MİLLİ GELİR

 Milli gelir tahminleri cari fiyatlarla, sabit fiyatlarla ve paranın satınalma gücüne göre yapılmaktadır. Bu köşede de yinelendiği gibi milli gelir, daha doğru bir deyişle gayrisafi milli hasıla (GSMH) tahminleri bazı varsayımlara, katsayılara dayanmakta, rakamların bir muhasebe kesinliği bulunmamaktadır. Kaldı ki günümüzde bir muhasebe kesinliğinden de söz etmek mümkün değildir. İçinde bulunulan dönemde cari fiyatlarla yapılan tahminler, daha sonra önceki döneme kıyasla fiyat değişmelerine göre, bir düzeltme katsayısı ile GSMH deflatörü ile sabit fiyatlara çevrilerek, büyüme ya da değişim hızı hesaplanmaktadır. Düzeltme katsayısı, GSMH deflatörü de salt kesinlik taşımamaktadır. Verilecek katsayılara göre farklı düzeltme katsayıları hesaplanabilmektedir. Yerel ya da ulusal para üzerinden yapılan GSMH tahminlerinin yabancı para birimine (USD veya EURO- Avro) çevrilmesi de sorunlar yaratmaktadır. Çevirme hangi kur üzerinden yapılacaktır? Yıllık ortalama kur ölçü olarak kabul edilse dahi, ortalama hesaplanmasında da farklı uygulamalar, yaklaşımlar söz konusudur. Kaldı ki, çevirdiğiniz yabancı para da sabit bir ölçü değildir. Yabancı para birimlerinin değerleri, çapraz kurlar da sürekli değişmektedir.

 

GSMH tahminleri, cari fiyatla, sabit fiyatla ve ölçü olarak kabul edilen yabancı para birimi (örneğin USD) ile ifade edildikten, açıklandıktan sonra; niçin bir de paranın satınalma gücüne göre düzeltilmekte, satınalma gücü paritesine göre ayrı bir GSMH serisi düzenlenmektedir? Açıklamaya çalışayım.

Ekonomide Tek Fiyat Kanununa (Law of one Price) göre, benzer mal ve hizmetlerin fiyatlarının tüm piyasalarda aynı olması gerekir. Özellikle dış ticarete konu olan malların fiyatları, ölçü olarak alınan para birimi cinsinden tüm piyasalarda aynı olacaktır. Tek fiyat kanununa dayanarak, öncülüğünü İsveçli ekonomist Gustav Casselin yaptığı satınalma gücü parite (purchasing power parity – ppp) kuramına göre, bir para biriminin tüm piyasalarda satın alabileceği mal ve/veya hizmet miktarı eşit olacaktır. Daha açık bir deyişle, 1 ABD Doları (USD), ABDde ne miktar mal veya hizmet alabiliyorsa, Türkiyede de aynı, eşit miktarda mal ve hizmet alacaktır. Ülkeler arasında fiyat değişim oranları, enflasyon hızları ise farklıdır. Satınalma gücü parite kuramı, döviz kuru ile fiyat değişim hızları arasında bağlantı kurar. Buna göre uluslararası piyasalarda mal ve hizmet fiyatları dalgalanmalarında eşitliği, döviz kurlarındaki değişim sağlar. Bu kurama göre, döviz kurundaki değişim oranı, ülkelerin fiyat değişim farkını yansıtmalı, fiyat değişim oranına eşit olmalıdır.

 

Ancak uygulamada, Tek Fiyat Kanununun ve Satınalma Gücü Parite kuramının dayandığı varsayımlar geçerli değildir. Bir kez üretilen tüm mal ve hizmetler dış ticarete konu olmamaktadır. Kaldı ki tüm piyasalarda mal ve hizmetlerin fiyatları da eşit değildir, fiyat farklılıkları vardır. Ayrıca döviz kurlarındaki değişim oranı da ülkeler arasında fiyat değişim farklılıklarını yansıtmamaktadır. Bu nedenle 1 USDnin ABD pazarlarında alabileceği mal ve hizmet miktarı, Türkiyede alabileceği mal ve hizmet miktarından farklı, daha az olabilmektedir. Özellikle uluslararası karşılaştırmalar yapılırken, para birimlerinin çeşitli pazarlardaki satınalma gücündeki bu farklılığın da hesaplara yansıtılması gerekir. Bu nedenle GSMH tahmini, paraların satınalma gücündeki farklılığı da dikkate alarak satınalma gücü paritesine göre de açıklanmaktadır. GSMH, paranın satınalma gücü ifade edilirken, yine katsayılara dayanılmaktadır.

Tüm bu sıkıcı gelecek açıklamalar, GSMH rakamlarının varsayımlara, katsayılara dayanan tahminden ibaret olduğunu; salt kesinlik taşımadığını ortaya koymak içindir. GSMH, sabit fiyatla, yabancı para birimine çevrilirken, hele hele paranın satınalma gücüne göre ifade edilirken, nesnellikten daha da uzaklaşılmakta, GSMH rakamları, kaba tahminlere dönüşmektedir.

Şu soru sorulabilir; peki, bu tahmini rakamlara dayanarak, niçin yorum ve değerlendirmeler yapılmaktadır? Rakamlar salt, kesin doğru olmasalar bile, rakamlar üretilirken, aynı hatalar sistemik olarak yineliyorsa, aynı sistemik hatalar yapılıyorsa; rakamlar yine de gelişmenin yönünü gösterir. Eğer varsayımlar, katsayılar değiştiriliyor, karşılaştırma tutarlılığı bozuluyor, sistematik olmayan yeni yeni hatalar ekleniyorsa, bu durumda rakamların karşılaştırılması tümüyle anlamını yitirir. Dönemler itibarıyla karşılaştırma tutarlılığı bozuluyorsa, yöntem, varsayım, katsayı değiştirilmesinin tahminler, rakamlar üzerinde etkisi ayrıca hesaplanarak açıklanmalıdır.

İktisat, muhasebe, istatistik bilgisi, açıklanan rakamlara kuşku ile yaklaşılmasını gerektirir. Yöntem değerleme ölçüleri varsayım, kullanılan katsayılar, sistemik hatalar ve bağlamdaki değişiklikler bilinmeden sağlıklı bir değerlendirme ve çözümleme yapmak olanağı da yoktur.

CUMHURİYET – ÖZTİN AKGÜÇ

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.