Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Şubat 2021
SALGININ SINIFSAL AYRIMI

Bir dizi somut olayı aktaracağım. 17 Nisan 2018’de dünya devi, ABD menşeli Cargill nişasta bazlı şeker (NBŞ) fabrikası, NBŞ kotasının düşürüldüğü gerekçesini öne sürerek, Tekgıda-İş Sendikası’nın fabrikada örgütlenmesine öncülük eden işçilerden 14’ünü işten çıkardı.

SALGININ SINIFSAL AYRIMI

Bir dizi somut olayı aktaracağım. 17 Nisan 2018’de dünya devi, ABD menşeli Cargill nişasta bazlı şeker (NBŞ) fabrikası, NBŞ kotasının düşürüldüğü gerekçesini öne sürerek, Tekgıda-İş Sendikası’nın fabrikada örgütlenmesine öncülük eden işçilerden 14’ünü işten çıkardı. NBŞ kotası öne sürülen bir gerekçeydi çünkü fabrika önceki yıllara oranla kârını artırarak üretime devam etti. Ayrıca şeker fabrikaları da NBŞ kotası yüzde 10’ken deyim yerindeyse ağlayan NBŞ üreticilerinin, yüzde 5’e düşürüldükten sonra hiç sesinin çıkmadığının altını çiziyor. Bu süreçte Cargill kâr etmeye devam ediyor. Fakat şeker fabrikaları zorda…

14 Cargill işçisinden dava açan 12’sini mahkeme haklı buldu. Sendikal nedenle işten çıkarıldıklarını tespit etti. Fakat işveren sendikal tazminatları işçilere ödeyerek aslında yine işçinin en doğal hakkını, yasaların da verdiği fırsatla, engellemiş oldu. Fakat Cargill işçileri, örgütlenmenin anayasal hak olduğu bilinciyle “Biz tazminat değil, işimizi istiyoruz. Sendikal örgütlülük hakkımız. Cargill’e sendika girecek” diyerek mücadele etmeye karar verdi. Önce Bursa’da faaliyet gösteren fabrikanın önüne çadır kuruldu. İşçiler aylarca burada yatıp kalktı. Ellerinden düşürmedikleri pankart verdikleri mücadelenin anlamını özetliyor: “Çocuklar iyi yaşasın diye, babalar direniyor.”

İşçiler daha sonra Cargill Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu İstanbul Ataşehir’e yürüyerek geldi. Aylarca da burada yaşadılar. Daha sonra tekrar Bursa’daki çadırlarına dönen işçiler, bu kez Cargill’in müşterisi olan gıda firmalarının önüne giderek, yöneticilere seslendi. Herhangi bir gelişme olmadı.

HAK ARAMAYA GÖZALTI

Gel zaman git zaman; işçiler bu kez eylemlerinin 1000. gününde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kapısını çalmaya karar verdi. 11 Ocak 2021 Pazartesi günü, soluğu Ankara’da aldı. Fakat işçilerin Bakanlığa gitmesine izin verilmedi. Polis müdahale etti, gözaltına alındılar. Gece saatlerinde bırakıldılar. Geri dönmek için yola koyulduklarındaysa polis sokağa çıkma yasağı nedeniyle para cezası kesti, işçilerin tüm bu mücadele sürecinde Cargill zaman zaman yazılı basın açıklamaları yaptı. Mahkeme sonuçlanana kadar gerekçesi “NBŞ kotası’ydı. Mahkeme sonucunda tazminatları ödeyince “Bu işçilerin bir alacağı yok, hakları ödendi” deyip kenara çekildi.

Zaten bu salgın dönemindeki para cezaları hep yoksulları, işçileri vurdu. Parası olan villasında partisini verdi. Sosyal medyada “Korona partisi” diye paylaştı. Herhalde “Cezası neyse öderim, n’olcak” dedi, arsızlığın dibine vurdu. Ama kağıt toplayarak geçimini sağlayan aylık gelirinden fazla ceza yedi. işsiz işçiler olmayan gelirleriyle para cezasına maruz kaldı.

AÇIKLAMA VİRÜS BULAŞTIRIR

PTT’nin taşeron işçileri. Yaklaşık 15 bin kişiler. İşyükünün çoğu onlarda fakat maaşlar düşük, sosyal haklar yok. Örgütlenip 2019’da kendi sendikalarını kurdular. PTT-Sen ve PTT Kargo-Sen. Taşeron işçilerinin neredeyse yarısı bu iki sendikaya, işkoluna göre, üye oldu. Fakat taşeron firmaların yöneticileri sendika üyesi işçilere baskıya başladı, işyerinde sürgün, ücretsiz izin, işten atma -yasağın hiç önemi yok, işveren yasaların kurdu, buluyor açığı-, tehditleriyle işçileri sendikadan istifaya zorladı. E-devlet şifrelerine kadar istendi, istifa etmeyen ya ücretsiz izne gönderildi, ya da işten atıldı. Sözleşme süresi bitenin sözleşmesi yenilenmedi, işsiz bırakıldı. Anayasa, kanunlar umursanmadı; sendikanın genel başkanları, genel merkez yöneticileri, işyeri temsilcileri dahi işten atıldı. PTT işçileri de İstanbul ve İzmir’deki PTT bölge müdürlüklerinde direnişe başladı. 39 gün devam ettikleri bu eylemi, 40. günde Ankara’ya, PTT Genel Müdürlüğü önüne taşımaya karar verdiler. Fakat PTT’ye vardıklarında yaklaşık 30 işçiyi polis karşıladı. Salgın yasaklan kapsamında açıklama yapmalarına izin verilemeyeceği gerekçesiyi ile müdahale yapıldı, işçiler de Ulus Meydanı’nda açıklama yapmak zorunda kaldı.

DEDİĞİMİ YAP YAPTIĞIMI YAPMA

Mazluma gelince; 15-30 kişilik işçi gruplarının açık havada maskeleriyle taleplerini dile getirmelerine izin verilmediğini anlattık.

Fakat salgın döneminin şu an içinde bulunduğumuz sürecinde kayak merkezleri açık; siyasi partiler kapalı salonlarda kalabalık etkinlikler yapmaya devam ediyor. Birçok örnek verilebilir fakat esasen hükümeti temsil eden Ak Parti’nin kendi bakanlarının yaptığı uyarılara nasıl uymadığını aktarmayı daha önemli buluyorum.

3 Şubat 2021 Çarşamba günü Anadolu Ajansı, Ak Parti’nin il ve ilçe kongrelerine ilişkin haber ve fotoğraflan geçti. Tarih ve mekanlarıyla yer veriyoruz. Görsellerde kapalı salonlarda kalabalıklarla yapılan toplantıları görüyorsunuz. Hatta bir Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı, katıldığı bir il kongresinde, dışarıda bir grupla, bazılarının maskeleri indirilmiş olarak, oldukça yakın özçekim pozunu da veriyor. Aynı gün akşam saatlerinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın tivitini okuyoruz: Ak Parti Çankırı il Başkanlığı 7. Olağan İl Kongresi Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’nda düzenlendi.

“Vaka sayısının yeniden artışa geçmesi daha fazla dikkatli davranmamızı gerektirmektedir. Hareketliliği artıracak, bir araya gelmeleri, toplanmaları sağlayacak her türlü ortamdan uzak duralım. Kapalı ve kalabalık yerlerden özellikle kaçınalım.”

Hükümet herhalde “Dediğimi yap, yaptığımı yapma” diyor.

Bu yazıda tabii işçi sınıfının salgın döneminde artan sorunlarından sadece birinden bahsettik. Bunu da belirtmeden noktalamış olmayalım.

KAYNAK Aydınlık
DİĞER HABERLER
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI

Hükümet, salgın nedeniyle uygulamaya alınan kısa çalışmayı mart sonunda sonlandırmaya, buna karşın ücretsiz izin uygulamasını devam ettirmeye hazırlanıyor.

HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL
HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL

İş Kanunu bir işçinin iş güvencesine sahip olmasını, şartlara bağlıyor. İlk şart işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplamda 30’dan fazla çalışan bulunması. İkinci şart ise işçinin kıdeminin altı aydan uzun olması.

DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!
DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!

Milli gelir, büyüme, dış ticaret oranı, cari açık, hatta enflasyon; ekonomiyle ilgili tüm bu veriler bir “azalıyor”, bir “artıyor; seyri değişmeyen tek olgu var: İşsizlik! İşsizlik ‘sürekli olumsuz’ bir tabloyu oluşturuyor; günden haftaya, aydan yıla artıyor ve sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline gelmiş bulunuyor.

‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI
‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI

Çalışma hayatı ile ilgili yasalar, “işçi”, “işveren”, “alt işveren” “işyeri”, gibi tanımlarla başlar. Göz ucuyla ve hızlıca bakıp geçtiğimiz bölümlerdir bunlar. Oysa bu tanımlamalar, ilgili yasanın nerede, nasıl ve kim için uygulanacağının ruhudur.