Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
24 Haziran 2020
SAĞLIK KRİZİ GIDA KRİZİNE DÖNÜŞMESİN DİYE İŞİ SIKI TUTTUK

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, “Krizin ilk aşamalarında ihracatçı ülkeler tarafından alınan ihracat kısıtlaması kararlarının yumuşatılması ve 2008-2009 ekonomik krizi veya Ebola salgını yasaklarının neden olduğu gibi, gıda krizi yaşanmaması sağlandı” diyor.

SAĞLIK KRİZİ GIDA KRİZİNE DÖNÜŞMESİN DİYE İŞİ SIKI TUTTUK

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, “Krizin ilk aşamalarında ihracatçı ülkeler tarafından alınan ihracat kısıtlaması kararlarının yumuşatılması ve 2008-2009 ekonomik krizi veya Ebola salgını yasaklarının neden olduğu gibi, gıda krizi yaşanmaması sağlandı” diyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2011’de “Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması İçin Gıdanı Koru (Save Food) Küresel Girişimi”ni kurdu. Bu girişim ile dünya çapında gıda israf ve kaybına yönelik iş birliği ve koordinasyon geliştirilmesi, muhtemel çözümler konusunda farkındalık yaratılması ve politika, strateji ve programların geliştirilmesi hedeflendi.
 
Türkiye’de ise geçtiğimiz sene Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde “Sıfır Atık Sıfır Açlık: Gıda Kayıpları ve İsrafını Azaltmak İçin Destek” projesi başlatıldı. 20 Mayıs’ta gerçekleşen Gıdanı Koru Kampanyası lansmanında “Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı” açıklandı.
 
Gıdanı Koru kampanyası, gıda arzı güvenliğinin en fazla gündeme geldiği COVID-19 sürecinde çok daha fazla önem kazanmış durumda. Tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliği, yerel üretimin önemi ülkelerin gündem maddelerinin ilk sıralarında yer alıyor. Peki, COVID-19 gıda arzını ne boyutta tehdit ediyor? Türkiye gıda arzı konusunda ne gibi tehlikelerle karşı karşıya kalabilir? Küçük çiftçilerden, tarım topraklarına, önümüzdeki dönemde öncelikli konularımız neler olmalı? Tüm bu soruları FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık’a sorduk. Selışık’ın cevapları şöyle:
 
Gıda tedariğini güven altına alan kontrollü bir ticaret sağlandı
 
“COVID-19 yakın tarihte karşılaşılan herhangi bir krize benzemiyor. Birleşmiş Milletler’in kayıtlarına göre 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en yaygın ve büyük kriz ile karşı karşıyayız. Bu küresel çapta bir sağlık ve gıda sorunu, dolayısıyla tarımsal üretim ile tedarik zincirlerine etkisi de kaçınılmaz olarak yıkıcı oluyor. Gıda sistemlerinin dünya çapında çalışır tutulması, içinde bulunduğumuz kriz ortamında en önemli konulardan birini oluşturuyor. Krizin başından itibaren FAO olarak bu konudaki ısrarımızı hemen her türlü platformda ve ülkelerle birebir temaslarımızda en üst makamlara taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz. Bu sayede krizin ilk aşamalarında ihracatçı ülkeler tarafından alınan ihracat kısıtlaması kararlarının yumuşatılması ve 2008-2009 ekonomik krizindeki gibi veya Ebola salgını yasaklarının neden olduğu gibi gıda krizine yol açmaması sağlandı. Geleneksel gıda ithalatçısı ülkelerin gıda tedariğinin güvence altına alındığı kontrollü bir ticaretin devamlılığını temin etmek ve sağlık temelli bu krizin bir gıda krizine dönüşmesini önlemek için başından itibaren işi sıkı tuttuk.”

AB’nin “Yeşil Hat”tı, Türkiye’nin “Temassız Ticaret”i etkili oldu
 
“Gıda arz zincirlerinin çalışır tutulmasına yönelik önemli adımlar atıldı. Bunların arasında lojistik ve ulaştırmada, Avrupa Birliği’nin ‘Yeşil Hat’ ve Türkiye’nin uyguladığı ‘Temassız Ticaret’ uygulamalarını gösterebiliriz.
 
Gıda sistemlerinin bütüncül olarak gözetilmesi gerekiyor. Bu; sistemin küresel-yerel ikilemine sokulmaması, arz zincirlerinin riskler ve krizlere karşı dayanaklı tutulmasına yönelik tedbirlerin alınması, sadece ticarette değil, sezonluk işçilerin çalışma ve barınma koşullarından evlerde sofradaki israfın önlenmesine kadar tüm süreci kapsıyor. Hatta, belki de bazı ülkeler için, arz zincirlerindeki riskleri gidermek üzere, tedarik kanallarının çeşitlendirilmesi ve kimi piyasa ve ürün grupları için uluslararası ticaretten daha fazla yararlanmak durumunda kalınması da söz konusu olabilecek.”
 
Gıda israfı, milli servetin de israfı demek
 
“Türkiye, tarımsal üretim açısından avantajlı bir ülke ve küresel pazarlarla bütünleşmiş bir ekonomiye sahip. FAO olarak, gıdayı bir sistem olarak düşünmekteyiz. Bu doğrultuda, gıdanın sadece miktarsal olarak bulunabilirliği değil, herkesin yeterli ve besleyici gıdaya erişimi de çok önem taşıyor. Öte yandan gıda kaybı ve israfı sadece ürünün kendisinin değil, yetişmesi esnasında tüketilen emek, enerji, su ve diğer doğal kaynakların da fayda sağlamadan boşa harcanması da demek. Başka bir ifadeyle, gıda kaybı ve israfı, doğal ve ekonomik kaynaklar dahil milli servetin de israfı anlamına geliyor.”
 
Atılması gereken adımlar
 
FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, gıda israfını önlemek için atılması gereken adımları ve hayata geçirilmesi gereken davranış değişikliklerini şöyle sıralıyor:
 
* Evde tüketime yönelik değişimler, tedarik zincirlerindeki küçük üreticiler açısından önemli sorun kaynağı olabilir. Küçük aile işletmeciliğinin desteklenmesi ve arz zincirlerine sürdürülebilir şekilde katılmalarının sağlanması için, yöresel ürünlerin ve özellikle coğrafi işaretli gıdaların desteklenmesi çok önemli
 
* Arz zincirlerinin kısalarak yerelleşmesi, doğru bir planlamayla küçük ölçekli çiftçi ve üreticilerin ürünlerinin pazara erişiminin artması açısından destekleyici olabilir.
 
* Bitkisel ve hayvansal gıda üretiminde gübre, tohum, yem gibi girdilerin yerli kaynaklardan teminine yönelik planlamaların hayata geçirilmesi gıda sisteminin güçlenmesini sağlar
 
* Tüketicilerin gıdaların kullanım tarihlerine ilişkin farklı gıda etiketleme kuralları konusunda bilinçlendirilmesi, israfın önüne geçilmesine etkili olur.
DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

İŞ KANUNUNDA BELİRTİLEN MAZERET İZİNLERİ
İŞ KANUNUNDA BELİRTİLEN MAZERET İZİNLERİ

Kurumsal bir firmada işbaşı yaptım, imzaladığım dört sayfalık iş sözleşmemde işveren lehine her şey var diyebilirim. Fazla çalışma, denkleştirme, mecburi hizmet, başka işyerinde çalışmama gibi her şeye onay vermiş oldum. Önceki işyerimde böyle değildi. Aklıma takılan bir konuyu sormak istiyorum. İş sözleşmemin bir yerinde evlilik ve birinci derece yakınların ölümünde 3 gün, eşin doğum yapmasında 5 günlük izinlerin ücretinin ödenip ödenmeyeceğine işverenin karar vereceği yazıyor. Onay verdiğim bu ifade ileride sıkıntı yaratır mı?

GIDA ZAMMINDA DÜNYA LİDERİYİZ
GIDA ZAMMINDA DÜNYA LİDERİYİZ

Tarımda dışa bağımlılığı her geçen gün artan Türkiye, gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6’ya ulaşan artışla OECD ülkeleri arasında şampiyon oldu.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE