28 Eylül 2017
RİSKLERİ DEFTERE YAZMAK YETMEZ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Çekmeköy Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği 16. İstanbul İş Sağlığı ve Güvenliği Günleri Sempozyumu dün yapıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Çekmeköy Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği "16. İstanbul İş Sağlığı ve Güvenliği Günleri Sempozyumu" dün yapıldı. İstanbul Çekmeköy’de bulunan Turgut Özal Kültür Merkezi’nde yapılan sempozyuma birçok öğretim üyesi, iş güvenliği uzmanı ve belediye çalışanı katılım gösterdi, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumda Çekmeköy Belediyesi’nin iş güvenliğine ilişkin yaptığı çalışmalar sinevizyon gösterimiyle anlatıldı.
‘EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ’
Sempozyumda açış konuşmasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Süleyman Bakan yaptı. Konuşmasında iş sağlığı ve güvenliğini gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunu olarak niteleyen Bakan, iş sağlığı ve güvenliğinin toplumsal barış ve huzur demek olduğunu söyledi. Bakan, iş güvenliğinin bir ülkenin gelişmişliğinin ve medeniyetinin ölçümü olduğunu da ifade etti. Bakan’ın ardından kürsüye çıkan Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz da bireyin öncelikle kendi sağlığından sorumlu olduğunun önemini anlattı.
242 BİN İŞ KAZASI YAŞANDI
Daha sonra kürsüye çıkan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Başkanı Prof. Dr. Talat Canbolat "İş Sağlığı ve Güvenliğinde Hukuki ve Cezai Sorumluluklar" konulu bir sunum yaptı. Türkiye’de iş kazası bilançosunun hiç iç açıcı olmadığını belirten Prof. Dr. Canbolat, "Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerini incelediğimizde 2014 yılında 221 bin 366 iş kazası, 494 meslek hastalığı, bin 626 ölüm; 2015 yılında 241 bin 547 iş kazası, 510 meslek hastalığı, bin 252 ölüm meydana gelmiştir. Henüz açıklanmadı ancak 2016 yılında bin 900 işçi hayatını kaybetmiştir" ifadelerini kullandı. 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı iş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kazadan önceki durumu incelediğini ifade eden Prof. Dr. Canbolat, "Yasa iş kazası meydana gelmesin, koruyucu tedbir alınsın diye işveren ve işçinin yapması gerekeni düzenliyor" dedi.
‘TANIMDA HATA YAPILDI’
Prof. Dr. Polat, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yer alan iş kazası tanımını da eleştirdi. Kanunda iş kazasının "işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olay" şeklinde tanımlandığını hatırlattı. Tanımda yer alan "engelli hale getiren olay" kısmının hatalı olduğunu savunan Prof. Dr. Canbolat şunları söyledi: "Daha önce buradaki ifade ‘özre uğratan olay’ şeklindeydi. Ancak yasalarda yer alan ‘özürlü’ kelimesi yerine ‘engelli’ kelimesi kullanılmasına yönelik değişiklik yapıldı. Buradaki ‘özre’ kelimesi ‘özürlü’ sanılarak değiştirildi ve ‘engelli’ yapıldı. Ancak ‘özürlü’ ile alakası yoktu, özre uğratmak anlamındaydı. Tanımı okursanız ölümün iş kazası kapsamında olmadığı ortaya çıkıyor."
‘HERKES KUSURUNDAN SORUMLU OLUR’
Prof. Dr. Canbolat konuşmasında yazılı ve görsel basında sık sık okuduğumuz, duyduğumuz, gördüğümüz "kast" ve "taksir" konusunda da bilgi vererek, "Yasalara göre kişi, öldürme veya yaralamayı bilerek ve isteyerek işliyorsa kast vardır. Olayda ölüm veya yaralanma öngörülmüyorsa taksir vardır" dedi. Davalarda cezanın failin kusuruna göre belirlendiğini, herkesin kendi kusurundan sorumlu olduğunu belirten Prof. Dr. Canbolat, "Örneğin taksirli davranış ile kaza arasında illiyet bağı olan herkes cezalandırılır. Kişinin işyerindeki unvanı, yaptığı iş vs. tek başına önemli değil. Diyelim iş güvenliğine aykırılık var ama kusur yok. O zaman sorumluluk da yoktur" ifadelerini kullandı.
‘Uzmanlarda yanlış kanaat oluştu’
İş güvenliği uzmanlarında yanlış bir kanaat oluştuğunu belirten Prof. Dr. Talat Canbolat, "iş güvenliği uzmanları ‘Benim görevim iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirleri işverene bildirmek. Bunu bildiririm işim biter’ diye bakıyor. Hayır. Neden bunları tespit edip bildiriyorsun? iş güvenliği tedbiri alınsın diye. Sen iş kazasının meydana gelebileceğini öngörüyorsun. Gerekiyorsa işi durduracaksın" diye konuştu. Prof. Dr. Canbolat iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defterine yazılan riske yönelik işveren önlem almamışsa ve bu nedenden dolayı iş kazası meydana gelmişse iş güvenliği uzmanlarının bilinçli taksirle yargılanabileceğine dikkat çekti.




















































































