Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
22 Eylül 2010
REFERANDUM GERÇEKLERİ…

CHP cemaatlerin gücüne karşı emek gücünü partinin ve ideolojisinin ekseni yapmalıdır. Bugün ülkemizde 12 milyon işçi vardır ve bunların çok büyük bir bölümü örgütsüzdür. CHP bunların örgütü olmalı ve kuracağı İşçi Komiteleri ile tüm il ve ilçelerde örgütlenmelidir.

REFERANDUM GERÇEKLERİ…

CHP cemaatlerin gücüne karşı emek gücünü partinin ve ideolojisinin ekseni yapmalıdır. Bugün ülkemizde 12 milyon işçi vardır ve bunların çok büyük bir bölümü örgütsüzdür. CHP bunların örgütü olmalı ve kuracağı İşçi Komiteleri ile tüm il ve ilçelerde örgütlenmelidir. CHP toplayacağı uzmanlar komitesi ile İş Yasası, Sosyal Güvenlik Yasası, Sendikalar Yasası ve Toplu İş Sözleşmesi yasalarını yeni baştan yazmalıdır. CHP çalışanlara onların partisi olacağı yolunda umut vermelidir.

1982 Anayasasının 26 maddesini değiştiren ve TBMMde yeterli oyu sağlayamadığı için referanduma sunulan değişiklik yasası oylamaya katılan seçmenlerin yüzde 58inin evet oyu ile kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Referandum amacından saparak bir anayasa değişikliğinin içeriğinin oylanması yerine hükümete güven oylamasına dönüşmüştür. Referandum sonuçlarının, demokrasimizin geleceği açısından, çok iyi değerlendirilmesi gerekir.

Hiç kimse yanılıp da yüzde 58 oy oranının seçmenin sosyal ve ekonomik mutluluğunun sandığa yansıması olarak kabul etmesin. Referandum sonucu para ve cemaat gücünün AKP iktidarının tüm olumsuzluklarının üstünü örttüğü gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Kampanya sürecince AKP çok değişik kaynaklardan topladığı büyük miktarda para ile diğer partilerin tümünün harcamalarının çok üstünde bir harcama yapabilmiştir. Paranın gücüne cemaatlerin gücü de eklenince evet oylarının üstünlüğü gündeme gelmiştir.

Şu gerçek artık kabul edilmelidir ki ülkemizde demokrasi cemaatler demokrasisine dönüşmektedir. Bireylerin özgür iradeleri yerine cemaatin toplu iradesi seçim sandıklarına yansıtılmaktadır. Cemaatlerin isteği açıktır. Atatürk ile başlayan aydınlanma döneminin, laik cumhuriyetin tüm kaleleri yıkılmalı dinci siyaset ve bağnaz dünya görüşü aynen Osmanlı döneminde olduğu gibi devlet yönetimine egemen olmalıdır. Batının ve uluslararası kuruluşların gözünü boyamak için demokrasi biçimsel olarak saklı tutulmalı fakat din sosuna batırılmış bir siyaset anlayışı demokrasinin temelini oluşturmalıdır. Bunun klasik demokrasinin kurumları olan kuvvetler ayrılığı, özgür basın, özerk ünüversite; bağımsız yargı gibi kurumlarla gerçekleştirilmesi olanaksız olacağından tüm bu kurumların üstünde egemen olacak tek adam modeli kurulmalı, ülke onun buyrukları doğrultusunda yönetilmelidir. İşte cemaatlerin ve paranın gücü böyle bir modelin kurulmasının yollarını referandum ile açmıştır. Okyanus ötesine selamı bu yolu açan cemaatin ve paranın liderine bağlılık ve teşekkür olarak algılamak ve ülkenin geleceğine bundan böyle kurumların değil hangi kişinin yön vereceğini iyi bilmek gerekir.

Referandum sonuçlarından ötürü karamsar olmak gerekir mi? Bu sorunun yanıtı yüzde 42lik hayır oyunun analizinde vardır. Bu oran muhalefet için önemlidir ve bunun önemli payı CHPnindir. MHPnin Türk-İslam sentezine dayanan tabanın İslami kesimi cemaatlerin baskısı sonucu MHPden ayrılmıştır. Okyanus ötesinden yönetilen cemaat, MHPnin ideolojisinden güçlü olduğunu kanıtlamış ve yüzde 42lik oy oranında MHPnin payını çok düşürmüştür. Sonuçta hayır oylarını büyük ölçüde CHP Genel Başkanının sergilediği olağanüstü çaba sağlamıştır.

Demokrasinin geleceğine olumlu bakma seçeneğini bu çaba üstüne kurmak gerekir. Sayın Kılıçdaroğlunun siyasete getirdiği olumlu elektrik, dürüst, yoksulun dostu imajı CHP kurmayları tarafından başka girişimlerle de desteklendiği takdirde 2011 de yapılacak seçime umutla bakılmasını sağlayabilir.

Referandum şu gerçeği ortaya koymuştur ki seçim başarısını liderin tek başına sağlaması olası değildir. AKPnin başarısı liderinin değil arkasına saklanan cemaat ve onun katkısı ile partiye akan paranın başarısıdır. CHPnin referandumda yüzde 30-35 aralığında oy aldığını kabul edersek bu oyu genel seçime taşımak ve daha da yülseltmek için sadece Sayın Kılıçdaroğlunun rüzgârı ve karizması yeterli olmayabilir. Bunun için CHPnin yeni atılımlar sergilemesi gerekir.

Kampanya sırasında CHP Genel Başkanı partisinin yeni projelerinden, yeni açılımlarından söz edememiştir çünkü partinin bu konuda yeterli hazırlığı yoktur. Bunu için hemen yeni çalışmalar yapılacağı açıklanmıştır. Bu ilk adım umut vericidir. CHP gölge kabine kurarak her bakanlık için uzmanlardan oluşan komisyonlar aracılığı ile o bakanlığın iktidar projelerini somutlaştırmalıdır.

En önemlisi CHP cemaatlerin gücüne karşı emek gücünü partinin ve ideolojisinin ekseni yapmalıdır. Bugün ülkemizde 12 milyon işçi vardır ve bunların çok büyük bir bölümü örgütsüzdür.

CHP bunların örgütü olmalı ve kuracağı İşçi Komiteleri ile tüm il ve ilçelerde örgütlenmelidir. CHP toplayacağı uzmanlar komitesi ile İş Yasası, Sosyal Güvenlik Yasası, Sendikalar Yasası ve Toplu İş Sözleşmesi yasalarını yeni baştan yazmalıdır.

CHP çalışanlara onların partisi olacağı yolunda umut vermelidir. İşçi ve memur konfederasyonlarının bu girişimleri engelleme olasılığına karşı karıncalar gibi toprağın altına yani fabrikalara giderek işçi ve memurla yüz yüze gelmelidir. CHP şunu unutmamalıdır ki emek, cemaatlerden daha güçlüdür. Yeter ki sana inansın ve yanına gelsin. Bu yapıldığında emeğin gücü cemaatleri mutlaka yenecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi / Dr. Engin ÜNSAL Tek-Gıda İş Sendikası Genel Başkan Danışmanı

DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE