Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
17 Nisan 2013
PİYASALAŞMAYA KARŞI GREV ZAMANI

Türkiye 2001 Krizi´nden sonra büyük bir serbestleşMe ve piyasalaşma saldırısına tanık oldu. Bu saldırının en önemli aracı özelleştirmeler oldu. İmalattan tarıma, enerjiden hizmet sektörlerine tüm alanlarda sermayenin çıkarları için piyasacı reformlara imza atıldı. Bu saldırıların yoğunlaştığı dönemde, ülkede büyük bir iktidar hesaplaşmasının yaşanması elbette tesadüf değildi.

PİYASALAŞMAYA KARŞI GREV ZAMANI
Türkiye 2001 Krizi’nden sonra büyük bir serbestleşMe ve piyasalaşma saldırısına tanık oldu. Bu saldırının en önemli aracı özelleştirmeler oldu. İmalattan tarıma, enerjiden hizmet sektörlerine tüm alanlarda sermayenin çıkarları için piyasacı reformlara imza atıldı. Bu saldırıların yoğunlaştığı dönemde, ülkede büyük bir iktidar hesaplaşmasının yaşanması elbette tesadüf değildi. 
 
Hesaplaşmanın sonucu olarak Türkiye’ye daha piyasacı, daha dinselleşmiş ve emperyalizme daha bağımlı bir elbise giydirilmesi hedefleniyordu. Sürecin baş aktörü AKP, bu hedefin gerçekleştirilmesi için elinden geleni yaptı ve ödülünü aldı. Piyasalaşmanın acı sonuçları toplumsal yaşamda bir bir ortaya çıkmaya başladı. Özellikle kamu hizmetlerine parasız, eşit ve güvenilir bir şekilde ulaşılmasının koşulları tümüyle tasfiye ediliyor. 
 
EĞİTİM ve sağlık hizmetlerinden gerektiği gibi yararlanamaz duruma gelen vatandaş, özel okul, dershane, katkı payı, özel hastane, laboratuvar, görüntüleme ve tanı merkezlerinin ücret ve hizmet fiyatlarını borsayı izler gibi takip etmek zorunda kalıyor. Ulaşım giderek pahalı hale geliyor. Zaten özel sektörün borusunun öttüğü haberleşme, posta ve iletişimde kamunun devreden çıkarılması öngörülüyor. Şimdi serbestleşmede son aşamaya gelindi ve Türkiye piyasa cumhuriyeti ilan edilmek üzere. 
 
Çıkarılmak istenen yeni anayasa yeni cumhuriyetin çimentosu olacak. Bu saldırıya karşı, ilgili sektörler ve hizmet alanlarında çalışan ağırlığı kamuda olmak üzere emekçiler büyük bir mücadele veriyorlar. Verilen mücadeleyi değerli kılan, emekçilerin sadece kendi çıkar ve haklarını değil toplumsal çıkarı savunmaları. 
 
Hatırlanacaktır, Haber-Sen, Bağımsız Haber-Sen ve Türk Haber-Sen, PTT’yi bir anonim şirkete dönüştürerek bu kamu kuruluşunu ticarethane haline getirecek tasarıya karşı 27 Mart’ta etkili bir grev gerçekleştirdi. PTT çalışanları greve çıkarak bir yandan güvencesizleştirmeye, bir yandan da PTT’nin vereceği hizmetin daha pahalı ve kalitesiz hale gelmesine, nihayetinde bu kuruluşun özelleştirmesine tepki koydular. 
 
Benzer bir saldırı, demiryolu ulaştırmasının serbestleştirilmesine ilişkin bir kanun tasarısı ile ulaşım sektöründe de gerçekleştiriliyor. Bu tasarıyla birlikte TCDD’nin parçalanarak şirketleştirilmesi ve demiryolu ağının serbestleştirilerek özelleştirilmesi amaçlanıyor. Sonuç, demiryolu ulaşımında kamu hizmeti anlayışının yerine sermaye ve piyasanın çıkarlarının konması olacak. BTS ve Türk Ulaşım-Sen’in çağrısıyla TCDD çalışanları dün 24 saatlik greve gitti. 
 
Gerek PTT, gerekse TCDD çalışanlarının yaptığı grevler, hükümetten ve ilgili kurumların yöneticilerinden gelen tehditlere ve cezalara rağmen başarılı birer eylem oldu. Tüm Türkiye’ye, TBMM’nin yalnızca yeni anayasa değil, bu saldırılar için de çalışmaya devam ettiğini duyurdular. Bugün, PTT ve TCDD emekçilerinin sesine sağlık çalışanlarının sesi eklenecek… 
 
Türkiye’de sağlık sistemi giderek bir piyasa batağına saplanıyor. Sağlıkta dönüşüm politikalarının doğrudan sonucu olan bu durum hizmet alan ve hizmet veren ilişkisini satıcı-müşteri ilişkisine dönüştürüyor. Doktor, hemşire ve tüm sağlık emekçileri ise sağlığını talep eden halkla karşı karşıya kalıyor. Sistemin tüm sorunları, sağlık çalışanlarının omuzlarına yükleniyor. Bu yükle çalışmak zorunda bırakılan Dr. Ersin Arslan, bundan tam bir yıl önce bu sistemin kurbanı oldu. Sağlıkta şiddet bir doktorun hayatını aldı. Sağlıkta piyasalaşmanın derinleşmesiyle artan şiddete karşı "Böyle sağlık sistemi olmaz" diyen TTB ve diğer sağlık örgütleri bugün g(ö)revde olacak. Bitmedi… 
 
Piyasalaşma derinleştikçe güvencesizleştirme ve esnek çalışma emeğin haklarını aşağıya çekiyor. Sendikalar sindirilmeye çalışılıyor. KİT’lerin özelleştirilmesinde bir model haline getirilen THY’de işte bu nedenle grev çanları çalıyor. Hava-iş, 10 Nisan’da grev kararını ilan etti. İşten atıldıkları için direnen işçilerle birlikte tüm THY işçileri, işverenin kölesi olmamak için grev silahını çekmiş bulunuyor. Daha özelleştirilmeden özel sektör mantığıyla yönetilmeye çalışılan ve yandaş sendikanın önünün açılması için hükümetin seferber olduğu ÇAY-KUR’da ise 22 Nisan’da grev başlayacak. 
 
Tekgıda-iş’e üye yaklaşık 9 bin işçi, bugüne kadar sendikalarına ve örgütlülüklerine sahip çıktılar. Şimdi 4 yıldır devam eden yetki problemleri nedeniyle yaşadıkları hak kayıplarını almak için "greve hazırız" diyorlar. Zaman grevi gösteriyorsa, dayanışma görevdir. 
DİĞER HABERLER
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Bu sabah saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve ne yazık ki çevre illerde de şiddetli etkisini gösteren 7.4 büyüklüğündeki deprem felaketinde can kayıplarımızın olması hepimizi derinden üzmüştür.

12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI
12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 30 Ocak 2023 tarihli raporunda, Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin mevzuat düzenlemeleri ile 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin hukuki çerçeve sunulmuştu.

ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM
ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM

Sendikamızın eğitim anlayışı tabandan en üst yönetim kademelerine kadar düzenli eğitimlerdir.

BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?
BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye ve Türk toplumu hakkında kitap veya makale yazan yabancıların çok büyük bölümünün gerçeklikle ilgisi alakası yoktur.