Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
02 Şubat 2018
PATRONLARA DUYURULUR…GELİR EŞİTSİZLİĞİ SİZE DE ZARARLI

Çalışanların, emekçinin gelirinin milli gelirdeki payı sürekli düşüyor. Bu da gelir adaletsizliğini, toplumsal eşitsizliği körüklüyor.

PATRONLARA DUYURULUR…GELİR EŞİTSİZLİĞİ SİZE DE ZARARLI

 – Bir mimarlık bürosu… Yani eğitimli beyaz yakalıların çalıştığı bir ofis. Ücretler ise asgari ücretten hallice. Ne çalışanlar halinden memnun ne de kendisi de mimar olan patron… Haftanın 5.5 günü çalışan, sıklıkla gece mesailerine kalan, günde en az 2-3 saatlerini evden işe, işten eve ulaşabilmek için harcayan işçi de, zamanının büyük kısmını sürekli yeni işler alabilmek için büyük inşaat firmalarının, belediyelerin kapısında geçiren, projelerini kabul ettirebilmek ve o işin taşeronu olabilmek için kıyasıya rekabet içinde fiyat kıran patron da.. 

– Dev bir tekstil firmasının mağazalar zincirinin satış sorumlusu… Genç kız, kamu yönetimi mezunu ama iş bulamadığı için tezgâhtarlık yapıyor. Asgari ücret alıyor. Ne yaptığı işten ne kazandığından memnun ama kendini öyle köşeye sıkışmış görüyor ki, başka çaresi yok… Ya çalışmayı sürdürecek ya da işsizler ordusuna katılacak… Bu arada çalıştığı tekstil firması sürekli zincirini büyütüyor.. 
 
Daha her sektörden onlarcasını da ekleyebilirsiniz… Çalışanların, emekçinin gelirinin milli gelirdeki payı sürekli düşüyor. Bu da gelir adaletsizliğini, toplumsal eşitsizliği körüklüyor. Dünyanın birçok ülkesinde böyle. Türkiye de başı çekenlerden… Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, 1970’lerin sonlarından beri 133 ülkenin 91’inde, milli gelirleri içinde ücretlilerin payı sürekli olarak düştü. Şirketler maliyetlerini düşük tutarak daha ucuza mallarını satabilmek için maaşları düşük tutma eğilimi içine girdiler. Buna karşın şirketlerin elde ettikleri kârların milli gelir içindeki payı büyüdü. IMF ve OECD’de de benzer rakamlar var. Sonuç: Giderek artan gelir eşitsizliği, azalan talep ve işgücü verimindeki artışın azalması. 
 
Çalışanların aldıkları ücretin az olması, üretilen mal ve hizmetlere olan talebi doğal olarak düşürdüğü için 2 büyüme stratejisi ile bugüne kadar gelindi. Bunlardan biri, borçlandırılma dayatıldı: Hane halkı tüketimi kredi kartları, taksitler vs. gibi mekanizmalarla artırıldı, bu arada gayrimenkul balonları devreye sokuldu. İkincisi ise ihracata dayalı strateji oldu: Ücretler bastırılarak net ihracat artırılmaya çalışıldı. Birincisi, borç liderliğindeki tüketimin desteklenmesi net sermaye girişlerine bağlı oldu. İkincisi net sermaye çıkışlarına ve cari işlem fazlasına. Sonuçta büyüme olsa bile bu vatandaşın cebine yansımadı, onlar borçlanırken şirketlerin kârları arttı. Nasılsa “yatırıma döner, bu kârlar” dendi. Ama beklendiği gibi olmadı… 
Her ikisinin de uzun vadede sürdürülemez olduğu ve başka finansal krizleri tetikleme riskini artırdığı artık görülüyor. Artık eşitsizlik, dünyanın önemli sorunlar listesinde ilk sıralarda. 
 
Ücretli bir büyüme stratejisinin sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi destekleyeceği ve bunun için radikal adımlar atılması gerektiği tartışılıyor. Ama nasıl? Bugüne kadar yaygın görüş şuydu: Teknolojik gelişmeler, küreselleşme ve rekabet, ücretlerin milli gelirdeki payının düşmesindeki temel unsurlar ve bu durumu değiştirmek için yapılabilecek fazla şey de yok. 
Ancak son araştırmalara göre, ücretlerin bu kadar fazla düşmesinin önemli bir nedeni de işçilerin pazarlık etme güçlerinin zayıflaması. Bu durumda kısmen teknolojik gelişmelerin ve küreselleşmenin etkisi var ama finansal deregülasyonun, refah devletinden giderek uzaklaşılmasının ve sendikasızlaştırmanın payı da çok büyük. Sonuç: Aslında ücretlerin payını doğru politikalarla yeniden artırmak mümkün. Finansal sistemi yeniden düzenleyerek, sendikaları destekleyerek, sosyal güvenlik ağları ve eğitim fırsatları ile çalışanları güçlendirerek.
 
Bunu yapan ülkeler var. Başta da Kuzey Avrupa ülkeleri… Dünya Ekonomik Forumu’nun sitesinde “İsveç’in maaşları yüksek tutmasının ardındaki sır” başlıklı makale, 1990’ların ortasında ciddi bir ekonomik krizle baş başa kalan İsveç’in reel ücretlerdeki artışta kısıntı yapmamasının nasıl ekonomiye bir artı olarak geri döndüğünü anlatıyor. İsveç, kamu hizmetlerine eşit erişimle, yüksek asgari ücretle, güçlü sendikaları, sosyal diyaloğu güçlendiren kurumları ile örnek bir işgücü piyasası modeli yarattı.
 
İsveç’in bu yaptığı eskiden biz ve bizim gibi ülkeler tarafından bir ütopya olarak görülüyordu şimdi ise giderek bir zorunluluk haline geliyor. Bu yüzden neden tartışmayalım ki…
DİĞER HABERLER
DİPLOMALI UMUTSUZLAR
DİPLOMALI UMUTSUZLAR

Üniversiteye girmek ve mezun olup diplomasına kavuşmak için ter döken gençleri bu büyük mücadelenin sonunda ne yazık ki işsizlik bekliyor.

HAKSIZ ÖDEMELER YAPILIYOR
HAKSIZ ÖDEMELER YAPILIYOR

SGK ya da işveren kaynaklı hatalı işlemlerin bazı firmaların kısa çalışma ödeneğinden haksız şekilde faydalanmasına yol açtığı öne sürüldü.

DÖHLER’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI BİTMİYOR
DÖHLER’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI BİTMİYOR

Karaman’da faaliyet gösteren Alman gıda firması Döhler’de sendikalaşan 1 işçi daha Kod 29 ile tazminatsız işten çıkarıldı, 5 işçi de ücretsiz izne gönderildi.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE