Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
11 Nisan 2011
ÖZTAŞKIN: DEĞİŞİMİ KENDİMİZDEN BAŞLATACAĞIZ

Evrensel Gazetesi, İşçi – Sendika Yazı Dizisi II. – Petrol-İş Sendikası

ÖZTAŞKIN: DEĞİŞİMİ KENDİMİZDEN BAŞLATACAĞIZ

       Petrol-İş, 60 yıllık geçmişiyle Türkiye işçi sınıfı mücadelesi tarihinde önemli yeri olan bir sendika. Bir zamanlar kamudayken özel sektörün eline geçen PETKİM ve TÜPRAŞ’ın yanı sıra hâlâ kamuda olan TPAO’da örgütlü. Bu kurumların Türkiye sanayisinin can damarları arasında yer alması nedeniyle üye sayısının ötesinde bir gücü temsil ediyor Petrol-İş.

       Emek sorunlarının yanı sıra, anayasa referandumu, seçimler ve Türkiye’nin temel gündemlerinden olan Kürt sorununa yönelik demokratik çözüm çağrılarıyla, dünyada gelişen siyasal olaylara ilişkin açıklamalarıyla Türk-İş’in “siyaset üstü sendikacılık” anlayışına karşı duruşun temsilcisi durumunda.

       Uzun bir süre özelleştirmeye karşı verdiği mücadeleyle adını duyuran Petrol-İş Sendikası son yıllarda “Sendikalı Ol” kampanyası çerçevesinde örgütlenme mücadelesi başlattı. Bu mücadeleyle üye sayısını artıran sendikanın Gebze’de Bericap, Trakya’da Poliplex iş yerlerinde başlattığı direnişler sürüyor.

       Türk-İş içerisinde 11 sendikanın oluşturduğu birlik açısından önemli bir yeri olan Petrol-İş’in Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, “Değişim ve yenilenme için önerdiğimiz politikaları öncelikle kendi sendikalarımızda uygulayarak, kararlılığımızı ortaya koyacağız” diyor.  Kalıcı bir birlik oluşturduklarını vurgulayan Öztaşkın, sendika siyaset ilişkilerini yeniden tanımlayacaklarını, değişime önderlik edeceklerini söylüyor.

Sizi bir araya getiren nedenler nedir?

       Bizi bir araya getiren nedenlerin başında Türkiye’deki sendikal hareketin yaşadığı sorunlar geliyor. Şu anda sendikal harekette ciddi kriz ve zafiyet yaşanıyor. Biz bunları ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim içerisinde olacağız.

Birliğinizi nasıl tanımlıyorsunuz, hedefleriniz ne?

       Türk-İş içerisinde anlayış ve mücadele birliği olan sendikalar uzun zamandır birlikte hareket ediyorduk. Sayımız şu an 11; zaman zaman 13 olabiliyor. Bazı toplantılarda gündemdeki konuya göre bazı arkadaşlarımızın çekinceleri oluyor, ama sayımız genelde 11-13 arasında. Birlikteliğimiz kalıcı olacak, uzun vadeli olacak, bir programa dayalı bir birliktelik olacak. Sadece güncel konuların değil, sendikal hareketin bugününe ve geleceğine ilişkin birtakım eylemler, mücadeleler ve programlar da ortaya koyacak.

       Ne yapmak istediğimizi şu şekilde özetleyebilirim: Birincisi, birlikteliğimizi bundan sonra daha görünür kılacağız. Üyelerimize ve bizim dışımızdaki sendikaların üyelerine, sendikasız işçilere ve toplumun diğer kesimlerine mesajlarımızı vereceğiz. Hangi sendikaya ve konfederasyona bağlı olduğuna bakmaksızın nerede bir mücadele varsa orada olacağız ve her türlü desteği vereceğiz.

       Şu anda Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ‘sendikalar birliği’ gibi ‘sendikalar platformu’ gibi çeşitli isimler altında birliktelikler var. Biz bu yerel organizasyonların güçlenmesi için de destek vereceğiz. Türk-İş Başkanlar Kurulundan ya da yönetim kurulundan, bazı önemli olaylar karşısında karar çıkmadığı hallerde, örneğin sosyal güvenlikte ve referandumda olduğu gibi, ortak tavır geliştireceğiz, ortak mücadeleler örgütleyeceğiz.

       Türkiye’deki sendikal hareketteki değişim ve yenilenmeye önderlik edeceğiz. Bu değişim ve yenilenme için önerdiğimiz politikaları öncelikle kendi sendikalarımızda uygulayarak bu konudaki kararlılığımızı ortaya koyacağız. Türkiye sendikal hareketine yeni bir yol haritasını çizeceğiz; yeni tüzük ve program önermelerimiz olacak.

Bu önermeleri biraz açabilir misiniz?

       Bunlar üzerine şu anda çalışıyoruz. Zamanı geldiğinde ne olduğunu tek tek açıklayacağız. Türk-İş’in ya da diğer konfederasyonlara önerdiklerimiz kabul görmediği takdirde, biz bu sefer bir araya geldiğimiz sendikalar olarak hayata geçireceğiz. Örneğin örgütlenmeye yönelik bir kampanyanın yürütülmesi ya da organize sanayi sitelerinde örgütlenme bürolarının açılması gibi aslında konfederasyonların yapması gereken bu gibi etkinlikleri onlar yapmadıkları takdirde biz kendi gücümüz oranında yapacağız.

       Ayrıca anayasa tartışmaları gündemde. Seçimler de bunun üzerine oturacak ve seçim sonrasında yeni bir anayasa daha ciddi bir şekilde gündeme gelecek. Dolayısıyla biz emeğin anayasasının ne olması gerektiğine dair bir çalışma yapacağız ve böyle bir anayasa için mücadele edeceğiz. Ve tabii ki her türlü toplumsal hareketin içerisinde yer alacağız. Yine toplumsal barışın sağlanması konusunda, Kürt sorununun çözümü de dahil, Türkiye’deki bir takım sorunların çözümü konusunda söyleyecek sözümüz, yapacak şeylerimiz olacak.

       Bizim hedefimiz yeni bir mücadele şeklinin ortaya konması, sendikalı-sendikasız tüm emekçilere ulaşılması, onların örgütlenmesi ve onlarda sınıf bilincinin yaratılması, diğer sınıfsal ve toplumsal mücadeleye katılımlarına yardımcı olacak bir strateji ortaya konması… Eksik bıraktığım bir nokta var: Sendika ve siyaset ilişkileri yeniden tanımlanacak. Sendikaların siyasete bakış açılarını, kendisini emekle ilişkilendiren siyasi parti ve siyasi anlayışlara karşı yaklaşımlarını yeniden tanımlayacağız. Bu anlamda tabii ki emeğe yakın olan, kendisini bir biçimde emekle ilişkilendiren bütün siyasi parti ve anlayışlarla iş birliği ve dayanışma içerisinde olacağız.

SENDİKALARIN BİRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ

       Çalışma programımız içerisinde yer alan bir diğer konu; sendikaların birleşmesi. Üç işçi konfederasyonunun birleşmesini ve her iş kolunda tek bir işçi sendikasının olmasını hedefliyoruz. Ve bunun ikinci adımı olarak da bütün emek örgütlerinin tek bir çatı altında toplanmasına, Türkiye Emek Konfederasyonunun kurulmasına önderlik edeceğiz. Üretimin küreselleşmesi karşısında sendikacılığın yerel ve ulusal düzeyden çıkarılıp küresel bir düzeye taşınması konusunda mücadelemiz olacak. Böylelikle işçi sınıfının küresel düzeydeki iş birliği ve dayanışmasının daha anlamlı kılınmasına çabalayacağız.

1 MAYIS ÜZERİNDEN AYRIŞTIRMA DOĞRU BİR TUTUM DEĞİL

       1 Mayısa yönelik üç temel yaklaşımımız var. Bir; 1 Mayıs sendikalar ve diğer emek örgütleri ve emeğe gönül vermiş emek dostlarıyla özüne ve geleneğine uygun bir şekilde birlikte kutlanır. İkinci temel yaklaşım olarak 1 Mayıs kutlamalarının tarihsel ve sembolik adresi İstanbul’dur, İstanbul’daki kutlama merkezi Taksim’dir. Üçüncü temel yaklaşımımız 1 Mayıs Türkiye’nin diğer il ve bölgelerinde birinci maddede söylediğim gibi emeğin bütün bileşenleriyle birlikte ortaklaşa kutlanır.

       Türk-İş Başkanlar Kurulunda da görüşümüzü bu yönüyle sunduk. Burada bazı kuruluşların “ayrı yapalım” dediği, ayrıştırmaya yönelik bazı tutumlar içinde olduğu duyumlarını alıyoruz. Hatta Taksim açıklaması için biz Türk-İş Başkanlar Kurulu sonucunun beklenmesini istememize rağmen, ısrarla önce yapılması bizde bazı şeyleri çağrıştırıyor. Bu doğru değil. 1 Mayıs kimsenin tekelinde değildir. Bütün emek örgütleri tarafından, ayrımsız bir şekilde kendisini emekle ilişkilendiren bütün kişi ve kurumlar tarafından birlikte kutlanması gerekir. 1 Mayıs üzerinden bir ayrıştırma doğru bir tutum değildir. Bu 1 Mayısın özüne ve geleneklerine son derece aykırıdır.

DİĞER HABERLER
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI

Bir yıl önce 43-44 milyar dolar civarında bulunan yıllıklandırılmış ticaret açığı şimdi 98 milyar dolara dayandı. Bir yılda yüzde 100’den fazla artış oldu.

YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.