Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
15 Ekim 2014
OVP’NİN GİZLİ VARSAYIMLARI

Orta Vadeli Program metni geçen hafta açıklandı. Gerek Cumhuriyet’te, gerekse diğer yazılı ve sosyal medyada OVP’nin geleneksel üç yıllık hedefleri (temennileri?) okurlara tanıtıldı, etraflıca tartışıldı.

OVP’NİN GİZLİ VARSAYIMLARI

Orta Vadeli Program metni geçen hafta açıklandı. Gerek Cumhuriyet’te, gerekse diğer yazılı ve sosyal medyada OVP’nin geleneksel üç yıllık hedefleri (temennileri?) okurlara tanıtıldı, etraflıca tartışıldı. Kısaca anımsamak gerekirse, OVP metni içinde bulunduğumuz yıl içinde milli gelir büyüme hızının yüzde 3.3; enflasyon oranının 9.4; işsizlik oranının ise 9.6 olacağını öngörüyor. 2017’ye ulaşıldığında reel büyüme hızı ve enflasyon artık Türkiye’nin mistik bir makroekonomik hedefi haline gelen yüzde 5 bandına oturmuş olacak. İhracatımız 203.4, ithalatımız ise 297.5 milyar dolara yükselecek. Cari işlemler açığı kontrol altına alınacak ve 50.7 milyar düzeyinde (GSYH’nin yüzde 5.2’si) gerçekleşecek. Yurtiçi tasarruflar özel sektörde hızla yükselecek ve toplamda milli gelirin yüzde 17.1’ine çıkacak. 

Ve hepsinden önemlisi kişi başına gelir tekrar yükselme eğilimine girecek ve 2017’de 12.230 dolara ulaşacak. Bu rakam 2013’e görece yüzde 20 artış anlamına geliyor!

***

Peki, bütün bu “temenniler” nasıl gerçekleşecek? 

Bu sorunun tek bir olası yanıtı var: Döviz kurunun ucuzlaması. 

Dövizin ucuzluğu, 2003 sonrası tüm AKP döneminin ana kurgusuydu. AKP ekonomi yönetimi küresel finans piyasalarına bir yandan yüksek faiz sunarak, bir yandan da özelleştirmeler ve imar rantları aracılığıyla uluslararası piyasalardan spekülatif nitelikli sıcak para akımlarını Türk finans piyasalarına çekerek yapay bir döviz bolluğu yaratmayı amaçlamıştı. Küresel piyasalardaki bol ve ucuz dolar fonları söz konusu dönemde Türkiye ve benzeri “yükselen piyasa ekonomilerine” aktarılmış ve dolar bazında büyüyen bir ekonomi algısı yaratılmış idi. OVP’nin 2014 “hedefleri” de bu beklentiyi korumakta ve dövizin ucuzluğuna dayalı spekülatif-yönlü büyüme modelini sürdürmeyi amaçlamaktadır. 

Aşağıdaki tabloda OVP’nin verilerinden hareketle söz konusu “modelin” makroekonomik varsayımlarını sergiliyoruz.

 

OVP metninden hareketle önce gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH’nin) TL ve dolar bazındaki değerlerinden ekonomi idaresinin TL/US$ döviz kuru tahminlerini elde ediyoruz. Böylelikle, TL’nin dolar kurunun 2015’te 2.29; 2017’de ise 2.44 olarak varsayıldığını öğreniyoruz. Enflasyon tahmini ile karşılaştırıldığında, doların fiyatı 2014’te reel olarak aşınma göstermekte; ancak 2015’ten başlayarak dönem sonuna değin dövizin reel olarak hızla ucuzlayacağıvarsayılmakta. Öyle ki, 2016 ve 2017’de enflasyon hızının Merkez Bankası’nın on yıllık hayali olan yüzde 5 düzeyine gerileyeceği düşünülürken doların TL fiyatı sadece yüzde 3.6 ve 3.0 oranında artış gösterecek. Bu demek oluyor ki, dolar 2015’ten başlayarak reel olarak ucuz; TL ise pahalı olacak. Böylelikle ucuzlayan dolar bazında reel olarak yüzde 5 düzeyinde artması beklenen milli gelir, dolar bazında yüzde 20’ye ulaşan sanal bir büyüme sergilemiş olacak. 

Ancak, bu koşullar altında ithalata dayalı tüketim talebinin nasıl caydırılacağı (ve dolayısıyla özel tasarrufların milli gelire oranla nasıl 4 puan düzeyinde yükseltilebileceği) ve cari işlemler açığının nasıl kontrol altına alınabileceği konuları ise büyük bir sır -daha doğrusu iktisat biliminin doğrularıyla açıklanamayacak bir beklenti olarak- gözlerden uzak tutulmaya çalışılacak.

***

Bu köşede sıklıkla vurguladığımız üzere, Türkiye’nin döviz ucuzluğuna dayalı spekülatif büyüme modeli salt teknik bir iktisadi konu değil, aynı zamanda uluslararası güvenlik ve bağımlılık sorunları içeren siyasi bir sorundur. OVP’nin gizlerinin uzantıları, Türkiye’nin iktisadi ve siyasi bağımlılığını derinleştirecek ciddi tehditlerle bezenmiştir.  

 
DİĞER HABERLER
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI

Bir yıl önce 43-44 milyar dolar civarında bulunan yıllıklandırılmış ticaret açığı şimdi 98 milyar dolara dayandı. Bir yılda yüzde 100’den fazla artış oldu.

YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.