Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
02 Kasım 2023
ORTA VADELİ PROGRAM DEĞİL EKONOMİK PLANLAMA LAZIM

Türkiye ekonomisi 1963’ten beri kamu kesimi için emredici, özel kesim için yol gösterici olan planlı ekonomi ile yönlendirilmekteydi.

ORTA VADELİ PROGRAM DEĞİL EKONOMİK PLANLAMA LAZIM

Ancak 2006’da ülke kaynaklarının stratejik hedefler doğrultusunda tahsisinin yapılarak ekonominin yönlendirilmesi ve yönetilmesi için kalkınma planlarıyla çelişmeyeceği amaçlanan üçer yıllık orta vadeli programlar (OVP) devreye sokuldu. Bu uygulama ile ekonomide beşer yıllık kalkınma planları temel politika aracı olmaktan çıkarılmış öncelik orta vadeli programlara verilmiştir.

Yıllık bütçeler temelinde hazırlanan OVP’ler ile istikrarsızlığın ve belirsizliğin egemen olduğu dönemlerde ekonomi yönetimine esneklik sağlamak, hedeflerden sapmalara kısa sürede müdahale ederek istikrarsızlık ve belirsizliği önleyerek ülke kalkınmasını hızlandırmak amaçlanmıştı. Ancak ne yazık ki OVP’ler döneminde bu beklentilere ulaşılabildiğini söylemek zordur.

BOZULAN DENGELER VE İSTİKRARSIZLIK

6 Eylül’de onaylanarak yürürlüğe giren 19. orta vadeli program yumuşatma ve rötuşlama çabalarına rağmen 2023 yılı için yüzde 65’lik enflasyon, yüzde 4.4’lük büyüme ve yüzde 10.1’lik işsizlik oranlarındaki ekonomik hedefleriyle Türkiye’nin ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde bulunduğunu gözler önüne sermiştir.

OVP’lerin devreye girdiği 2006’dan 2022’ye kadar geçen 17 yıllık sürede Türkiye ekonomisi gelişen, refahın arttığı bir ekonomi olmak yerine, ekonomik sıkıntıların arttığı, gelir dağılımının hızla bozulduğu ve yoksullaşmanın hızlandığı bir ekonomiye dönüşmüştür. Özellikle enflasyon, ekonomik büyüme ve işsizlik gibi temel göstergeler açısından birkaç yıl hariç OVP’lerde hedeflerden büyük oranlarda sapılarak ekonomik dengeler bozulmuş ve istikrarsızlık ekonomiye egemen olmuştur.

Örneğin; gelir dağılımındaki bozulmanın ve yoksullaşmanın en önemli nedenlerinden birisi olan enflasyon özellikle son yıllarda büyük bir soruna dönüşmüştür. OVP’ler döneminde iki yıl hariç hükümetler hedeflenen enflasyonu yakalayamamış, enflasyon oranı sürekli artmıştır. Özellikle 2022 yılında OVP’de hedeflenen enflasyon oranı yüzde 9.8 iken TUİK’e göre yüzde 64.3 oranında gerçekleşmiştir.

ARTAN YOKSULLAŞMA

Ekonomide istikrarsızlığın bir başka önemli göstergesi ülke refahını ve zenginleşmesini doğrudan tanımlayan ekonomik büyümedir. Son 17 yıldır OVP’ler ile yönetilmeye çalışılan Türkiye’de ne yazık ki istikrarlı bir büyüme yakalanamamıştır. 17 yıllık sürede kimi büyüme hedeflerinin yakalanmasına rağmen ekonomik büyüme özellikle 2013 sonrası gittikçe azalmış ve gelir dağılımında bozulma ve yoksullaşma yaşanmıştır. Örneğin; 2012 yılında 11.675 dolar olan kişi başı milli gelir (KBMG) 2020’de 8.600 dolara kadar düşmüş ve yoksulluk geniş kesimlere yayılmıştır. Alınan tüm önlemlere rağmen 2022 yılında hâlâ 2012 yılının KBMG’si yakalanamamıştır. Ayrıca işsizlik 17 yıl boyunca çift haneli rakamların altına düşmemiş ve ortalama 10.69 düzeyinde kalmıştır.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’nın kapatılarak yol gösterici planlı ekonominin geriye itilmesi ve OVP’lere dönülmesinin amacı hızlı bir ekonomik kalkınma ile toplumsal refahı artırmaktı. 19. OVP hedeflerinin de kanıtladığı gibi bu amaca rağmen ekonomik sıkıntılar çözülememiş aksine enflasyonun ve durgunluğun egemen olduğu, gelir dağılımının bozulup yoksulluğun hızlandığı kriz ortamı sürmeye devam etmiştir.

Ekonomik hedeflerinin tutmadığı, önerdiği makro ekonomik politikalarının işe yaramayarak istikrarı sağlamadığı OVP’ler iktisadi karar birimleri için yol gösteren, gelecek kararlar ve yatırımlar için güven veren politika araçları olmaktan çıkmıştır.

ORTA VE UZUN VADELİ PLANLAMA

Bu gelişme Türkiye’nin vakit yitirmeden ekonominin temel yol göstericisinin yani pusulasının orta vadeli programlar değil, orta ve uzun vadeli planlamalar olması gerektiğini göstermektedir. “Dördüncü Sanayi Devrimi”nin ekonomilerin yapısını ve toplumların beklentilerini hızla değiştirdiği, “Beşinci Sanayi Devrimi”nin konuşulup etkili olmaya başladığı günümüzde ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için yeniden inovasyona dayalı, katma değeri yüksek, ileri teknolojili mallar ve alanlarda yatırım ve üretimin planlandığı kamu kesimi için emredici, özel kesim için yol gösterici orta ve uzun vadeli planlama ana politika aracı haline getirilmelidir.

Bütçe temelli, günlük ekonomik gelişmelere göre hazırlanan OVP’ler ise planların emredici hedefleri çerçevesinde, hedeflerin dışına çıkmadan ekonomik bir disiplin içinde hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Gelişmiş ekonomilerin orta ve uzun vadeli planlar ile bilim ve teknolojiye dayalı ekonomik rekabeti acımasız bir hızla sürdürdüğü günümüzde orta ve uzun vadeli planlı ekonomiyi temel almadan bu rekabetçi ortamda tutunabilmek ve sanayileşip kalkınarak ülkemizi refah toplumuna ulaştırmak olanaklı değildir.

KAYNAK Prof. Dr. Mehmet Tomanbay / Cumhuriyet
DİĞER HABERLER
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Sendikamız ile Nuh’un Ankara Makarnası arasında şubat ayında başlayan yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı.

TEMSİLCİ EĞİTİMLERİ BAŞLADI
TEMSİLCİ EĞİTİMLERİ BAŞLADI

Sendikamızın düzenli eğitimleri kapsamında gerçekleştirdiği Temsilci Eğitimleri bu yıl, 20 Mayıs ile 5 Haziran 2024 tarihleri arasında Seferihisar Labranda Lebedos Otelinde düzenliyor.

ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE
ENFLASYONUN KALELERİ: ARJANTİN VE TÜRKİYE

Son zamanlarda piyasacı ekonomi yorumcuları büyük bir sitayişle Arjantin programından söz ediyor, mart ayında bütçe fazlası verilmesini Türkiye’ye örnek gösteriyor. O nedenle her iki ülkeyi benzerlikleriyle ve farklılıklarıyla karşılaştırmakta yarar bulunuyor.

MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI
MERKEZ’DEN ASGARİ ÜCRETLİYE SEFALET ÇIKTI

Merkez Bankası ilk 6 ayda enflasyonun yüzde 25.46’ya çıkacağını rapor etti. İkinci yarıda zam verilmezse milyonlarca asgari ücretlinin alım gücü 13.552 liraya düşecek.