Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
17 Haziran 2010
OECD’YE GÖRE DÜNYADA 1 MİLYAR AÇ VAR!

OECD tarafından yayımlanan 2010 Tarım Tahmin Raporunda, son yıllarda, 1930´lardan beri en ciddi küresel ekonomik durgunluğun görülmesi bir yana, dünyada açlığın artık 1 milyardan fazla kişiyi kapsadığı tahmin ediliyor

OECD’YE GÖRE DÜNYADA 1 MİLYAR AÇ VAR!

OECD, ”hava durumu, makro ekonomik faktörler, siyasi müdahaleler ve özellikle enerji fiyatlarıyla ilgili belirsizlikler” nedeniyle ürün fiyatlarının öngörülemez olmaya devam edeceğini bildirdi.

OECD tarafından yayımlanan 2010 Tarım Tahmin Raporunda, son yıllarda, 1930’lardan beri en ciddi küresel ekonomik durgunluğun görülmesi bir yana, petrol fiyatlarının rekor yüksekliklere ulaşması, ürün fiyatlarındaki ani artışlar, gıda güvenliği konusundaki korkular ve bunların sonucundaki ticari kısıtlamalar ile tarımda bir dizi ciddi şok yaşandığı ifade edildi.

Rapora göre, bunlardan en çok etkilenen ise özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yoksullar olurken, dünyada açtığın artık 1 milyardan fazla kişiyi kapsadığı tahmin ediliyor.

Küresel ekonomik kriz sırasında biraz azalsa da talebin büyümeye devam etmesi ve yükselen fiyat karşısında arzın daha da güçlenmesi ile özellikle OECD bölgesinde tarım kayda değer bir direnç gösterdi.

2010 yılında birçok pazarda bir ölçüde normale dönülürken, üretim tarihsel seviyelere yaklaştı ve talep toparlanmaya başladı.

Buna rağmen birçok hükümetin, enerji fiyatları, döviz kurları ve/veya kilit ülkeler ve bölgelerin makro ekonomik performansı gibi kilit faktörlerde tekrar önemli şoklar yaşanabileceğine ve bu tür şokların da piyasaların dalgalanması üzerindeki sonuçlarına dair kaygıları devam ediyor.

PETROL FİYATLARININ ÜRETİM MALİYETLERİNE ETKİSİ

Raporda, petrol fiyatlarının daha da artmasının girdi ve üretim maliyetlerinin artmasına yol açacağı, bunun da ürün arzları, fiyatlar ve ticaret akışlarını etkileyeceği ve bio yakıtlar için hammadde talebini güçlendireceğinin beklenebileceğine dikkat çekildi.

Tarım fiyatlarının ardında, özellikle enerji girdisinin yoğun olarak kullanıldığı bölgelerde, giderek yükselen bir maliyet yapısı bulunduğunun ifade edildiği raporda, önümüzdeki 10 yılda küresel tarım üretiminin geçen 10 yıldan daha yavaş artmasının beklendiği, fakat umulmadık şoklar olmadıkça da 2050 yılına kadar küresel gıda üretiminde yüzde 70’lik bir artış olması gerektiği yönündeki uzun vadeli tahminlere paralel bir büyüme de görüldüğü kaydedildi.

Rapora göre, küresel sektörel büyümede Latin Amerika ve Doğu Avrupa bölgeleri ile daha az ölçüde Asya’da bazı ülkeler başı çekecek.

ÜRÜN FİYATLARI NE OLACAK?

Rapora göre, önümüzdeki 10 yıl içinde ortalama ürün fiyatları gerek nominal, gerek reel olarak 2007-2008 zirveleri öncesindeki 10 yıl seviyesinin üzerinde olacağı tahmin ediliyor.

Ortalama buğday ve kaba taneli ürün fiyatlarının reel olarak 1997-2006 dönemine göre yaklaşık yüzde 15-40 daha yüksek olması öngörülürken, bitkisel yağların reel fiyatlarının yüzde 40’tan fazla artması bekleniyor.

2019 yılına dek dünya şeker fiyatlarının da önceki 10 yıl ortalamasının üzerinde, fakat 2009 yılı sonunda yaşanan son 29 yılın en yüksek seviyelerinin epey altında kalacağı tahmin ediliyor.

HAYVANCILIK ÜRÜNLERİ

Hayvancılık ürünleri için, domuz eti dışındaki ortalama et fiyatlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde ilk başlarda arzların düşük, yem maliyetlerinin yüksek olması ve artan talep nedeniyle reel olarak 1997-2006 ortalamasını aşması bekleniyor.

Domuz eti fiyatlarının ise Brezilya ve Çin kaynaklı arzda beklenen artış nedeniyle reel olarak görece düşük seyretmesi bekleniyor.

Rapora göre, ekonomik canlanma özellikle gelişmekte olan ülkelerde hububata oranla et tüketimini güçlendirirken, artışın en büyük bölümü dana etine oranla daha ucuz olan etlerde (tavuk ve domuz etleri) görülecek.

Süt mamullerinde en yüksek artışın tereyağı fiyatlarında görülmesi bekleniyor.

Bio yakıt piyasaları devlet teşvikleri ve himayelerine çok bağımlı, ancak gelecekte ham petrol fiyatlarının nasıl bir eğilim göstereceği, politik müdahalelerdeki değişiklikler ve ikinci nesil teknolojilerdeki gelişmeler gibi, tahmin edilemeyen faktörler nedeniyle geleceğe ilişkin belirsizlik devam ediyor.

Bu yakıt türünün kullanımına yönelik devlet himayesini karşılamak üzere bio yakıt üretiminde devam eden büyüme, buğday, kaba taneli hububat, bitkisel yağlar ve şeker gibi hammaddeler için ek talep yaratacak.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER SEKTÖRÜ CANLI TUTACAK

Dünya tarımsal üretim, tüketim ve ticaretinde büyümenin ana kaynağını gelişmekte olan ülkeler oluşturacak. Gelişmekte olan ülkelerdeki talebin itici gücünü de, kişi başına düşen gelirlerdeki artış ve şehirleşme ile birlikte OECD bölgesinin yaklaşık iki katı olan nüfus artışı oluşturuyor.

Gelirler arttıkça beslenme rejiminin yavaş yavaş temel gıdalardan daha fazla et ve işlenmiş gıdalara doğru kayarak çeşitleneceği ve bunun da canlı hayvan ve süt ürünleri lehine olacağı bekleniyor.

Hemen hemen tüm tarım ürünlerinde, gelişmekte olan ülkelerin ithalat ve ihracatında öngörülen artış OECD bölgesini geçmesi bekleniyor.

Rapora göre, hava durumu, makro ekonomik faktörler, siyasi müdahaleler ve özellikle enerji fiyatlarıyla ilgili belirsizlikler, ürün fiyatlarının öngörülemez olmaya devam edeceğini gösteriyor.

ÖNERİLER

Raporda, hükümetlerin ender olsa da önemli sonuçlar doğrulabilen ve çiftçilerin kendi başlarına yönetmelerinin mümkün olmadığı, öngörülemeyen ve kaçınılmaz risklere odaklanarak, çiftçilerin risk yönetim stratejilerine destek olabileceği belirtilerek, şu önerilerde bulunuldu:

”Hükümetler, etkin pazarlar oluşturmak, fakat anlık destek ve yardımlar şeklinde rant yaratıcı teşvikler oluşturmamak suretiyle, çiftçilerin kendi ticari risklerini yönetme olanaklarına sahip olmalarını destekleyebilirler.

Özellikle gıda gıda ithal eden düşük gelirli ülkeler, gıda konusundaki olağanüstü durumlar için temel gıda güvenlik ürünlerinde ulusal ve yerel  düzeyde acil durum stokları tutulması, kriz zamanlarında gıda bulunabilmesine daha fazla güven duyulmasını sağlayıp yerel pazarların istikrara kavuşmasına yardımcı olabilirler.

Küresel kaynaklara engelsiz erişim ve piyasaların işleyişine daha fazla güvenilmesi yönünde güvencelerin artırılması gerekiyor.

Hedefe yönelik doğrudan gelir destekleri, üretkenliği artırıcı yatırımlar vs gibi daha az çarpıklıklara neden olan seçeneklerle karşılaştırılarak değerlendirilmelidir.

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.