Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
18 Ekim 2010
OBAMANİA’DAN ‘ÇAY PARTİSİ’NE

ABD’de 2 Kasım’da yapılacak Senato ve Temsilciler Meclisi ara seçimlerinden, Demokrat Parti’nin büyük bir yenilgiyle çıkarak Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğunu kaybetmesi bekleniyor. DP’nin senatodaki çoğunluğunu kaybetmesi olasılığı da var. Böyle bir gelişme, seçmenin bir dönem ortası protestosunun sonucu olmanın ötesinde bir anlama sahip gibi görünüyor. Siyasette bir iklim değişikliği de söz konusu.

OBAMANİA’DAN ‘ÇAY PARTİSİ’NE

Cumhuriyetçileri bile korkutan yükseliş

 

İki yıl önce bu zamanlar ABD seçmeninde, hatta dünya kamuoyunda, benim bu köşede Obamaniaolarak nitelediğim (gerek bizim gazetede, gerekse de genelde sosyalistler arasında kuşkuyla karşılanan) bir iyimserlik dalgası yükseliyordu. Zizekin, kuşkuyla yaklaşanlara karşı Sinizme kapılmayın, umuda bir şans verindediği bu iyimser beklentilere göre ABDde ilerici bir kabarış yaşanıyordu. Obama seçilecek, ABD siyasi coğrafyası ve uluslararası ilişkiler köklü bir biçimde daha demokratik, adaletli, eşitlikçi bir yönde değişecekti.

Aradan geçen zaman ne yazık ki Zizeki haklı çıkarmadı. Obama yönetimi tam anlamıyla bir düş kırıklığına, moral bozukluğuna yol açtı. İlerici dalga zayıfladı, giderek geri çekilmeye başladı. Bu sırada, sağda Cumhuriyetçi partinin geleneksel kanadını bile korkutmaya başlayan, sekter-gerici, popülist bir dalga şekillenerek yükselmeye başladı. Bu dalganın başını çeken Çay Partisi(İngiliz İmparatorluğuna karşı isyanı başlatan bir eyleme göndermeyle) adındaki sağ gruplar ve örgütler koalisyonu yapının adayları ön seçimlerde, Cumhuriyetçi Parti içinde, partinin geleneksel adaylarının önemli bir kesimini tasfiye ederek, kendileri aday olmayı başardılar. Böylece Demokratlar Mecliste ve belki de Kongrede çoğunluğu kaybederken, özellikle Mecliste Obamanın politikalarına karşı mücadele etmeye kararlı üyeleri içeren bir Cumhuriyetçi parti çoğunluğu şekillenmiş olacak.

Obamayı yargılayarak devirmeye kararlı görünen Çay Partisi üyelerinin, partinin geri kalanını da etkilemesi bekleniyor. Böylece oluşacak bir muhalefetin, Obama döneminde, sakatlanarak da olsa geçmiş olan sosyal güvenlik, sağlık reformları da olmak üzere birçok yeni yasayı geri çevirmeyi, Bush yönetiminin zenginlere yönelik vergi indirimlerini kalıcılaştırması, Obamanın göndereceği tasarıları bloke ederek, kararnamelerle yönetmeye zorlayarak kutuplaşmayı daha da güçlendirmesi bekleniyor.

New York Timesın aktardığına göre, Çay Partisiadaylarının bazıları, savunma, adalet, hazine gibi anayasal işlevleri olan bakanlıkların dışındaki, tarım, eğitim, iç işleri, konut ve kent geliştirme, ulaşım ve enerji gibi bakanlıkları tasfiye ederek daha saf bir yönetim yapısınaulaşmak istiyorlarmış.

Çay Partisihareketi yükselişinin enerjisini, dinci evanjelik gruplarla, federal hükümet düşmanı milis hareketiyle, neoconçevrelerle, İsrail yanlısı çevrelerle, petrol ve savunma sektörleriyle, silah lobisiyle, kürtaj karşıtı örgütlenmelerle, göçmen ve yabancı düşmanı ırkçı akımlarla çok yakın hatta organik ilişkilere sahip olmasından alıyor. Diğer bir deyişle mali ve toplumsal açılardan güçlü desteklere sahip bir hareket bu.

Financial Timesta Philip Stevensin işaret ettiği gibi, böyle bir yükselişin ABDnin dış politika reflekslerini, dolayısıyla uluslararası ilişkilerin iklimini de etkilemesi kaçınılmaz. Bu etkilerin, ABD dış politikasında, uluslararası ticaret alanında, (Çay Partisinin beyaz işçi sınıfı içindeki etkisi de düşünüldüğünde) korumacılıktan, Çine karşı dayatmacılıktan, Ortadoğuda İsraili destekleyen, İran, Hamas, Hizbullah üçlüsüne karşı sertlikten yana bir çizgiyi güçlendirecektir. ABDnin Küresel Isınma alanındaki uluslararası pazarlıklarda işbirliğine daha uzlaşmaz, Avrupa karşısında yeniden tek yanlı, dayatmacı yaklaşımlara geri dönmesi de söz konusu olabilir.

Ve maddi temelleri…

 

Demokrat Parti seçmeninin moral bozukluğu, siyasetten uzaklaşma eğilimi Çay Partisihareketinin yükselmesini kolaylaştırıyor, ama bu hareketin arkasında güçlü maddi dinamikler de var. Bunların başında ekonomik krizin aşağı orta sınıf ve işçi sınıfı üzerinde yarattığı yıkım geliyor. Krizin etkisiyle 2007den bu yana 6 milyon Amerikalı yoksulluk sınırı altına düşmüş, on yıldır durağan olan medyan gelir de yüzde 4.2 gerilemiş. (The Guardian12/10).

İşsizlik yüzde 10a yaklaşır, kredi kartları borçları ödenemez, medyan fiyatı yüzde 20 düşen evler morgıçborçlarını karşılayamaz hale gelir, milyonlarca insan evlerini kaybederken aşağı orta sınıfın, ABDde kendini orta sınıf olarak gören iş sahibi işçi sınıfının, esas olarak kredi köpüğüne dayanan yaşam tarzı (refahı) hızla dağılmaya başlamış. The New York Timesın bir araştırması, Kriz öncesi düzeye ne zaman dönebilirizsorusuna karşılık uzmanların 10-13 yıldan söz ettiklerini aktarıyordu. (12/10)

Krizin getirdiği bu yıkıntı üzerinde Obamanın hataları(!?), buna karşılık sağın bu hatalardan yaralanma başarısı, Obamanianın çökmesine neden oldu.

Walden Ballonun işaret ettiği gibi Obamanın en büyük taktik hatası, krizin sorumluluğunu, 1980lerde Reagan ve Thatcher hükümetlerinin yaptığı gibi, önceki hükümetin, Bush yönetiminin üzerine yıkmamış, paylaşmayı kabullenmiş olmasıydı. İkincisi, Obama, mali sermayeden emekçilerden yana tavizler kopartarak,1930ları New Deal Politikası gibi tüm ekonomiyi canlandırmayı, istihdam yaratmayı amaçlayan tedbirleri uygulamaya sokamadı. Obama, Bush yönetiminin, bankaları kurtarma programlarına yenilerini ekleyerek mali sektöre trilyon dolarlık kaynak aktarmaya devam etti hem de halkın büyük çoğunluğu krizden bunalırken

Bu iki adım, büyük moral bozukluğu, isteksizlik yarattı, Obamanın, partisinin faaliyetlerini canlandırarak, bu yolla toplumun geri kalanını eğitecek bir siyasi hareketlilik yaratmasının (bunu yapmak istedi de olmadı mısorusunu bir kenara koyuyorum) önünü kapadı.

Buhatalarkarşısında sağın çok etkili adımlar attığını gördük. Sağ, ekonomik krizin, işsizliğin faturasını Obamaya çıkardı, mali sektöre yönelik kurtarma paketlerine karşı çıkarken, aynı anda, sağ popülizmin federal devlet düşmanı duyarlılıklarından yararlanarak, sosyal sigortalar, sağlık reformlarına karşı, özgürlük”, “Sosyalizme hayırsloganıyla, Obamanın Hüseyin adını, rengini de işin içine sokarak, sosyalist olmakla suçlayarak, bir protesto hareketi geliştirdi. Bu hareket, küresel ısınma bağlamında petrol sermayesinin, genelde muhafazakâr kapitalistlerin mali desteğini de alarak kısa sürede güçlendi.

Newsweekin 1971de yaptığı, para ile siyaset arasında o kadar organik bir bağ var ki, bir reform beklemek, bir cerrahtan kendisine açık kalp ameliyatı yapmasını istemek gibi bir şeydir (Counterpunch 12/10) saptaması, Obama için de geçerli. O da düzenin içinden, dev şirketlerin, büyük bankaların mali desteğiyle seçildi, krizin pisliğini temizlemeye çalışırken, yükselen muhalefetin nefretini üzerinde topladı, sınıf mücadelesinde sağı, yapıyıhedef olmaktan kurtardı

CUMHUİYET – ERGİN YILDIZOĞLU

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.