Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
26 Ağustos 2010
NEDEN ‘HAYIR’ DEMELİYİZ

Değerli okurlar bir köşe yazarı arkadaşımız köşesinde Gözümüz aydın bir 12 Eylülümüz daha oldu demiştir. Birinci 12 Eylül 30 yıl önce idi

NEDEN ‘HAYIR’ DEMELİYİZ
Değerli okurlar bir köşe yazarı ar kadaşımız köşesinde "Gözümüz aydın bir 12 Eylülümüz daha oldu" demiştir. Birinci 12 Eylül 30 yıl önce idi; o günleri yaşayanlar bilir şehirlerde kurtarılmış bölgeler, faili meçhul cinayetler, şehir içi terör olayları sebebiyle her gün sağdan soldan gün de en az on tane Olmak uzere teröre dayalı ölüm haberleri ayni bu günkü şehit haberlerinde olduğu gibi vaka-i adiyeden olarak gazetelerin üçüncü veya dördüncü sayfalarında verilmeye başlanmıştı.
 
1982 ihtilali yapıldı ve tüm bu olaylar bıçakla keser gibi bitti… 1982 yılında önümüze konulan anayasa metnine olur verdik ve kabul edildi. Sonrası mı? işte bu günlere geldik. Bu gün de 1982 yılında kabul ettiğimiz ve bu güne kadar 17 kez değişikliğe uğraya uğraya yamalı bohçaya dönmüş olan anayasamızda dış odakların dayatmasıyla ve sadece AKP’nin parmak üstünlüğü sebebi ile ve de erk gücünü kullanarak ve bazı maddelerde de parmak üstünlüğünün yetmemesi sebebi ile yine yasalarımız gereği hazırlayıp onaylamamız için önümüze konulan ve dahi 1982 Anayasasının daha da belalısı olan bir Anayasa ile bu milletin bugüne kadar kazandığı tüm haklar gasp edileceği için!, Bir devletin hükümetinin dış odaklara boyun eğdiği olamaz demeyin değerli okurlar, geçtiğimiz iki üç yıl öncesindeki yaşadıklarımızı hatırlayınız, TBMM artan terör olaylarını önlemek için sınır ötesi harekat yapma iznini Mayıs ayında zar zor Genel Kuruldan geçiriyor.
 
Ancak ordusuna "Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir İleri" komutunu verecek iradeden yoksun olduğundan teyakkuz durumunda olan askerine bu komutu vermeyi Kasım ayında Amerika’ya yapacak olduğu seyahatin sonuna bırakan ve Şubat ayında karakışın ortasında şehit haberlerinin artması üzerine askerine sınır ötesi emri veren ve tam sonuç alınmak üzere iken yurt dışından alınan talimat gereği harekatı yarım bıraktırıp askerini geri çağıran zihniyet ayni zihniyet olduğu için, Bugüne kadar ANAYASA MAHKEMESİ ve DANIŞTAY’ın DUR dediği tüm belalar yasalaşıp Türk milletinin önüne geleceği için! Nedir Yargının ‘DUR’ dediklerine bir bakalım ve Türk halkının HAYIR oyuyla, neye HAYIR demiş olacaklarını sıralayalım:

Küresel sermayenin TOPRAKLARIMIZA; MADENLERİMİZE, SUYUMUZAel koymaya KANUNEN hak kazanmasına;….

Şu anda yasa dışı olarak ülkemizde faaliyet gösteren 350 yabancı maden şirketinin, tüm doğal kaynaklarımızı, suyumuzu, borumuzu, petrolümüzü ve neyimiz varsa hepsini YASAL OLARAK talan etmesine;…

Suriye sınırımızda Kıbrıs’ın 3 katı büyüklükteki mayınlı arazi ve altında yatan trilyonlarca dolarlık petrole israil’in el koymasına;…
 
Büyük bir çoğunluğu elden çıkarılmış olmakla beraber, henüz hala bizim olan, ağır sanayi işletmelerinin, limanların, KİT arazilerinin, pul parasına yabancı sermaye ve yerli işbirlikçilerine YASAL OLARAK peşkeş çekilmesine;…

Tekel işçilerinin can siperane direnişleri sonucu, Danıştay tarafından durdurulmuş olan 4C kölelik yasasının, tüm çalışanları kapsamasına;…

Tüm memurların, hükümet tarafından kurulan bir komisyonun oyuncağı haline gelmesine, dilencileştirilmesine, 9000 iş günü çalışıp, ölünce emekli olmaya;…
 
Meralarımızın, hazine arazilerimizin yabancılara tahsis edilmesine;…

‘Paran kadar sağlık’ politikasına, eczanelerin yok edilmesine ve istediği fiyata ilaç satmaya hazırlanan iç ve dış zenginlerin bizleri soyup soğana çevirmesine;…

Tarım ve hayvancılığın yok edilmesine;…
 
Danıştay tarafından satışı durdurulan, şeker fabrikalarının, tarım çiftliklerinin YASAL OLARAK satışının önünün açılmasına;…
 
Genetiği değiştirilmiş ürünleri sofranıza getiren küresel şirketlere; Unakıtan dahil ülkemizi yönetenler bir çok hükümet üyesi bakan, milletvekili ve cemaat liderlerinin çocuklarının milyon dolarla oynarken her dört gençten birinin işsiz kalmasına;…
 
Türk ordusunun Paralı askere dönüştürülme projesine;…

Güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan AB uyum yasalarına; 100 yıldır Batının elinde oyuncak olan tarikatlara, etnik ırkçı bölücülük yapan odaklara;…

Deniz Feneri gibi kurumların, insani duygularımızı sömürenlerin ve yargılanmalarının önün açılmasına; bu odakların haksız elde ettiği kazanç ve gelirlerin istirdat edilerek millet hizmetine sunulmasına;…
 
HAYIR demek tüm bu saydıklarımıza HAYIR! YETER! DUR! demektir!.

Büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un "İstiklal Marşında" "Medeniyet Denen Tek Dişi Kalmış Canavar" olarak vasıflandırdığı Avrupa ve Amerika’dan yükselen sesler, koro halinde ‘EVET demektedir. Pentagon, Washington, Brüksel, israil, Barzani ‘EVET demektedir.

Bunların arkasındaki bütün planlar Türkiye’yi işgal planıdır. Fethullah Gülen, Pensilvanya’dan: "Değil sadece kadını erkeği, çoluğu çocuğuyla hatta imkan olsa mezardakileri bile kaldırıp ‘evet’ oyu kullandırmak lazım" demiştir. Bizler de toprak altında yatan şehitlerimizi kaldırırsak ne olacağını düşünemiyor herhalde… Abdullah Öcalan, Kandil ve BDP, referandumu boykot’ görüntüsü altında "evet" propagandası yapmaktadır.

AKP, her gün şehit cenazesi kalkarken terör örgütüyle aynı safta yer almamak için BDP’yi ‘boykot’ etmeyi uygun görmüş, fakat dağdan indirdikleri ısmarlama teröristleri törenle karşılamıştır. Bilinmelidir ki, BDP’nin sandık başına gitmeme kararı da zımnen evet demektedir.

Bu sebeple değerli okurlar işte tüm bu rezilliği önlemek için, tüm yasal haklarımızın, küresel çete emriyle ve iktidar eliyle gasp edilmesine, konuşma, düşünme, yazma hürriyetimizi kaybetmeye,, izlenmeye, dinlenmeye, fişlenmeye;… HAYIR demeliyiz.

Yargıçların bir parti tarafından atandığı ve bir partili olarak vatandaşı yargıladığı bir düzenin kurulmasına; insan hakları, Demokrasi Özgürlük çığlıklarıyla tüm haklarımıza el konulmasına Hayır demeliyiz. Değerli okurlar biliyoruz ki her gecenin bir sabahı var. Ve bu sabah yakın, yeter ki siz oylarınızı vicdanınızın sesini dinleyerek ikinci kurtuluş savaşı için kullanınız. Sağlıklı ve hayırlı günler diler saygılarımı sunarım.

KAYNAK: ANADOLUNUN SESİ -ULUSAL AYLIK GAZETE / M.NURİ YILDIRIM

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.