Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
15 Nisan 2011
NE BİÇİM İŞÇİ ULAN BUNLAR!

Tekel işçilerinden söz ediyorum. Hani şu Ankara’da, kışın ayazında havuza atılan, gözlerine biber gazı sıkıldıktan sonra kafası gözü yarılan işçilerden; ama özellikle bugünlerde Samsun’dakilerden.

NE BİÇİM İŞÇİ ULAN BUNLAR!

       Tekel işçilerinden söz ediyorum. Hani şu Ankara’da, kışın ayazında havuza atılan, gözlerine biber gazı sıkıldıktan sonra kafası gözü yarılan işçilerden; ama özellikle bugünlerde Samsun’dakilerden.

       Anlamıyorlar ciğerim; bu adamlar iyilikten anlamıyorlar!

       Bırak biber gazını, bunları plastik mermi bile kesmez; basacaksın gerçek mermiyi birkaç tanesine, bak bakalım bir daha pislik yapabiliyorlar mı!

       Nedir birader bu!

       Tekel’in 6 sigara fabrikası 2008’de British american Tobacco firmasına 1 milyar 720 milyon dolara satıldı; özelleştirildi yani. Bu fabrikalar; Samsun, Tokat, Malatya, Adana, Maltepe, Bitlis’teydi.

       Bu tutar, bu fabrikaların aşağı yukarı 3 yıllık kârı civarındaydı.

       Bugünlerde kendini amorti etti yani; bugünden sonrası net kâr!

       Devlet, bundan böyle kârın tamamı yerine vergisini alabilecek sadece; gerisi İngiliz-amerikan ortaklığının cebine gidecek.

       Ben hiç yemedim; ama yiyen dostlar, “ballı börek”in bayağı lezzetli olduğunu söylüyorlar!

       Bu fabrikaların sadece üzerine konut yapılabilecek arsalarının bedelinin en az 4-5 milyar lira civarında olduğu söyleniyor!

       Ulan canım gerçekten ballı börek çekti be!

       İyi de, yiğidi öldür hakkını yeme ciğerim!

       Vogue, Kent, Pall Mall, Viceroy, Tekel 2000, Samsun 216, Maltepe, Y.Harman…

       Herifler üretiyorlar kardeşim!

       Tekel işçileri gibi yan gelip yatmıyorlar!

       Adamlar, kendi ifadeleriyle; “180 ülkede faaliyet gösteren, büyük ve global bir grubun parçaları. Türkiye’nin 2. en büyük hızlı tüketim ürünleri şirketi. Liderliğe giden yolda azimle büyüyor ve başarılarını tüm çalışanlarıyla paylaşıyorlar”; bu arada, çalışanlarını ara sıra polise dövdürmüşler, gözlerine biber gazı sıktırmışlar, 4-C kapsamında güvencesiz çalıştırmışlar çok mu!

       Bugün 100’den fazla ülkede tütün yetiştiriliyor. En yüklü üretimi Çin yapıyor ve onu amerika, Brezilya, Hindistan, Zimbabve ve Türkiye izliyor. Dünyada 6. sıradayız yani. Tütün bitkisinin bir özelliği var; toprak kalitesi yüksek olmayan ortamlarda da yetiştirilebiliyor; bu nedenle dünya genelinde birçok çiftçinin tercihi.

       Tüm bu malumatfuruşluktan sonra, sıra esas soruya geliyor:

       Madem bu iş bu kadar cazip, bu fabrikaları bu İngilizlere ve amerikalılara neden satıyorsun babam?!.

       Özelleştirme ciğerim…

       Liberalleşme.

       Hani serbest piyasa falan.

       AKP’nin antiemperyalist uygulamaları yani…

       Yine içimi çekmeye başladım; müsadenizle biraz ara verip kendime geleyim…

       Bugün (13 Nisan 2011) gazetelerin iç sayfalarında kaybolan kısacık ve önemsiz(!) haber aynen şöyle:

       “Samsun’un Ondokuz Mayıs İlçesi’ndeki British american Tobocco (BaT) firmasına ait sigara fabrikasına, savcılığın talimatı üzerine önceki akşam çok sayıda polis sevk edildi. İşçilerin direnişte kararlı olduklarını belirtmeleri üzerine polis, müdahale edeceğini duyurdu. Önce çadırlarda bekleyenlere gaz bombalarıyla müdahale eden polis, ardından fabrikaya girdi. Sert müdahale sırasında çok sayıda kişi gazdan etkilenirken, 4 kişi fenalanarak hastaneye kaldırıldı. Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, durumun kabul edilemez olduğunu belirtti.” 

       Mustafa Türkel kim bilmem; ama çok sağlıklı düşünebilen biri olmadığı ortada!

       Sahip çıksana amelelerine ciğerim!

       Amerikan ve İngiliz müttefiklerimizle Libya’nın Müslüman halkına saldırmakta olduğumuz bu mübarek günlerde, işçilerin böyle bir direniş yapmaya ne hakkı var!

       Üç-beş kişiden oluşan bu ayak takımı hangi cüretle dünyanın 180 ülkesinde faaliyet gösteren büyük ve global bir grubun parçasını böyle rahatsız edebiliyor! Adamlar, “Liderliğe giden yolda azimle büyürken başarılarımızı tüm çalışanlarımızla paylaşıyoruz!” derken yalan mı söylüyorlar yani!

       Dudak uçuklatan kârı paylaşmıyor olabilirler; ama başarılarını tüm çalışanlarıyla paylaşıyorlar işte, daha ne istiyorsunuz!

       Mustafa Türkel Başkan bunu bilmiyor mu da amelelerine sahip çıkamıyor!

       Adamı hasta etmeyin hemşerim!

       Mustafa Türkel kardeşim hot zot ediyor, ama şunu gözden kaçırıyor:

       Tekel’in içki bölümündeki 17 fabrika, 292 milyon dolara Limak-Nurol-Özaltın ortaklığına satılmıştı. Bu girişimci kardeşlerimiz, bu fabrikaları birkaç ay sonra amerikan firmasına 950 milyon dolara sattılar.

       Matematiğim pek kuvvetli değildir, ama 950 – 292 = 658 hesabını yapamayacak kadar da değil.

       Birkaç ay içinde 658 milyon dolar kâr!

       Hadi size manidar bir ayrıntı daha vereyim:

       Bu özelleştirmeden hemen önce, bu fabrikalarda çalışan işçilerin kıdem tazminatları da sıfırlanmıştı, iyi mi! (Hani Ankara’da gözlerine biber gazı sıkılan şu ayak takımından söz ediyorum.)

       Ne yani; Mustafa Türkel kardeşim, bu özelleştirmeleri yapan AKP’den daha mı iyi biliyor bu meseleleri!

       Sahi; AKP kurulmadan önce her Cuma çıkışında amerikayı telin edip o çok yıldızlı bayrağı yakan guruplar şimdi neden bu uygulamayı Samsun’daki bu ayaktakımını telin etmek için yapmıyor?!. Halkımızın mutluluğu için ter döken global şirketleri böyle üç beş ayaktakımına ezdirmek antiemperyalist mücadeleye yakışıyor mu!

       Bu amelelere kimse haddini bildirmeyecek mi arkadaş!

       180 ülkede faaliyet gösteren bu güzide kuruluşu korumak hepimizin görevidir!

       Adamlar ta amerika’dan, İngiltere’den kalkıp gelmişler, Türkiye kalkınsın, serbest piyasa işlerlik kazansın, özelleştirmeler başarıya ulaşsın diye ter döküyorlar; daha ne istiyoruz!

       Daha doğrusu, efendi efendi çalışmaları gereken bu işçi kardeşlerimiz daha ne istiyorlar!

       Bu işçi kardeşlerimiz bilmiyorlar mı ki onlar bizim canlarımızdır; ne yapıyorsak onların iyiliği için yapıyoruz!

       Biz işçilerimizi amerikan ve İngiliz emperyalizmini ezdirmeyiz hemşerim!

       Kendimiz ezeriz!

       Yaşasın 180 ülkede faaliyet gösteren global grupların kardeşliği; yaşasın özelleştirmeler, yaşasın AKP’nin antiemperyalist duruşu…

       Ne içinizi çekip duruyorsunuz ciğerim?!.

       Bu antiemperyalist ilgiyi kıskandınız mı yoksa!

       Biraz sabretmeyi öğrenin!

       Bugün Samsun’daki işçilere, yarın size!

       Sırayla bu işler!

       Hazmettire hazmettire!

       Öyle hepsi birden olur mu!

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.