25 Şubat 2013
MUSTAFA KEMAL’İN İŞÇİLERİ
BMC işçileri de bu kararlılık ve haklılık içinde yürüdüler. Türkiye’ye bir çok şey anlattılar ve öğrettiler. Tekel işçilerinin hareketinde olduğu gibi üretimin, çalışmanın, doğruluğun, emeğin, haklılığını gösterdiler.
İzmir’den kalkıp iki kol halinde İstanbul ve Ankara’ya yürüyen 1.600 kişilik BMC işçileri yollarda bu sloganı atıyorlar. Heyecan verici oluşu yanında teorik olarak da çok anlamlı bir slogan. Özelleştirmelerle elden çıkan fabrikalar, Mustafa Kemal’in ekonomik dehasıyla cumhuriyet döneminin yıldızları olarak parlamışlardı.
Özelleştirmelerle hepsini kaybettik ve bunlardan gelen para çar çur edildi. Ya iktidarın lüks ve saltanatı için yahut da IMF’ye ödenecek sanal borçlar için. Oysa cumhuriyet o fakir halinde bile Osmanlı borçlarını kendi geliri ve ekonomik politikalarının verdiği imkanlarla ödemişti.
BMC işçileri, 10 aydır aylıklarını alamıyorlarmış. Bu yürüyüşten sonra bu aylıkların yarısı tutarındaki para bankaya yatırılmış. Böyle oluyor işte, ağlamayan çocuğa meme vermiyorlar.
5 günlük bir yürüyüştü. Arada molalar vererek ve kendilerini destekleyen halktan ve işçi teşkilatlarından destek alarak bir kol İstanbul’a, bir kol Ankara’ya ulaştı. Hep aynı slogan “Mustafa Kemal’in işçileriyiz!” Bu slogan kapitalizme baş kaldırının Türkçesidir. Böyle bir yürüyüş 91’de Zonguldak’tan Ankara’ya doğru yapılmıştı. Yarıda kaldı ama dünya işçi tarihinde parlayan bir yıldız olarak yerini aldı. Çok yakın bir süre sonra hükümet de düştü. İlk defa 1831 Lion’da dokuma işçileri bayraklarına: “Yaşamak için çalışmak zorundaysak, savaşmadan ölmeyeceğiz” şiarını kazımışlardı. 70’li yılların sonuna kadar işçi sınıfının örgütlülüğü Türkiye’de de devam etti.
1980 darbesiyle işçi hareketi sessizliğe gömülmüştü. 1986’da Netaş grevi ile işçiler bu sessizliği bozdularsa da büyük hareketler olmadı. 1991’de Zonguldak’taki 100 bini aşan 4 günlük yürüyüşe kadar. 1848 yılından beri iş ve yaşam koşullarının düzeltilmesi için uğraşan maden işçileri ilk grevlerini 1908’de yapmışlardı. 1965’e kadar iş koşullarının düzeltilmesi için bir çok eylem düzenlediler. 1969’da Alpagut’ta çalışan işçiler, ödenmemiş ücretlerini almak için maden ocaklarını işgal ettiler. 15 gün süren bu eylemden sonra isteklerini kabul ettirdiler.
Bu arada maden ocakları küçültülmek ve kapatılmak istendi. Neoliberal politikalar sonucu özelleştirme dalgaları yayıldı. İngiltere’de de maden işçileri hükümeti düşürecek büyük grevler yaptı.




















































































