Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
07 Temmuz 2010
MEMURA KAŞIĞIN UCU,RANTİYEYE BOL KEPÇE…

ABD finansında patlayan küresel krizin ateşini söndürmek için devlete davet çıkaran ülke burjuvazileri, sorunlarına tam da çare bulamamışken ülke bütçeleri büyük açıklar verdi ve bu “itfaiyecilik” iktidardaki hükümetlere ciddi borç yükleri getirdi.

MEMURA KAŞIĞIN UCU,RANTİYEYE BOL KEPÇE…

ABD finansında patlayan küresel krizin ateşini söndürmek için devlete davet çıkaran ülke burjuvazileri, sorunlarına tam da çare bulamamışken ülke bütçeleri büyük açıklar verdi ve bu itfaiyecilik iktidardaki hükümetlere ciddi borç yükleri getirdi. Özellikle kamu maliyesi zaten gevşek olan AB ülkelerinde bütçe açığı ve kamu borç yükü, bu ülkeleri kemer sıkmaya yani hemen mali disiplinlere, açık-örtülü mali kurallar uygulamaya yöneltti. MALİ disiplin, mali kural uygulamak, söylendiği ve yazıldığı kadar kolay değil tabi. Fatura, sonuçta bir sınıfa çıkıyor. Açıkları daraltmak, borç yükünü normalleştirmek için bütçedeki vergi ve harcamalarla ayar yapıyorsunuz, yani bir sınıftan alarak bir diğerinin sorununu çözüyorsunuz. Bekleneceği gibi ekonomik olarak güçsüz ve daha az örgütlü alt ve orta sınıflar, bu ayarda okkanın altına gidiyor ya da gitmemek için sokağa dökülüyorlar, dökülmeye de devam edecekler. 

Türkiye kapitalizminin küresel yangından, reel sektör üzerinden paçasının alev alması karşısında, 2009 boyunca AKP iktidarı IMF kontrolünde yıllardır uyguladığı mali disiplini bir yana bıraktı, gevşetti. Vergi ayağında, ÖTV-KDV indirimleri ile piyasadaki kurumayı önlemeye çalıştı. Harcamalar ayağında da mal ve hizmet alımlarıyla, ulaştırma, sulama kamu yatırımlarıyla yine kuraklığı önlemeye çalıştı. Tabii ki bunun sonucunda 2009da bütçe açığı 52 milyar TLyi geçerek milli gelire oranı yüzde 5.5a çıktı. Kamu borç yükü 309 milyar doları buldu ve milli gelire oranı yüzde 49a yaklaştı. Bu boyutlar 2010 ilk çeyreğinde pek değişmiş değil.

2010’a girerken, 2009daki mali gevşemeye devam edilmeyeceği, bunun için de orta vadeli plan hedefleri belirlendiği; dış finansörlere de IMF çıpası niyetine mali kural uygulanacağı ilan edildi. Yani bir yasa hükmü olarak ne kadar bütçe açığı, ne kadar borçlanma yapılacağı önceden belirlenecek ve onun ötesine taşılmayacaktı. Kolay mı? Hele kriz şartlarında, bunu denemek mümkün mü? MALİ kural, TBMMde tartışılacak. CHPnin bir konsept olarak mali kurala nasıl yaklaşacağı merak konusu.

2010’un ilk çeyreğinde kamu harcama performansı, AKP iktidarının 2009daki krize karşı önlem ve harcama çizgisini tekrarlamamakla beraber, izlemeye başladığı iddia edilen mali disiplini de kamu çalışanları üstünden ve kamu yatırımlarını kısarak yaptığını, buna karşılık taşeronları ve rantiyeleri üzmeyecek bir tutum içinde olduğunu gösteriyor.

Kaynak: TÜİK Milli gelir veri tabanı

AKP iktidarının, 2010 ilk çeyreğinde kamu yatırımlarını iyice azalttığı ve milli gelirdeki payını yüzde 2.3e kadar gerilettiği görülüyor. Buna karşılık iktidar, milli gelirin yüzde 4.6sını bulan mal ve hizmet alımlarıyla iç tüketime destek vermeye devam etti. AKP iktidarı, kamu çalışanlarının maaşlarına gelince elini sıktı. Kamu çalışanlarına ödenen maaş ve ücretler 2009 ilk çeyreğinde milli gelirin yüzde 6.1i iken, milli gelir pastasının yeniden büyüdüğü 2010un ilk çeyreğinde yüzde 5.5e düştü. Bu sürede kamu çalışan sayısı arttıysa, kayıp daha da büyük demektir. Yani kamu çalışanları geçen yılın aynı dönemine göre, en az 1 puan reel gelir kaybına uğramıştır.

Yatırımda ve maaşlarda uygulanan mali disiplin, faize gelince de pek çalışmıyor. İlk 5 ayın bütçe harcamaları, 2008’de 19.5 milyar TL olan faiz giderlerinin 2009un 5 ayında 26 milyar TLyi geçtiğini, bu yıl ise 24.2 milyar TL olduğunu gösteriyor. Bu, bütçede faizin payının hâlâ yüzde 21.5 olduğunu gösteriyor. Yani 3 milyon kamu çalışanı bütçeden yüzde 23.5 pay alırken bir avuç iç ve dış rantiye bütçenin yüzde 21.5ini alıyor.

Özetle, bütçe sıkı tutuluyor gibi görünse de sıkılık çalışanlara. Bütçe harcamalarından kamu çalışanlarına kaşığın ucuyla verilirken devlete mal ve hizmet satan firmalara, taşeronlara, devlete borç veren rantiyelere bol kepçe ile dağıtılıyor.

CUMHURİYET – MUSTAFA SÖNMEZ

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.