Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
28 Nisan 2017
MAL BULMUŞ MAĞRİBİ

1 Mayıs’a sayılı günler kala, 1 Mayıs’tan başka ne yazılabilir ya da 1 Mayıs’la ilgili ne yazılabilir diye düşünürken, sendikal hareketin makus kaderini yazmaya karar verdim.

MAL BULMUŞ MAĞRİBİ

1 Mayıs’a sayılı günler kala, 1 Mayıs’tan başka ne yazılabilir ya da 1 Mayıs’la ilgili ne yazılabilir diye düşünürken, sendikal hareketin makus kaderini yazmaya karar verdim. 12 milyon işçinin 1 milyon 546 bin 565’i sendika üyesi. Çalışma Bakanlığı Ocak ayı istatistiklerinde bu rakamı veriyor. Hükümetle dirsek teması olmayan sendikalar üye yapabilmek için adeta deveye hendek atlatıyorlar. Sendikalar varlıklarını korumak ve sürdürmek için üye yapmak zorunda ama işçiler yasal haklarını bile kullanabilmek, kayıt altında, güvenceli çalışabilmek için sendikalı olmak zorunda.

Maalesef ki ülkemizde sendika üyesi olmak yasal olarak bir hak olmasına karşın, fiilen yasadışı olarak kabul gören bir durum. İşverenlerin büyük çoğunluğu bu hakkı kullandırmamak için ellerinden geleni yapıyor, hükümetlerse yasaya konulan maddeyi ihlal eden işverenin sadece küçük bir tazminat ödeyerek, bu işten sıyrılmasını seyrediyor. Üstüne bir de kıdem tazminatı hakkını işçilerin çoğu alamıyor diye var olanı da yok etmeye çalışıyor. Tüm bu görünür, görünmez engellere rağmen örgütlenmek, başarıdır.
 
Sendikalar üyeleri olursa var! Bunu sağlamak her zaman kavgayla olmuyor. Kabul etmek gerekir ki, bazı işverenler sendikal örgütlenmeye engel değil, destek oluyor. Bu bir de ulusal sermaye ise o zaman değeri daha da artıyor. Ya da tam tersi olabiliyor; büyük ulusal şirketlerin sendikal örgütlülüğü engellemek için türlü türlü yollara başvurduklarını görüyor, yaşıyoruz. Sendikaların her iki işverenle aynı ilişkiyi kurması mümkün değil. Hiçbir sendika 50 yıldır örgütlü olduğu, ciddi sorunlar yaşamadığı işletmeyi hedef almaz, varlığına zarar vermez. Sendikalar zarar vermek için değil, önce üyelerinin ve bununla bağlı olarak da işletmenin ve ülkenin çıkarlarını savunmak için çalışır. Aksini iddia etmek, ancak bilgisizlikle olur. Kapitalist üretim ilişkileri içerisinde sendikal yapılar, işçiye gelecek zararı güçleri oranında engeller veya azaltır. Sendikal yapılara gerçek görevleri dışında görevler atfetmek veya tavırlar beklemek gerçekçilikten uzak, maksatlı saldırılar olur. Sonuç alır mı, bence alamaz.
 
Sendikal hareket de diğer toplumsal hareketler gibi hep bu hareketlerin dışındaki gruplar tarafından sahiplenildi. Genellikle de kendisine bile faydası olmayan siyasi gruplar, dergi çevreleri, hayattan kopuk olmaları dolayısıyla, sendikalara varlık nedenlerinin üstünde misyon biçip, yargıladılar. Onlara göre sendikalar devrim yapmalıydı. Tekel işçilerinin Ankara’da hükümeti devirmesini beklediler. İşçiler evlerine dönünce, sendika başkanı karşı devrimci, hain oldu. Oysa o koca koca kurumlar satılırken, özelleştirmeye sessiz kalanlar hiç görülmedi. Daha çok işçiye önderlik eden, yerinde ve zamanında eylem yapanlar hedef alındı.
 
Bugün de aynısı yapılıyor. Varlıkları, yoklukları bir olan gruplar, referandumun sonucunun sorumlusunu buldu. Pınar işvereni ve bu işletmelerde 50 yıldır örgütlü Tekgıda-İş Sendikası. Pınar fabrikalarına, üyesi olan işçiler ve ülke ekonomisi için sahip çıkan, ÇAYKUR ve TEKEL mücadelelerinin mimarı ve önderi olan, son yıllarda uluslararası şirketlerde dahi Türkiye’nin en yüksek TİS’lerine imza atan sendika, birden “Sarı” oldu. Referandum geçti ve bundan sonrasında siyasi olarak “Ne yapılabilir”i değil, “‘Evet’çi hangi patronu batırabiliriz”i konuşur olduk. Batırılmak istenen ve boykot edilen hiçbir kurum patronlarının değil, bu ülkenin ve çalışanlarındır. Batarsa sadece patronları iflas etmiş ya da zarar etmiş olmaz. Bu bir akıl tutulmasıdır.
 
Rize’de belediye tarafından kent meydanındaki Atatürk heykeli kaldırıldığında, ÇAYKUR’u protesto edenlerin sonra “ÇAYKUR satıldı” diye kıyameti kopartmaları kadar da tutarsız bir tavırdır. Üretimin karşısında olup, işçi sınıfının haklarını savunduğunu söyleyen sahtekardır. Ama siyasi tercihler karşısında ekonomik gücünü kullanmak da bir o kadar sahtekarlıktır. Burada tutarlı olan tek kurum Tekgıda-İş Sendikası’dır. Sosyalist olmak üretimin ve örgütlenmenin yanında olmayı gerektirir; baltalamayı değil. Mal bulmuş mağribi gibi “Sarı sendika” yaftasını atanlar bu işten kazançlı çıkamaz. Sadece bilenleri güldürürler.
DİĞER HABERLER
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Bu sabah saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve ne yazık ki çevre illerde de şiddetli etkisini gösteren 7.4 büyüklüğündeki deprem felaketinde can kayıplarımızın olması hepimizi derinden üzmüştür.

12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI
12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 30 Ocak 2023 tarihli raporunda, Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin mevzuat düzenlemeleri ile 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin hukuki çerçeve sunulmuştu.

ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM
ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM

Sendikamızın eğitim anlayışı tabandan en üst yönetim kademelerine kadar düzenli eğitimlerdir.

BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?
BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye ve Türk toplumu hakkında kitap veya makale yazan yabancıların çok büyük bölümünün gerçeklikle ilgisi alakası yoktur.