Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
11 Aralık 2012
KÜRESEL EŞİTSİZLİK VE GELİR PAYLAŞIMINDA ADALETSİZLİK

Küresel eşitsizlik ve yoksulluk hüküm sürerken adaletten, barıştan, vicdandan söz etmek mümkün değil.

KÜRESEL EŞİTSİZLİK VE GELİR PAYLAŞIMINDA ADALETSİZLİK

Küresel eşitsizlik ve yoksulluk hüküm sürerken adaletten, barıştan, vicdandan söz etmek mümkün değil.

Dünyada 1 doların altında geçinenlerin sayısı 1987’de 1.2 milyar iken bugün 1.5 milyara ulaşmış, 2015 yılında ise 2 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bugün dünya nüfusu 7 milyara yakın. Yoksul sayısının dünya nüfusuna oranı % 20. 2015’te dünya nüfusunun 8 milyar olacağı tahmin edilmektedir. Bu durumda yoksul nüfus oranı 25’e çıkacak.

Dünyanın zengin ülkelerinde yaşayanların yüzde 20’lik zengin kesiminin geliri, yoksul ülkelerde yaşayan yüzde 20’lik kesimin gelirinden 1960’ta 30 kat fazla iken 1997’de bu 74 kat, bugün ise yaklaşık 100 kata ulaşmış durumda.

Dolayısıyla bu denli yoksulluk varken toplumların sömürülmemesi, ucuz asker olmaması, savaşlara ve iç karışıklıklara düşmemesi mümkün değil.

Dünyanın dengesi için umut bağladığımız Çin’in bu büyüme hızını istikrarlı biçimde devam ettirdiği takdirde bir asır sonra ancak ABD gelirine ulaşacağı öngörülmektedir.

Bu zenginlikte eşitsizlik ve yoksullukta çaresizlik ABD’yi şımartmakta, dünyayı yöneten ve sömüren ülke olarak tarih sahnesinde kötü oyun oynamasına sebep olmaktadır.

Ülkemizde durum ise hiç de iç açıcı değildir. 2011’de günlük harcaması 4.3 doların altında bulunan nüfusun oranı yüzde 2.79’dur. Ağustos 2012 dönemi itibarıyla işsiz sayısı yaklaşık 2.5 milyondur. İşsizlik oranı ise yüzde 8.8’dir. (Geçen yılın aynı dönemine göre binde 4’lük bir azalış olması ile sevinmeyelim.)

En zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 46.4’ünü alırken, en az gelir elde eden ilk yüzde 20 ise yüzde 5.8 pay alıyor. Nüfusun yüzde 60’ı toplam gelirden ancak yüzde 31.7 pay almaktadır. Görüldüğü gibi en zengin yüzde 20, nüfusun yüzde 60’ından yüzde 14.7 daha fazla gelir elde etmektedir. Aslında borçlanarak sağladığımız refahın neredeyse yarısını nüfusumuzun 1/5’i alıyor.

İnsan hakları tüm insanların yararlandığı hakları kapsar; bu haklarla insanın saygınlığının ve insanlar arasındaki eşitliğin tanınması sağlanır. Peki bu küresel eşitsizlikle ve yoksulların artmasıyla mı insan hakları sağlanacak? Hayır, insan hakları kâğıt üzerinde kalıyor. Zenginlerin yaratılan gelirden daha fazla pay almasını sağlamak için savaşlar yapılıyor, ajanlar o ülkeden bu ülkeye cirit atıyor, iç karışıklıklar yaratılıyor, insan hakları ayaklar altına alınıyor.

ABD zenginliğine zenginlik katsın diye Ortadoğu perişan edilirken, bizim ülkemizde de milli refleks göstererek küresel eşitsizliği vurgulayan yurtseverleri hapishanelere atarak önündeki engelleri ortadan kaldırıyor. Bunun yapılmasına da yoksul, yaşam derdine düşmüş ve muhafazakâr halkımızın istismar edilen oyları ile iktidara gelenler en ateşli biçimde aracılık ediyor.

Ancak unutulan bir şey var: Haksızlığa uğrayanların evrene gönderdikleri enerjinin nasıl bir maddeye dönüşeceği!

Sevgi ve barıştan uzak bir yaşamı insanlık için reva gören Amerika ve de onun yörüngesinde olanlar evrendeki bu enerjiden nasiplerini almayacaklarını düşünmesinler!

Aydınlık ve barış dolu bir evren yaratmak ve küresel eşitsizlikten kurtulmak için öncelikle bizim ülkemizde önemli adımlar atmalıyız. Bilim, akıl, sevgi ve vicdan için yatağımızdan kalkmalı, evreni kucaklamalıyız. Tüm insanlar için…

DİĞER HABERLER
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Bu sabah saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve ne yazık ki çevre illerde de şiddetli etkisini gösteren 7.4 büyüklüğündeki deprem felaketinde can kayıplarımızın olması hepimizi derinden üzmüştür.

12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI
12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 30 Ocak 2023 tarihli raporunda, Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin mevzuat düzenlemeleri ile 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin hukuki çerçeve sunulmuştu.

ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM
ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM

Sendikamızın eğitim anlayışı tabandan en üst yönetim kademelerine kadar düzenli eğitimlerdir.

BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?
BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye ve Türk toplumu hakkında kitap veya makale yazan yabancıların çok büyük bölümünün gerçeklikle ilgisi alakası yoktur.