KÜÇÜK HESAPLARI BIRAKALIM BİRLİK OLALIM
´Bazı konfederasyonlar; işçi sınıfının birliğini, beraberliğini yaratmak yerine, günler öncesinden kutlama alanı tartışmalarına zemin hazırlamışlardır. 1 Mayıs´ta aslolan, işçi sınıfının birliğinin sağlanmasıdır´
1 Mayıs; ülkesi, milliyeti, siyasal görüşü, dini, mezhebi, mesleği cinsiyeti, yaşı ne olursa olsun bütün işçilerin ekmek-barış-özgürlük ve demokrasi için birlikte mücadele ettikleri günün adıdır.
1 Mayıs; sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için, taleplerimizi haykıracağımız, işçi sınıfının özgürlüğünü kazanması ve temel haklarının kabul edilmesi uğruna verilen mücadelelerde yaşamını yitirenleri anacağımız ve sınıfın dayanışma gücünü pekiştireceğimiz günün adıdır.
1 Mayıs; evrensel demokrasi tarihinde hak ve özgürlük tarihinde diktatörlere, otoriterlere, sermayeye ve baskıcı güçlere karşı can verenlerin ruhudur.
1 Mayıs; tüm emekçilerin güçlerini birleştirdiği, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günüdür.
Bu nedenle 1 Mayıs; herhangi bir partinin, sendikanın, konfederasyonun ne tekelindedir ne de sadece onların bayramıdır.
1 Mayıs’a bakışımız bu evrensel çerçevede olmalı, büyük fotoğrafı görüp ayrıntıda boğulmamalıyız.
Bu ülkeyi yönetenler; işçi sınıfının omuz omuza birlikte mücadele etmesini, birlikte davranmasını istemedikleri için, her dönem 1 Mayıs’ları özünden saptırmak için suni tartışmalar yaratmışlardır. Bu sene de bu oyun bir kez daha sahnelenmistir.
Bazı konfederasyonlar; işçi sınıfinin birliğini, beraberliğini yaratmak yerine, günler öncesinden kutlama alam tartışmalarına zemin hazırlamışlardır.
Yine bu Konfederasyonlar, iktidarın alan tartışmaları yaratarak 1 Mayıs’ı terörize etme ve işçi sınıfını ayrıştırmaya yönelik tavrı karşında dik duramamışlardır.
Bu konfederasyonlar sınıfın birliğini yaratmak için mücadele etmek yerine, adeta yaratılan bu sürece çanak tutmuşlardır.
1 Mayıs’ta aslolan, işçi sınıfının, birliğinin sağlanmasıdır. Çünkü, işçi sınıfının birliğini savunmak, aynı zamanda işçi sınıfının sorunlarını daha güçlü bir şekilde dile getirmenin de ilk adımıdır.
Bırakınız İstanbul’u, her ilde böllünmüş bir işçi sınıfı yapısıyla hangi meydanda hangi sözü, hangi sorunu söylerseniz söyleyin sözünüzün ağırlığı olmaz. Sonuçta kaybeden, işçi sınıfı; kazanan da iktidarlar ve egemenler olur.
Bu nedenle tüm konfederasyonlar, kendi küçük hesaplarını bir tarafa bırakıp, bugünden 2015 yılı 1 Mayıs’ını her ilde, birlik içinde ve daha güçlü bir şekilde "kutlayabilmek" için çaba harcamalıdır.




















































































