Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
15 Şubat 2010
KÜÇÜK FATMA BABASINA SESLENDİ: ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK

62 gündür eyleme devam eden Tekel işçilerine çocukları da mektuplarla destek veriyor. Adıyaman´dan dördüncü sınıf öğrencisi Fatma Deniz Arslan mektubunda, babasına ve diğer işçilere ´Ölmek var dönmek yok, yiğitler hakkınızı almadan dönmeyin´ diye seslendi

KÜÇÜK FATMA BABASINA SESLENDİ: ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK

Kamber Arslan, “Kızımın mektubu beni cesaretlendirdi. 9 yaşındaki Fatma halimizi anlıyor da Başbakan anlamıyor” dedi.

 

62 gündür eyleme devam eden Tekel işçilerine çocukları da mektuplarla destek veriyor. Adıyaman’dan dördüncü sınıf öğrencisi Fatma Deniz Arslan mektubunda, babasına ve diğer işçilere ‘Ölmek var dönmek yok, yiğitler hakkınızı almadan dönmeyin’ diye seslendi

 

 

 

ANKARA – Tekel işçilerinin direnişi 62’nci gününü doldururken, direnişçi işçilerin hikayelerine yenileri ekleniyor. 62 günde babalarını en fazla dört kez gören çocuklar, baba ve annelerine yazdıkları mektuplarda, hem özlemlerini belirtiyor, hem de direnişe destek oluyorlar. Babasına Adıyaman’dan mektup yazan ilköğretim 4. sınıf öğrencisi Fatma Deniz Arslan, “Ölmek var dönmek yok, yiğitler hakkınızı almadan dönmeyin” derken, Büşra Gümüş ise, “Babam özürlü haliyle Ankara’ya gidiyor. Keşke ben de gidebilsem” diye seslendi.

Tekel işçileri, Ankara’nın soğuğuna rağmen 62 gündür sürdürdükleri direnişlerinde, ailelerinden gelen mektuplarla başka diyarlara gidiyor. “Ailemizden gelen mektuplarla ayakta duruyor, direniyoruz” diyen işçiler, bu mektupların ayrı bir anlamı olduğunu, hasretten öte direnişin simgesi halini aldığını dile getiriyorlar.

Mektubu dayısıyla ulaştırdı

Adıyaman’dan babası Kamber Arslan’a mektup yazan 4. sınıf öğrencisi Fatma Deniz Arslan, mektubunu dayısına vererek babasına ulaşmasını sağlamış. Kızının mektubu geldiğinde çok sevindiğini anlatan Kamber Arslan, “Kızımın desteği beni cesaretlendirdi” diye konuştu. İki ay gibi uzun süredir Ankara’da eylem yaptıklarını söyleyen Kamber Arslan, kızını mektubunu direnişteki arkadaşlarına da okuduğunu söyleyerek, “Ailemin desteği hepimizi memnun etti. Zaten hepimizin ailesi destek direnişimize. Kızımın mektubunu okuduğumuzda, 9 yaşındaki Fatma’nın halimizden anladığını fakat Başbakan’ın halimizden anlamadığını konuştuk” diye konuştu.
Kamber Arslan, kızı Fatma’ya gazetemiz aracılığı ile sevgisini iletirken, Fatma Deniz Arslan, mektubunda şunları belirtti:
“Benden selam olsun Tekel işçilerine… Sendika başkanı, Meclis’te okuyun, Başbakan dinlesin: Tekel işçileri yiğittir. Bu kışta, Ankara’nın içinde Tekel işçileri için elini vicdanına koy Başbakan, ver bu işçilerin hakkını. Utanmayın Tekel işçileri, hakkınızı vermese utansın Başbakan…

Türk Cumhuriyeti’ne layık Ankara. Yaşasın Ankara halkına. Yetim hakkı işçiler yemedi, yetim hakkını yiyen Başbakan. Ölmek var dönmek yok, yiğitler hakkınızı almadan dönmeyin. Tekel işçileri üzülmeyin Başbakan verecek hakkınızı. Bu mektubu okuyun, Başbakan dinlesin. Bunu yazan Tekel işçisinin kızı…”

‘Babamı işten çıkarmayın’

Babasına mektup gönderen bir başka isim ise lise 1. sınıf öğrencisi Büşra Gümüş oldu. Minik Büşra Gümüş, babası Ali Gümüş’e gönderdiği mektupta, Başbakan Tayyip Erdoğan’a mesaj göndererek, “Sizin işinizi elinizden alsalar siz ne yaparsınız? Tabii, sizin sağınızda milletvekili solunuzda ise devlet var. E tabi, sizin çocuklarınız aç kalmaz. Bizler de sizin gibi olsaydık bizlerinde çocukları aç kalmazdı” diye seslendi. Büşra Gümüş, mektubunda şunları kaydetti:
“Sevgili Başbakan, lütfen babamı işten çıkarmayın ve ayrıca babamın iş arkadaşlarını da çıkartmayın. Çünkü o işçilerin mesleğinden alıkoyarsanız, çocuğuna yiyecek içecek vb. eşyalar alamaz. Ve bunun sorumlusu siz olursunuz. Çünkü siz diyorsunuz ki ‘yetim hakkı yenilmez.’ Asıl siz yetim hakkı yiyorsunuz. Tekel’de çalışanların arasında yetim çocuğu var. Sizler bilip bilmeden davranıyorsunuz. Ve onlar işini geri almak için Ankara’ya geliyorlar. Niye, çocuklarına yemek içirmek için.

‘Sizin çocuklarınız aç kalmaz…’

Peki, sizin işinizi elinizden alsalar siz ne yaparsınız? Tabii sizin sağınızda milletvekili, solunuzda ise devlet var. E tabi sizin çocuklarınız aç kalmaz.
Ayrıca bütün televizyonda size hakaret ediyorlar ve siz televizyona çıkıp konuşma bile yapamıyorsunuz. Ve benim dördüncü kardeşim oldu; hadi bizler artık büyüdük. Peki benim kardeşim ne olacak? Devlet para vermezse, devlet iş vermezse benim ve diğerlerin babalarımız nasıl evin ihtiyacını karşılayacak. Ayrıca benim babam kalp ameliyatı olmuş birisi. Ve benim babam özürlü. Babam bu haliyle Ankara’ya gidiyor. Keşke benim elimde olsa ben de gidebilsem. Sadece bizim için çalışıyor. Bizi doyurmak için…
Bir yandan bizi doyurmaya çalışıyor, bir yandan da okutmaya çalışıyor. Ayrıca bizler dört kardeşiz. Üçümüz okula gidiyoruz. Birimiz de bebek. Keşke benim bir mesleğim olsa da, ben anneme, babama ve aileme bakabilsem. Elimden geleni yapacağım ve bir gün başaracağım. Kim ne derse desin. Zor da olsa başarmak zorundayız.”

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.