Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
30 Mart 2011
KRİZ, SALDIRI, PROLETERLEŞME, TEPKİ

KRİZ, SALDIRI, PROLETERLEŞME, TEPKİ

KRİZ, SALDIRI, PROLETERLEŞME, TEPKİ

Geçen hafta Brükselde toplanan AB liderlerinin aldığı kararlar, Financial Timesın Lex sütununda yayımlanan veriler, aynı gün Londrada gerçekleşen görkemli protesto yürüyüşü, bu yazının başlığında vurguladığım sürecin hızlanmaya başladığını gösteriyor.

‘Eşitsiz toparlanma’

MALİ krizin öyküsünü kısaca anımsarsak; neoliberal küreselleşme döneminde, sermayenin kapasite fazlası talep yetersizliği sorununu ötelemeye, kârlılığı düşen üretim sektörü etkinliklerinden spekülatif etkinliklere, başka coğrafyalardaki birikimleri hortumlamaya yönelik çabaları yoğunlaştı. Böylece, kredi hacmi, spekülatif hareketler, gittikçe daha karmaşık, riskli yatırım enstrümanlarının devreye girmesi hızlandı; 45 trilyon dolarlık çıktı üretebilen dünya ekonomisi üzerinde, 800-1000 trilyon dolara ulaşan bir finansal köpük oluştu.

Önce bu köpük patladı, finansal çöküş başladı. Devletler devreye girip ellerindeki mali kaynakları ve kaynak yaratma olanaklarını mali sistemi kurtarmaya yönlendirdiler. MALİ sistemin yükü kamu bütçelerine transfer edildi. Dünya ekonomisinde yavaş da olsa bir toparlanma görülürken devletler de bu kamu bütçesindeki yükü halkın sırtına transfer edecek kemer sıkma politikalarını, önce İngilterede sonra giderek artan yoğunlukta Avrupada devreye sokmaya başladılar.

Geçen hafta, perşembe ve cuma günü toplanan AB liderleri, dışarıda 20 bin Belçika işçisi protesto ederken içerde mali sektörü kurtarmaya yönelik 400 milyar dolarlık bir paket, bu paketin getireceği yükü de Avrupa halklarının sırtına yıkacak önlemler üzerinde anlaştı.

Financial Times Lex sütunu bu saldırının bir yıllık bilançosunu cumartesi günkü yorumunda Eşitsiz Toparlanma başlığıyla aktardı. Lexe göre, en zengin ve en yoksul kesimlerin alıveriş yaptığı firmaların hisse senetlerindeki oransız artışlar ekonomik toparlanmanın gelir dağılımını daha da bozduğunu kanıtlıyor. En zenginlere hizmet eden Tiffany ve Saksın hisselerinin değeri, 2009 Haziranından bu yana sırasıyla yüzde 108 ve 186 artmış. En yoksul kesime hizmet veren Dollar ve Costconun hisselerinin değeri de aynı dönemde yüzde 50 yükselmiş. Buna karşılık, ücretlilerin işi olan kesiminin dükkânları Wall Mart ve Best Buyın hisseleri yalnızca yüzde 3 ve yüzde 15 artabilmiş. Lex, gelir dağılımını ölçen Gini oranının (0 mutlak eşitlik,1 bir kişi her şeyi alıyor) İngiltere ve ABDde sırasıyla 0.403 ve 0.468e yükseldiğine de dikkat çekiyor.

Bu veriler ekonomik toparlanma sırasında, zenginlerin alım gücü artarken ortadakilerden proletarya saflarına geçişin hızlandığını gösteriyor.

‘Yürüyorum çünkü korkuyorum’

Financial Timesın, Marxın proleterleşme savını destekleyen verileri okuyucularına sunduğu gün, İngiliz hükümetinin kemer sıkma politikalarına karşı, Londrada geçen sekiz yılın en büyük protesto gösterisi, 20 yılın en büyük sendika yürüyüşünde sendikalar, öğretmenler, öğrenciler, avukatlar, hemşireler, BBCnin aktardığına göre, Muhafazakâr Partinin kalesi bölgelerden, çalışan kesimden aileler (çoluk çocuk), İşçi Partisi taraftarları ve anarşist, komünist gruplar birlikte yürüdüler. Yarım milyon kişinin katıldığı yürüyüş, Hyde Parkta yapılan bir toplantıyla taçlandırıldı.

İşçi Partisinin yeni liderinin, sıra dışı bir kararla bu toplantıya katılarak protestoculara hitaben yaptığı konuşmanın olumlu karşılanması iş çevrelerinin sert eleştirilerine hedef olmaması da tepkinin gücünün bir göstergesiydi.

Protesto gösterileri sırasında Lloyds, TSB gibi bankaların, Fortnum & Mason, Ritz Oteli pasajı gibi zenginlere hizmet veren kuruluşların, vergisini ödemediği söylenen Topshop dükkânının boyalı, taşlı saldırılara hedef olması de biriken öfkenin bir göstergesiydi. Göstericilerden büyük bir grubun, Londrada Tahrir Meydanı oluşturmaya çalışırken gecenin ilerleyen saatlerine kadar polisle köşe kapmaca oynaması, çatışması da halen devletin saldırıları, Müslüman Kardeşlerin ihanetlerine karşın ilerlemeye çalışan Mısır devrimine, emekçilerinin cesaretine, bir başka savaş alanından gönderilmiş bir selamdı.

Bu yazımı, İngilterede bir yıldır yoğunlaşan sınıf savaşları içinde, tarih sahnesine çıkmaya başlayan yeni kuşağın bir temsilcisi olarak militan yazılarıyla, dikkat çeken Laurie Pennynin, yürüyüşe gitmeden önce yazdığı yorumdan aktarak bitirmek istiyorum: Yürüyorum, çünkü, modernitenin en değerli kazanımlarının, her şeyi mülk edinen ama kimseye hesap vermeyen bir finans ve aristokratlar çetesi tarafından yıkılmasından korkuyorum. Refah devletinin, sağlık ve eğitim sisteminin, halk yararına sanat, bilim geleneğinin, azınlıkları ve yoksulları koruma ilkesinin ve bunlar gibi üç yüz yıl boyunca insanların uğruna savaştığı ve öldüğü şeylerin yok edilmesinden korkuyorum…

Kaynak: Ergin Yıldızoğlu Cumhuriyet Gazetesi

DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7.667 LİRAYA YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7.667 LİRAYA YÜKSELDİ

İktidarın, geçen yıl eylül ayında Merkez Bankası’na faiz indirterek Türkiye’yi içine soktuğu yüksek enflasyon döngüsü yoksulluk ve açlık sorununu hızla büyütmeye devam ediyor.

REEL KESİM HEM YAKINIYOR, HEM GİDİŞAT İYİ DİYOR!
REEL KESİM HEM YAKINIYOR, HEM GİDİŞAT İYİ DİYOR!

Reel kesim güven endeksi iki yıl aradan sonra yeniden 100’ün altına indi. 2020’de pandemi vardı, ya şimdi?

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI  (1998-2003 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (1998-2003 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.