Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
25 Eylül 2018
KRİZ Mİ, DARBOĞAZ MI?

Türkiye ekonomik açıdan zor bir dönemeçten geçiyor.

KRİZ Mİ, DARBOĞAZ MI?

Türkiye ekonomik açıdan zor bir dönemeçten geçiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi ihya dönemini yaşıyoruz. Kriz filan sakın ha bunlara aldırmayın, bunların hepsi manipülasyondur. Bizde kriz filan yok. Evelallah güçlenerek geleceğe yürüyoruz. Daha da güçleneceğiz" dedi. Erdoğan’ın bu sözleri sonrasında "kriz var" diyebilmek belli kesimler için gerçekten zor (Bakın ben de bu sözü söylemekten imtina ediyorum. Ne olur ne olmaz!). Özellikle iş dünyasında "kısa çalışma" beklentisi içinde olan işverenler açısından iş çıkmaza girmiş durumda. 

Peki nedir bu kısa çalışma? Tanımı şöyle: "Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere (Bakanlar Kurulu kararı ile 6 aya kadar uzatılabilir.) sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır." 
 
Yani kısa çalışma uygulamasına geçilmesi krizin kabul edilmesi anlamına geliyor. 
 
Nitekim Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Özdebir, Sözcü’den Erdoğan Süzerin haberine göre, gazetecilere açıklamalarda bulunmuş. "Kriz" demeyelim, bunun yerine "ekonomik darboğaz" diyelim diye öneriyor. Ancak işverenlere bir dönem için işçilerin ücretlerini ödememeleri fırsatı veren, işçilerin bu süreçte "sanki işsiz kalmış gibi" işsizlik ödemelerinden, o da eğer bu haktan faydalanma şartlarını taşıyorlarsa, yararlandıkları kısa çalışma uygulaması için kriz koşullarında olmak şart. Bu sürelerin ödemelerinin işçilerin işsizlik ödeneği süresinden mahsup edildiğini de ayrıca not edelim. 
 
Özdebir, firmaların işçilerin ücretlerini ödeyemez haline geldiğini söylemiş. "İnsan acaba bu da mı bir manipülasyon?" diye sormadan edemiyor. Cumhurbaşkanımız çok net konuştu çünkü. Cumhurbaşkanımız yalan söylemeyeceğine göre, bu işte bir bit yeniği olsa gerek. 
 
Erdoğan’ın açıklamalarına rağmen "kısa çalışmanın derhal çıkması lazım" diyor Özdebir: "Zora giren firmaların ödeyemediği işçi maaşının yarısını işveren, kalan yarısını da 6 ay süreyle İşsizlik Fonu ödesin istiyoruz. Bu sistem 2008 krizi sonrasında uygulandı. Sistemin mevzuatı hazır ama karar alınması lazım. Ben bugün o işçileri işten çıkarsam hepsine Fon’dan zaten işsizlik maaşı verilecek. 
 
İnsanlar işsiz kalacağı gibi bu işin Fon’a bir maliyeti olacak. Onun yerine insanlar işinde kalsın, çalışılan sürenin maaşını patron, işçinin izinde olduğu dönemin maaşını da Fon ödesin. Bu düzenlemenin 6 aylık bir dönem için hayata geçirilmesi gerektiğini ilgili bakanlara ilettik." 
 
Yani beklenti, işçinin ücretini ödememek için kriz kararı alınması. Ama ben sermayenin bu krizin (ekonomik kriz değil tabii ki) bir şekilde üstesinden geleceğine (tabii en yüksek makam ile birlikte) inanıyorum. Bu sorun bir kararname ile çözülür, ilgili mevzuatta "Kriz" yerine "Darboğaz" yazsın, "kriz" değil ama "darboğazdayız" densin, olsun bitsin. 
 
Bu arada 2008 krizi sonrasında (yani 2009 yılında) kısa çalışma ödeneği aktif bir şekilde uygulandı. Haziran 2009’da bu haktan faydalanan işçi sayısı 82 bini buldu. "Neymiş faydalandığı hak diye sorabilirsiniz. Yararlandıkları hak "işten atılmama hakkı", gelirlerinin ve işsizlik ödeneğindeki haklarının azalması hakkı. Böyle hak mı olur? Elbette olmaz. 
 
Günlük kısa çalışma ödeneği tanımı şöyle: "Sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60idır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini seçemez. İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanabilmesi İçin; … İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanun’un 50’inci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması"… gerekir. 
 
Yani işçi tam ücretini alamaz, işsizlik ödeneği hakkı olmayan, gelirsiz kalır. Bu sürede işveren beklemeye geçer. İşçiye ödemesi gereken ücreti biriktirebilir. Kıdem tazminatı yükünü hafifletebilir (işsizlik ödeneğinden faydalanan işverenlerin, yüksek ücretli işçilerin kıdem tazminatlarını ödediği, işçinin rızası ile -borçlarını ödeyemeyen işçi bunu tercih edebiliyor çünkü işten ayrıldığı örnekler var). Kısa çalışma 2009 yılının haziran ayında 82 bin kişiyi buldu. Krizdeki işyerlerinde kısa çalışma ödeneğiyle işçi ücretleri işsizlik fonundan ödendi. Yüz binlerce işçi de işten atıldı. Aynı yıl 500 sanayi firmasının yüzde 82,4’ü kâr açıkladı. Yine ilk büyük 500 firma kârını yüzde 10, ikinci büyük 500 firma ise kârını yüzde 30 oranında arttırdı. 
 
Peki bu kârlar işçilere dağıtıldı mı? Zor günlerinin bedeli işçiye iade edildi mi? Hayır! İşsizlik fonuna iade edildi mi? Hayır! 
 
Ancak 2009 yılı işsizlik fonu için dönüm noktası oldu. Fon işsizlerin pek çoğuna değmedi bile. Ama Hazine’ye gelir, işverenlere destek ve teşvik olarak aktı. Konuya ilişkin Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi işsizlik fonu raporuna bakmanızı tavsiye ederim.
DİĞER HABERLER
İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI
İSVEÇ’TE İŞ GÜVENCESİ VE KIDEM TAZMİNATI

Türkiye’de giderek derinleşmekte olan ekonomik kriz, işçiler açısından iş güvencesinin önemini her geçen gün daha da artırmaktadır.

EYT, YOKSUL EMEKLİ VE UCUZ İŞGÜCÜ YARATMASIN!
EYT, YOKSUL EMEKLİ VE UCUZ İŞGÜCÜ YARATMASIN!

EYT’lilere 1999 öncesi sisteme göre aylık bağlanırsa emekli aylıkları oldukça düşük olacak. İşverenler de bunun ardından emekli olan EYT’lileri nasılsa emekli aylığı alıyor diye daha düşük ücretle çalıştırmaya devam edecekler.

GENÇ EMEKÇİLER MUTSUZ
GENÇ EMEKÇİLER MUTSUZ

Yapılan gençlik araştırmasına göre çalışan gençlerin yarısından fazlası işinde mutlu değil.

ASGARİ ÜCRETTE İLK TOPLANTI BU HAFTA
ASGARİ ÜCRETTE İLK TOPLANTI BU HAFTA

Yeni yılda geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları 7 Aralık Çarşamba günü gerçekleşecek ilk toplantıyla başlıyor.