Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
27 Temmuz 2011
KİMSE ESKİ USÜL BİR KRİZ BEKLEMESİN ASIL TEHLİKE UZUN SÜRELİ ‘DURGUNLUK’

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeldan, ekonomik kriz söylentilerini değerlendirdi. Artık krizin yapısının değiştiğini ve sorunun reel sektöre kaydığını söyleyen Yeldan, ´2001´deki gibi spektaküler bir kriz değil ama uzun süreli durgunluk tehlikesi var. Bu daha riskli. Diğerinde yere çarpıp yükselmek mümkün olabilirdi´ dedi

KİMSE ESKİ USÜL BİR KRİZ BEKLEMESİN ASIL TEHLİKE UZUN SÜRELİ ‘DURGUNLUK’

Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizle beraber AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’nin ‘kriz gelebilir’ uyarıları, ekonomi dünyasında yankı bulurken, kriz sinyallerini ilk tespit eden Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan süreci AKŞAM’a değerlendirdi. Kamu ve bankacılık tarafında önemli bir sorun olmadığını belirten Yeldan, bu kez tehlikede olan tarafın reel sektör olduğunu ve bu durumun da olası bir krizin yapısını değiştireceğini kaydetti. ‘Reel sektör yurtdışından özellikle kısa süreli borçlanıyor. Fakat bu finansman kesilirse reel sektör büyük bir durgunluğa girer. Bu da üretimi ve dolayısıyla büyümeyi aşağıya çeker. Dünyada durgunluk karşısında en büyük tehlike Türkiye’de. Ama önümüzde 2001 yılındaki gibi spektaküler bir kriz yok. Asıl tehlike çok uzun süreli bir durgunluk’ diyen Yeldan, ‘Belki de öyle spektaküler bir kriz daha iyi olabilirdi. Böyle bir durumdan toparlanması daha kolaydır. Aynı yere çarpıp sıçramak gibi. Fakat uzun süreli durgunluk, üretim ve dolayısıyla büyümenin yavaşlamasına, istihdamın azalmasına, işsizliğin yüzde 11 civarında çakılmasına sebep olacak’ dedi. Türkiye’nin ara malında ithalata bağımlı olmasının en büyük tehlike olduğunun da altını çizen Yeldan, çözümün yapısal bir değişimde saklı olduğunu söyledi ve ekledi: ‘Bu konuda hükümetin hazırladığı Ulusal Strateji Belgesi beni umutlandırdı.’ İşte Yeldan’ın ağzında Türkiye’nin içinde bulunduğu tehlike…

İKTİSAT ÇARE BULAMIYOR
DAHA önceki yıllarda yaşanan ekonomik krizler belli bir coğrafya ile sınırlı kalıyordu. Üç ay, ya da 3 çeyrek dönemde süreç normale dönebiliyordu. Şu an iktisat biliminin çare bulamadığı yapısal sorunların bir araya gelip biriktiği, çıkmaz bir dönem yaşanıyor. 2008 krizi küresel kapitalizmin teknolojik olarak tıkanması ve bugünün ticaret ve finans akımlarının sürdürülemez noktaya gelmesinden meydana geldi. Bugün Çin’de ürün fazlası, ABD’de ve Avrupa’da tüketim fazlası var. ABD kriz döneminde 1,5 trilyon dolarlık canlandırma paketini uygulamaya koydu. Bir yerde devlet eliyle kaptalizm kurtarıldı. Birçok iktisatçı bu canlandırma paketleriyle ortaya dökülen paranın, likiditenin kamu harcamalarını finanse etmek için kullanılan hazine kağıtlarının, borçlanma senetlerinin yepyeni bir spekülasyona yol açabileceği endişesini dile getirdi. Yani o kriz doğru yöntemle tedavi edilmedi ve bugüne yansıdı.

Hata: Hayali bir AB projesi!
AB ve Avrupa ekonomilerinin sorunu, sosyal yasalara aykırı düşen bir birlik projesinin çocuk heyecanıyla iyi tasarlanmasan uygulamaya konmasından kaynaklanıyor. Avrupa’nın kendine özgü hatası kamu harcamalarında birlik sağlamadan mali birlik sağlanabileceği düşüncesi. Tek para birimi var. Fakat mali birlik yok. Avrupa’nın hatası hayali bir AB projesi içinde kendi içinde tutarsız maliye para ve yatırım politikalarını bir arada tutmaya çalışmak oldu.

Merkez doğru olanı yaptı
DÖVİZİN ucuzluğu ithalatı cazip kılıyor fakat pahalılaşması ithalatı caydırırken ihracatı canlandırmayabiliyor. İhracat ülke içi üretim meselesi. Üretim yapacaksınız ki ihraç edebilesiniz. Bir asimetrik etki söz konusu. Cari açığın kapatılmasının döviz kurunda hızlanmayla giderilmesinin sonuçları net olmayabilir. Sorunun temelinde Türkiye’ye gelen aşırı derecede yoğun sıcak para akımı var. Bütün bunlar düşünüldüğünde Merkez Bankası’nın, dövizin seyrini piyasaya bırakması doğru bir yaklaşım.

Sıcak para her an yön değiştirebilir
TÜRKİYE 2002’den bu yana çok fazla tüketen,yeterince tasarruf yapmayan, çok ucuza döviz kullanan sıcak para ve dış borçlanma altında tüketimini finanse eden bir ithalat cennetine döndü. Çok ciddi dış ticaret açığı veriyor. Kriz dönemi Türkiye’de sermaye akımı yavaşladı. Borç bulamamaya başladı. Borcu geri ödemek zorunda kaldı ve 2008 sonunda derin bir krize sürüklendi. Bu Türkiye’yi çok yanlış yollara sokuyor. İthalat ucuzluyor, rekabet edemeyen işletmeler zorda kalıyor. Yatırım sıcak para ile finanse ediliyor. Bu para her an yön değiştirebilir.

Durgunluktan en çok Türkiye etkilenecek
TÜRKİYE’DE kamu ya da bankacılık tarafında bir sorun yok. Fakat bugün sorun şekil değiştirdi. Artık asıl tehlike reel sektörde. Bankacılık bilançoları artık şişirilemiyor. BDDK sayesinde her şey kontrol altında. Fakat reel sektörü denetleyecek böyle bir yapı söz konusu olamaz. Yurtdışındaki durgunluk devam ederse, ki edecek gibi görünüyor, Türkiye bundan en en fazla etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Bunun nedeni de ara malında ithalata bağımlılığımız.

2012 son çeyrek eksideyiz
IMF raporuna göre Türkiye 2012’de yüzde 2.5 büyüyecek hatta 2012’nin son çeyreğinde büyüme oranı eksiye geçecek. Türkiye için yüzde 2.5 bile çok düşük bir rakam. Burada Türkiye’nin önündeki tehlike 2001 yılındaki gibi spektaküler bir kriz değil. Asıl tehlike çok uzun süreli bir durgunluk. Belki de öyle spektaküler bir kriz daha iyi olabilirdi. Böyle bir durumdan toparlanması daha kolaydır. Aynı yere çarpıp sıçramak gibi. Fakat uzun süreli durgunluk, üretim ve dolayısıyla büyümenin yavaşlamasına, istihdamın azalmasına, işsizliğin yüzde 11 civarında çakılmasına sebep olacak.’

Deneylere açık olalım vergi de bir seçenek
CARİ açığa ilk önlem olarak Türkiye’nin sanayide yurtdışına, sıcak paraya bağımlılığını engelleyecek, tasarrufu yükseltecek bir finansal üst yapıya ihtiyaç var. Bir de finansal vergilendirme uygulaması başlatılabilir. Yeni şöyler uygulamakta fayda var. Brezilya Tobin Vergisi’ne benzer yüzde 18’lik bir vergi uyguluyor. Tayland keza öyle. Çin yeni deneyler yapıyor. Biz de bu konuda farklı deneylere açık olmalıyız.

PSİKOLOJİK MÜDAHALE
Ekonomi yöneticilerinin ‘Kriz geliyor tasarruf yapın’ yönündeki açıklamaları piyasalarda tedirginlik yarattı. Bu söylem, ‘Daha kötü günlere hazırlıklı olun’ şeklinde psikolojik bir müdahale olabilir. Ama ben bunun önceden planlanmış bir politika olduğunu düşünmüyorum. Zaten çok da uzun sürmedi. Ama belki de böyle bir açıklamaya gerek vardı. Türk insanına bir şekilde ‘Ayağını yorganına göre uzat’ demek gerekiyordu. Yapılan açıklamalar belki de bütün doğrudan politikalardan daha fazla etki yaratacak…

changeTarget(“news_content”);

DİĞER HABERLER
COCA COLA 3. DURAK İZMİR
COCA COLA 3. DURAK İZMİR

Sendikamızla Toplu İş Sözleşmesini imzalayan iş yerlerinde düzenlediğimiz eğitimlerde Coca Cola Fabrikalarında 3. durağımız İzmir Fabrikası oldu.

KADIN İŞÇİ SEMİNERİNE KATILDIK
KADIN İŞÇİ SEMİNERİNE KATILDIK

TÜRK-İŞ tarafından düzenlenen Kadın İşçi Semineri 25-26 Kasım 2022 tarihlerinde Trabzon’da yapıldı.

ASGARİ MESELESİ ÜLKE MESELESİ
ASGARİ MESELESİ ÜLKE MESELESİ

Gözler aralık ayı içinde belirlenecek asgari ücrette. Asgari ücretlilerin oranının yüzde 4’ün altında olduğu Avrupa’da gündeme bile gelmiyor.

EMEKLİLİĞİ GELENİ İŞVEREN ÇIKARIR MI?
EMEKLİLİĞİ GELENİ İŞVEREN ÇIKARIR MI?

Emeklilik şartlarını yerine getirdiği halde emekli olmayarak çalışmayı tercih eden kişileri, işveren işten çıkmaya zorlayabilir mi? Hayır. Emeklilik kişinin kendi iradesine dayanır. Kişi, ister emekli olur, isterse de olmaz.