Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
14 Kasım 2013
KAYNAK BÖLÜŞÜMÜ ADALETSİZ

Bir sistemin insan ya da piyasa merkezli olduğunu anlamanın en kolay yolu, o sistemin kaynaklarını (gelirlerini) toplumun farklı kesimleri arasında nasıl bölüştürdüğü, yapılan bölüşüm sonrasında kimin payına ne kadar düştüğüdür. Bu konuda en somut belgeler ise merkezi bütçelerdir.

KAYNAK BÖLÜŞÜMÜ ADALETSİZ

Bir sistemin insan ya da piyasa merkezli olduğunu anlamanın en kolay yolu, o sistemin kaynaklarını (gelirlerini) toplumun farklı kesimleri arasında nasıl bölüştürdüğü, yapılan bölüşüm sonrasında kimin payına ne kadar düştüğüdür. Bu konuda en somut belgeler ise merkezi bütçelerdir. 

Bugüne kadar AKP tarafından yapılan bütün bütçelerin o ana kadar yapılmış “en iyi bütçe”, “en sosyal bütçe” ya da “EĞİTİMe, sağlığa en çok pay ayıran bütçe” vb. iddialar eşliğinde sunuldu. Ancak bugüne kadar gerçekleşen bütçe pratiklerine baktığımızda bu ifadelerin tamamen propaganda amaçlı olduğu görülüyor. 
Örneğin Hükümet bütçeden eğitime ve sağlığa en çok payın son 11 yıl içinde ayrıldığı propagandasını yaparken, bütçeden ayrılan bu payların eğitim ve sağlık hakkından herkesin eşit ve parasız olarak yararlanması için kullanılmadığından hiç bahsedilmiyor. Son 11 yıl içinde eğitime ve sağlığa ayrılan bütçe payları rakamsal olarak artarken, halkın cebinden yaptığı harcamaların katlanarak artması, hükümetin “Bütçeden en çok payı eğitime ve sağlığa ayırdık” söylemini net bir şekilde yalanlıyor.
 
HALKIN CEBİNDEN 15 MİLYAR LİRA ÇIKIYOR
 
EĞİTİM bütçesi rakamsal olarak artarken, Türkiye’nin öğrenci başına yapılan eğitim harcamasının yerinde sayıyor. Buna ek olarak her yıl halkın cebinden toplamda 15 milyar TL’yi aşan bir harcama yapmak zorunda. Türkiye’de okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar öğrenci başına yapılan kamusal eğitim harcamaları yerinde sayarken, eğitim yatırımlarına ayrılan pay da son 11 yıl içinde yüzde 17’den yüzde 8’e kadar gerilemiş durumda. Aradaki farkın kimin cebinden çıktığını ayrıca belirtmeye gerek yok. 
Benzer bir şekilde sağlık harcamalarının artmasına paralel olarak, cepten yapılan sağlık harcamaları hiç olmadığı kadar artmış durumda. Hatta halkın sağlık harcamalarının hükümet için önemli bir “maliyet” oluşturması nedeniyle, 2014’ten itibaren bazı hastalıkların (göz ve diş tedavisi gibi) Genel Sağlık Sigortası’nın (GSS) dışına çıkarmanın hesaplarını yapıyor. 14 ilde yapılması planlanan şehir hastaneleri tamamlandığında, muhtemelen az sayıda hastalığın muayenesi dışında, hastaneye her adım atıldığında hastaların bir eli sürekli cebinde olacak.  
Çalışma Bakanlığının verilerine göre 2004 yılından bu yana patronlara teşvik paketleri üzerinden 25 milyar TL’den fazla kaynak aktarıldı. Buna ek olarak son teşvik paketi ile pek çok ilde asgari ücretle çalıştırılan işçilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanırken, işçilerin aldıkları üç kuruş ücretin yarısı, işsizler için kurulan işsizlik sigortası fonu üzerinden ödeniyor. İşsizlik sigortası fonu bugüne kadar o kadar çok talan edildi ki, hükümet işsizler dışında her başı sıkışana işsizlik sigortası fonu kaynaklarını aktarmayı alışkanlık haline getirdi.
 
PATRONA TEŞVİK SÜRÜYOR
 
Patronlara eski işçileri işten atıp yerine genç işçileri istihdam ettikleri için işçilerin sigorta primlerinde indirime gidilmesi uygulaması devam ediyor. Hükümetin ve patron örgütlerinin kıdemli işçileri kolayca kapı önüne koyup, daha ucuza çalışacak genç işçilerin işe alınmasının önünü açacak olan kıdem tazminatı fonunda bu kadar ısrarcı olması boşuna değil. 
Emekçilerle ilgili bir konuda kaynakların nasıl kullanılacağı sorunu gündeme geldiğinde ya da kaynakların herkesin ihtiyacına göre adilce bölüşülmesi talep edildiğinde, kaynakların denetimini elinde tutan siyasi iktidarlar, kapitalist ekonominin temel sloganı olan “ihtiyaçlar sonsuz, kaynaklar sınırlı” söylemini öne çıkarıyorlar. Ancak patronlar istediğinde musluklar sonuna kadar açılıp, peş peşe teşvik paketleri çıkarılırken, işçi ve emekçilerin talepleri gündeme geldiğinde aynı musluklardan bir damla su bile akmıyor.
DİĞER HABERLER
ESKİDEN İŞÇİLER NASILDI?
ESKİDEN İŞÇİLER NASILDI?

Benim işçilerle doğrudan ilişkim 1972 yılında başladı. “Eski işçi” dediğimde benim bildiklerim bu yılların işçileridir. Ancak tabii ki daha öncenin işçileri de, “iyice eski işçiler” de var. 

‘EKONOMİNİN ÇARKLARI DURABİLİR’
‘EKONOMİNİN ÇARKLARI DURABİLİR’

TCMB yüzde 50 olan politika faizini sabit tuttu. “Ekonominin tüm çarkları durabilir” uyarısında bulunan Prof. Dr. Kozanoğlu “Sermaye çevrelerinden yüksek faize tepkiler yükselecek. Pusuya yatmış vaziyetteler” dedi.

GIDA FİYATLARI ARTIYOR, SAHTE ÜRÜN ÇOĞALIYOR
GIDA FİYATLARI ARTIYOR, SAHTE ÜRÜN ÇOĞALIYOR

Gıda fiyatları 48 aydır kesintisiz artıyor. Gıda Mühendisleri Odası, “Alım gücü düşen halk, sayıları hızla artan sağlıksız taklit ürünlere yöneliyor” uyarısında bulundu.

SİMİT BİLE ALAMAYAN BİNLERCE ÇOCUK VAR!
SİMİT BİLE ALAMAYAN BİNLERCE ÇOCUK VAR!

Yoksulluğun vurduğu çocuklar saatler boyu okullarda aç kalmak zorunda kalıyor. Ne evden yiyecek götürebiliyor ne de paraları olmadığı için kantinden bir şey alabiliyor.