Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
08 Şubat 2011
KAYBEDİLMİŞ EGEMENLİK; GIDA

2011 yılı ´ertelenmez bir gıda krizinin´ dünyanın kapısına dayandığı değil, eşiği geçip içeriye girdiği bir yıl olacak.

KAYBEDİLMİŞ EGEMENLİK; GIDA

2011 yılı ‘ertelenmez bir gıda krizinin’ dünyanın kapısına dayandığı değil, eşiği geçip içeriye girdiği bir yıl olacak.

Küresel tarım ve gıda üretimi sayıları 6 ila 8 arası değişen şirketin egemenliği altındayken BM Gıda Örgütü, gıda fiyatlarının tarihin en yüksek rakamına ulaştığını duyurdu.   

Bu tehlikeli fiyat artışının nedeni olarak iklim koşulları gösterilse de dünya üzerinde üretilecek bütün tarımsal ürünlerinin 2013 yılına kadar küresel tekeller tarafından kapatıldığından bahsedilmedi.

Son otuz yılda tarım ve gıda ürünlerinde dışa bağımlı hale getirilen yoksul ve gelişmekte olan ülkeler, bu tekellerin biçtiği fiyatı veremezlerse aç kalacaklar…   
Ayrıca 2010 yılında buğday %84, mısır %63 ve şekerde %55 oranındaki şok artışlar spekülatif finansın emtia piyasalarına yuvalanıp muazzam karlarını pusuda beklediğini gösteriyor…

Aylardır bu piyasaların yatırımcısına neler kazandıracağının yazılıp çizildiği türev piyasaların da nasıl coştuğu sır değil…               

2008 yılında Tunus ve Mısır’ın da dahil olduğu Afrika ve Asya ülkelerinde ‘gıda fiyatlarında’ artışla baş gösteren ayaklanmalar ‘finansal krizin’ patlamasıyla gölgede kalmıştı.   

Tunus, Cezayir, Mısır, Yemen, Ürdün hattında yoğunlaşan kitlesel hareketlerde ‘sokağı kim yönetiyor’ sorusunun tek doğru cevabı ‘açlık’ olsa gerek…

Küreselleşmenin sürdürülemez ‘insani boyutu’ bütün siyasi analizlerin ötesinde ‘gıda egemenliğini’ kaybetmiş ülkelerde eşzamanlı isyanlarla önümüzdeki aylarda daha da derinleşecek.

1980 sonrası IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü’nün yönetişimiyle çevre ülkelerin ‘yerel tarımı’, ‘özelleştirilerek’ ABD ve AB’den çokuluslu şirketlerin tarım endüstrisine dahil edildiler.

On milyonlarca küçük çiftçi topraklarını terk ederek kent varoşlarına sığınırken, bu ülkelerin gıda ithalat kotası düşürülerek, yeni ihracat pazarlarını oluşturdular.
Binlerce yıllık tarım geleneği tüm ekolojik sistemiyle yıkılırken, çiftçilere devlet sübvansiyonu kesilerek arazileri çoktan küresel endüstriyel tarıma devredilmişti ve hükümetler bu şirketleşmiş GDO’lu tarıma finansman akıtıyordu…
Afrika, Güney Amerika ve Asya’nın geçmişte kendi yiyeceklerini yetiştiren ülkeleri, küresel kapitalistlerin dayattığı ‘tarım ürünlerini’ ya da biyoyakıt üretimine zorlandılar.
Bu arada ABD ve Fransa başta olmak üzere gelişmiş ülkeler, kendi tarım sektörlerine verdikleri teşvik, sübvansiyon ve korumacılıkla dünyanın sayılı ihracatçıları oldular.
ABD, dünya mısır ihracatının yüzde 50 küsurunu tek başına yapıyor. ABD, Fransa, Kanada ve Avustralya’nın dünya buğday ihracatındaki payı yüzde 60’ın üzerinde… 
Halen dünya tahıl ticaretinin yüzde 85’i 6 şirket, kakao ticaretinin yüzde 83’ü 3 şirket, muz ticaretinin yüzde 80’i 3 şirkette toplanıyorsa gıda üretim, dağıtım, satışının nasıl kapitalist tekellerinin eline geçtiği anlaşılır.

Yükselen piyasa ekonomileri Çin, Hindistan, Brezilya, Türkiye, yoksul ülkelerle birlikte ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin çaresiz ‘gıda müşterileri’ konumundalar. 

Yazının Devamını okumak için kaynak linke tıklayınız

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.