Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Şubat 2020
KANUNLAŞAN KANUNSUZLUK!

İşçiyi ve işvereni bağlayan temel metinler vardır. Anayasadır. Anayasanın 90. maddesi ile iç hukukun parçası haline gelmiş uluslararası yasalardır.

KANUNLAŞAN KANUNSUZLUK!

İşçiyi ve işvereni bağlayan temel metinler vardır.

Anayasadır. Anayasanın 90. maddesi ile iç hukukun parçası haline gelmiş uluslararası yasalardır.
 
Kanunlar, yönetmeliklerdir. Yargı kararlardır…
 
Her işvereni, her işçiyi bağlayan, toplusözleşmelerin de, bireysel sözleşmelerde de dayanağı olan metinler…
 
O halde bunca yasaya ve hüküm de olunca, çalışma koşulları ve haklar bakımından bir alt sınır olması, az çok bir düzen olması gerekmez mi?
 
Oysa durum tam tersine…
 
Yasalar kanunsuzluğu değil, kanunsuzluk yasaları sınırlamakta, hatta kendine uydurmaktadır.
 
Sendikalı ve toplusözleşmeli yerler için bu söylenebilir, evet. Toplusözleşme, çalışma koşullarını iyileştirmedir, haklara sağlanan ilavedir zira.
 
Gel gör ki, işçi sınıfının gerçekte yüzde üçü ya da dördü toplusözleşmeden yararlanmaktadır.
 
Bakanlığın 2020 Ocak istatistiklerine göre sigortalı işçi sayısı 13.9 milyon. Sendikalı ise 1.9 milyon. Sendikalı işçi yüzde 13.84.
 
Oysa devletin TÜİK’i, 9.8 milyon işçinin sigortasız olduğunu, kaçak çalıştığını açıkladı. Böylece sendikalı oranı yarıya düştü.
 
Buna 4 milyona yaklaşan yabancı kaçak işçiyi de ekleyin.
 
Sendikalı işçi, yasalarla korunan işçi, az çok kanuna kitaba göre çalışan işçi, gerçekte devede kulak bile değilmiş.
 
12 milyonluk sendikasız sigortalı işçi ne durumda?
 
TÜİK’in saptadığı sigortasız, 10 milyonluk sigortasız kaçak işçi ne durumda?
 
Suriyeli, Afgan, Kırgız, Somalili 4 milyonluk yabancı kaçak işçi ne durumda?
 
Ekonomik kriz derinleşiyor.
 
Sendikalı ve toplusözleşmeli yerlerde sözleşmeler daha çetin olmaktadır artık.
 
Kazanılmış haklara göz dikilmeye başlandı.
 
Sendikasız, hele de sigortasız yerlerde, kimi işverenler “ayakta durma” kaygısı ile kimi kapitalizmin vahşi dürtüsü ile çalışma koşullarını daha da kötüleştiriyorlar.
 
Başka bir dünya var buralarda.
 
Ne alt sınır, ne yasa, ne yönetmelik…
 
Gücü yeten yetene…
 
Varsa yazılı sözleşmeler, kırk türlüdür. Biri diğerini tutmaz, hiçbiri yasayı tutmaz.
 
Sigortasız, kaçak işçi çalıştırılan yerler, öteden beri yasalardaki melanetlerin beslendiği yerlerdir.
 
Bakın kanunlara sokuşturulan uğursuzluklara, hepsi bu sendikasız ve sigortasız bataklıklarda yeşermiş, büyütülmüş, sonra da makyajlanarak kanunlaştırılmıştır.
 
Birkaç örnek:
 
İşverenin işçiyi kafasına göre çalıştırdığı, çalışma saati, çalışma süresi, çalışma günü gibi kuralların olmadığı yerlerdir buralar. Sendikasız-sigortasız bataklıkta türedi önce. Yayıldı, yasaların duvarlarına dayandı. Kanuna sokulunca kibarlaştı, “esnek çalışma” yapıldı adı. Sonra da bin bir çeşidini icat ettiler esnekliğin.
 
“İşçi simsarlığını” duymuşsunuzdur. Eskiler bilir. İnşaat işkolunda ve tarımda yaygındı. Tarımda “dayıbaşılık” da denirdi. Sonra sanayiye girdi. Tekstile, ulaşıma, metal sektörüne, yol işçiliğine ve diğerlerine… Bununla da koruma duvarlarını yıktılar ve simsarlık da yasalaştı. Kibar da bir isim buldular; “Özel İstihdam Bürosu” dediler adına.
 
Simsarlık yasalaşınca durmadı öylece. Yasaların uygulandığı sektörler de dayandı. Özel şirketler yetmezdi, devletin de simsarlığa el atması lazımdı. Devletin İŞKUR’unu simsar yaptılar. “Toplum Yararına Çalışma” adıyla daha da kibarlaştırdılar simsarlığı. “Toplum yararına” diyerek ulvi bir amaçla da boyadılar üzerini. Toplum için, vatan millet için çalışılacaktı. Sendika, örgütlenme, sözleşme, ücret zammı vs de neymiş? Çok ayıp!
 
Eskiden “harç bitti inşaat paydos” denirdi inşaatlarda. Irgat usulü “kabala” ya da “götürü” çalışma şekli yani. Belirli bir işin yapılacaktır. İş bitince ayrılır başka yere gidersin. Sendikasız-sigortasız bataklığın cinleri bunu da sahiplendiler. Kibarlaştırdılar, “belirli süreli sözleşme” dediler adına.
 
Kıdem tazminatı yok, yine ihbar tazminatı yok, sendika üyeliği yasak, toplusözleşme yok, başkaca hiçbir şey isteyemezsin. Köleliğin asrisiydi bu. Adı değişmişti ama eşek boyayınca at olmuyordu.
 
Sonra bataklıktaki fazla mesai uygulamasına el attılar. Aylarca her gün 11 saat çalıştırıp bir kuruş fazla mesai ücreti vermemenin yolunu keşfettiler bataklık cinleri. Onu da kibarlaştırıp “denkleştirme” dediler adına.
 
Ve başka cinlikler… Hepsi bir güne sığmaz.
DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE