Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
21 Ocak 2012
İSTENMEYEN VELED-İ DARBE

12 Eylül´ün önünü açtığı gaspçılar kimdir derseniz, bunun cevabını darbenin hemen ertesinde Halit Narin veriyor; işçilere, sendikacılara hitaben: Bugüne kadar hep siz gülüyordunuz, gülme sırası artık bizde.

İSTENMEYEN VELED-İ DARBE

Önce şunu bilelim: Eğer psikiyatrik bir vaka değilse, her darp, mutlaka birilerinin bir şeylerini gasp etmek için yapılır. Yine, eğer psikiyatrik bir vaka değilse, mümkün olmayan bir şey daha vardır, o da ‘terör örgütü’; yani, bütün amacı ve yegane faaliyeti insanları dehşete düşürmek olan bir yapı. Ama, insanları terorize ederek hüküm sürmek isteyen müstebitler için böylesine bir örgüt türü uydurmak bayağı akıllıca bir iştir; ki, Türkiye’de yapılan da tam tamına bu. Terörist, nasıl olsa ne şüpheli vatandaş ne de düşman askeri; yani hukuken bir hiç, üstü baştan çizilmiş bir varlık; dolayısıyla, görüldüğü yerde yok edilebilir, yargılanmadan zindana atılabilir, ‘etkisiz’ kılınmışının burnu, penisi kesilip kulağından da anahtarlık yapılabilir: Yaratıcılıkları ölülerin üzerine işemenin ötesine geçemeyen Amerikalı terörle mücadele kahramanlarının bizdeki meslektaşlarından öğreneceği çok şey vardır.
12 Eylül’ün önünü açtığı gaspçılar kimdir derseniz, bunun cevabını darbenin hemen ertesinde Halit Narin veriyor; işçilere, sendikacılara hitaben, "bugüne kadar hep siz gülüyordunuz, gülme sırası artık bizde". Darbeciler, başbakan yardımcısı ‘sivil’ Özal’ın rehberliğinde patronların önüne taşsız pürüzsüz, otoyolun da ötesinde adeta uçak pisti kalitesinde öylesine geniş bir yol döşüyorlar ki, o güne kadar hiçbir baltaya sap olamamış, hani "ne iş olursa yaparım abi" kıvamındaki kişilerin, en darından en mütevazisinden de olsa o güne kadar hiçbir yola girememiş lümpenlerin de hem en kolay biçimde kendisine sızıp hem de en kolay ve zahmetsiz biçimde ilerledikleri yol da işte bu oluyor.
AKP, Özal döneminde bu piste sızıp, işe bu alanın duayenleri arasından sıyrılmaya çalışarak başlayanların artık en ön saflara kadar ulaştıkları dönemin iktidarı olarak, her şeyini 12 Eylül darbesi sayesinde gaspedilen her ne var ise, işte onlara borçludur; dolayısıyla, darbeyle hesaplaşmak bir yana, onun dayattığı gasp ortamını daha da derinleştirerek kalıcı/yapısal hâle getirmek, kendisi için var oluşsal bir zorunluluktur. Şöyle de söyleyebiliriz: Koç’lar, Sabancı’lar vb…, 12 Eylül’den önce de patrondurlar, darbe onların önünü açıp elini kuvvetlendirmiştir; ama, AKP, doğrudan doğruya açılan yol üzerinde ilerlenirken, istenmeden hayata getirilmiş olan çocuktur, işte o yüzden de, paradoksal olarak, her şeyini darbeye borçludur, ancak darbecilere karşı da hiçbir borcu yoktur.
AKP’nin askerlere hiçbir borcu yoktur; ama bir de ülkede çeyrek asrı aşan bir süredir devam eden bir çatışma ortamı vardır. Bu duruma bir son vermediği takdirde askerlere muhtaç, dolayısıyla borçlu ve iktidarı onlarla paylaşır olması kaçınılmazdır. İşte bu noktadadır ki, AKP ‘açılım’ı başlatır; ancak niyeti ülkeyi demokratikleştirmek değil, sivil siyaset bağlamında kendisi için en nüfuz edilmez bölge olan Hadep çizgisini ortadan kaldırmak, en azından marjinal hâle getirmektir. Bunu da, lumpenlik döneminden tevarüs ettiği birkaç ayak oyunuyla yapabileceğini sanır; ki, bu yolda, kendince en etkili olacağını sandığı hamle, Habur rezaletidir. Kendisine çok farklı ve bazılarının kendisi de gerçekten rezilane gerekçelerle karşı çıkılmıştır; ama, Habur’un kendisi bizatihi bir rezalettir ve şu anda geldiğimiz noktanın ilk adımı da işte orada atılmıştır.

DİĞER HABERLER
COCA COLA 3. DURAK İZMİR
COCA COLA 3. DURAK İZMİR

Sendikamızla Toplu İş Sözleşmesini imzalayan iş yerlerinde düzenlediğimiz eğitimlerde Coca Cola Fabrikalarında 3. durağımız İzmir Fabrikası oldu.

KADIN İŞÇİ SEMİNERİNE KATILDIK
KADIN İŞÇİ SEMİNERİNE KATILDIK

TÜRK-İŞ tarafından düzenlenen Kadın İşçi Semineri 25-26 Kasım 2022 tarihlerinde Trabzon’da yapıldı.

ASGARİ MESELESİ ÜLKE MESELESİ
ASGARİ MESELESİ ÜLKE MESELESİ

Gözler aralık ayı içinde belirlenecek asgari ücrette. Asgari ücretlilerin oranının yüzde 4’ün altında olduğu Avrupa’da gündeme bile gelmiyor.

EMEKLİLİĞİ GELENİ İŞVEREN ÇIKARIR MI?
EMEKLİLİĞİ GELENİ İŞVEREN ÇIKARIR MI?

Emeklilik şartlarını yerine getirdiği halde emekli olmayarak çalışmayı tercih eden kişileri, işveren işten çıkmaya zorlayabilir mi? Hayır. Emeklilik kişinin kendi iradesine dayanır. Kişi, ister emekli olur, isterse de olmaz.