Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
25 Kasım 2014
İŞSİZLİK Mİ BÜYÜMEDEN, BÜYÜME Mİ İŞSİZLİKTEN?

Meşhur “Yumurta mı tavuktan? Tavuk mu yumurtadan?” sorusuna yanıt bulunduğuna göre, gündelik yaşamımızı daha fazla etkileyen büyüme ve işsizlik arasındaki ilişkiyi sorgulayabiliriz.

İŞSİZLİK Mİ BÜYÜMEDEN, BÜYÜME Mİ İŞSİZLİKTEN?

Meşhur “Yumurta mı tavuktan? Tavuk mu yumurtadan?” sorusuna yanıt bulunduğuna göre, gündelik yaşamımızı daha fazla etkileyen büyüme ve işsizlik arasındaki ilişkiyi sorgulayabiliriz.

Makroekonomik büyüme, en basit haliyle, ülkedeki reel milli gelirin artışıdır. Reel milli gelir ise üretim artışına denktir. Yani, üretim artınca ekonomik büyüme ortaya çıkar.
***
Her ne kadar Cumhuriyet tarihinin en düşük ortalama büyüme hızına sahip olsa da son 12 yıllık AKP iktidarının şaşmaz biçimde üretimi artırmanın yollarını artırmaya çalıştığı açıktır.
Ne var bunda? Üretim artmasın mı? Ülke büyümesin mi?
Büyüsün büyüsün de, daha önemli olan büyümenin kaynaklarıdır. Nasıl büyüdüğünüz daha önemlidir. AKP, iktidarı süresince büyüme bir yandan Derviş Programı’nın (Güçlü Ekonomiye Geçiş – GEGP) verimlilik artışına dayalı büyüme ilkesini benimsemiş bir yandan da büyümenin finansmanını yabancı sermaye ve kısa vadeli fon girişlerine dayandırmıştır. Bu yanıyla, özellikle son 12 yıldaki büyüme, hem ülkenin dış bağımlılığını ve kırılganlığını artırmış hem de büyümenin sonucu olan gelirin toplumun geneline dağılımını engellemiştir.
Gelinen aşamada, özellikle kamusal kaynakların ihale yoluyla inşaatçılık, enerji ve otoyol alanlarında faaliyet gösteren sermaye gruplarına dağıtımına dayalı bir “bölüşüm” ilişkisinin egemen olduğunu söyleyebiliriz.
***
Görünürde, sistem mükemmeldir! Geliri halktan vergi olarak topla, kamu kaynaklarını özel kesim sermayeye dağıt, seçilmiş alanlarda (inşaat, enerji ve otoyol) taşeron ve rödovans sistemiyle üretimi programla! Evet, durum tam anlamıyla programlamadır. Planlama değil. Çünkü, iktidar üretime ilişkin genel hatları planlamakla kalmayıp kimin ne üreteceğini de -bir yönüyle- ihale sistemiyle belirlemektedir.  
Hal böyle olunca, şöyle veya böyle büyüyen ama nihayetinde tıkanan ekonomide değişmeyen bir gerçeklik olarak ortaya çıkıyor: İşsizlik.
12 yıllık iktidarın son deminde, yeniden işsizlik oranını (resmi) yüzde onun üzerine taşımaktan başka bir başarıdan (!) söz edemeyiz.
Aksi beklenebilir miydi?
Elbette hayır.
Bir yandan, sosyal güvencenin ortadan kaldırıldığı, öte yandan sendikal örgütlenmenin fiilen engellendiği, esnek güvencesizliğin yaygınlaştırıldığı bir politika ekseninin fıtratında vardır işsizlik!
MALİye Bakanı Mehmet Şimşek daha dört gün önce 2015’de yeni vergiler getirmeyeceklerini ama mevcut olanları artıracaklarını müjdeliyordu! Şimşek, yeni vergi yerine yapısal dönüşüm programıyla “verimliliğe” yöneleceklerini de söylüyordu. Ne dilemma! İşsizliğin çözümünü de büyümeye bağlayan bir yaklaşım, ne büyümeyi istediği gibi sağlıyor ne de işsizliği giderebiliyor! Kapitalist Avrupa ülkelerinde olduğu gibi!
***
İktisat yazınında büyüme ile işsizlik arasında genel olarak ters yönlü bir ilişki olduğu kabul görür. Görür ama ilişkinin yönü tartışmalıdır. Büyüme olduğu için mi işsizlik azalır, yoksa işsizlik azalınca mı büyüme sağlanır?
Bu sorunun cevabına ilişkin yeni yayınlaşmış bir makaleye değineceğim. Makale, Yardımcı Doçent Burçin Yılmaz Eser’e ait. Yazar, ekonomik büyüme ve işsizlik ilişkisini Türkiye üzerinden inceliyor. Araştırma dönemi 1970-2010 arası. Yani, tam da kapitalist sermaye birikiminin ve kapitalist üretimin yaygınlaşmaya başladığı dönem. Makalede, ekonometrik yöntemlerle yapılan tahlil sonucunda, Türkiye’de büyüme ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişkinin olduğu ve ancak ilişkinin yönünün büyümeden işsizliğe doğru değil, işsizlikten büyümeye doğru olduğu saptanmış. Daha açık ifadeyle; mevcut büyüme işsizliği azaltmıyor ama işsizliğin azaltılması büyümeyi artırıyor. Yılmaz’ın çalışmasından çıkan sonuç şudur ki; eğer, kalıcı bir büyüme sağlamak ve işsizlik sorununu çözmek istiyorsanız istihdam artırıcı politikalara öncelik vermelisiniz! Buradaki istihdam artırmaya, geniş anlamda iş güvencesini de eklemeliyiz.
AKP’nin “önce büyüyelim nasıl olsa işsizlikte böylece azalır” şiarıyla milyonlarca emekçinin kaderini tekelci kapitalistlerin “işverenliğine” bağlayan politikalarının bilimsel olarak da başarısızlığını içtenlikle ifade edebiliriz!
DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.