Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
30 Nisan 2013
İŞÇİYE DÜŞMAN…

Bilgiç, bir o kadar cahilane yorumlardaki haksız işçi düşmanı suçlamaları dinlerken tüylerim diken diken oluyor… İşçileri, sendikal haklarını, katletmede, gasp etmede, ötekileştirmede biz nerelerden nerlere geldik böyle?

İŞÇİYE DÜŞMAN…

Sabah sabah, en sıradan haberler… Bilgiç, bir o kadar cahilane yorumlardaki haksız işçi düşmanı suçlamaları dinlerken tüylerim diken diken oluyor… İşçileri, sendikal haklarını, katletmede, gasp etmede, ötekileştirmede biz nerelerden nerlere geldik böyle? En sıradan yasal hakkını kullanmaya çalışan sendikalı işçi, önyargılı ve bal gibi de art niyetli ideolojik, taraflı yan yana getirilmiş cümlelerle kamuoyuna yönelik suçlanıyor, karalanıyor.

En doğal, kaçınılmaz hakkın kullanılması karşısında, özünde yasa ve hukuka aykırı olarak hak gasp eden siyasi erk, emrinde kamu görevlisi işverenlerin suç boyutundaki icraatları aklanıyor… Önce haberleri yapan gazeteci arkadaşlarıma kızacak gibi oluyorum. "Bu kadar mı cahilane, sorgulamadan, her şey tersyüz edilerek, kendisinin de işçi olduğunu unutarak, gerçekdışı, yanlış yunluş haber yazılır böyle" diyerek sorgulayacak oluyorum… Sonra haksızlık yaptığım için kendimden utanıyor.. "Gariplerim grev mi gördüler? Sendikal hakların kullanılmasına ilişkin haber mi yaptılar? İşçilerin örgütlü haklarını kullanabilmeleri örneklerini unutun, geriye çekilmiş sendikal, iş yasaları uygulamalarının bile örneklerini göremediler.

En yaygın gazeteciler de içinde, onlar iş yasaları hükümlerinin dahi uygulanmadığı, anayasal suç işlenerek çalışanların angarya, mesaisiz çalıştırıldıkları bir kuşağın emekçileri… Siyasi erkten, işverenden gelen haberlerin noktası, virgülüne dokunulmadan, doğruluğu sorgulanmadan haber yapılmasının dayatıldığı dönemin medyasının gazetecileri…" Tabii ki siyasi erk, emrindeki genel müdürlerin çizdikleri çerçeveler içinde, 20 yıl sonra kamuda yapılan ilk büyük grevin haberini, "Karadeniz’e 10 şiddetinde deprem düştü" yorumu ile verecekler. İlk çayın en değerli mayıs sürgünü mevsiminde Çaykur’da yapılacak bir grevin yol açacağı zararların altını çizecekler.

Çay üreticilerinin grev yüzünden çaylarını satamamaları olgusunun yaratabileceği sosyal gerilimler üzerinde duracaklar… Medyada gerçekleri haber yapma türünden bir kaygı unutturulduğundan, geçmişin son birkaç yılında Çaykur’da iktidarlarının yandaşlığında kurdurulmuş sendikaya üyelik için işçilerin nasıl zorlandıklarını unutuverecekler… … İsterseniz ben anımsatayım.

Çaykur fabrikaları kuruldu kurulalı Türk-İş’e bağlı Tekgıda-İş Sendikasfnın örgütlü olduğu işyerlerinde, tarihlerinde grev yaşanmamış. Zaten çay üreticiliği geçici işçilik olduğundan hak aramadaki zorlukların, alamamanın çoğunluğu sineye çekilmiş. Ama iktidarları bu kadarı ile yetinmemiş, biat, yandaş sendikacılığı gönlüne sokuvermiş. İşte işçiler bu yandaş sendika üyeliğine diğer kamu işyerlerinde de görüldüğü üzere üye olmaya zorlandıklarında, bu kadarını içlerine sindirmeyince, işyeri baskıları torpilleri sineye çekip direnince, geçen son 5 yıl için sözleşmesiz kalmışlar.

Yandaş sendika üyelerine verilen imtiyazların, geçmiş, kaybedilmiş yıl farklarının en alt sınırları ile kendilerine de verilmesini kaçınılmaz bir yasal hak olarak istediklerinde de işveren tarafı masada pazarlığı bile reddedince grev süreci işlemiş… İşveren sözleşme masasında pazarlığı reddetmişken, ideolojik yandaş sendikacılığa sağlanan ayrıcalıklar saklanarak, mağduriyetlerinin giderilmesini isteyen işçiler, çay üreticilerine, işletmeye zarar verme suçlaması ile kamuoyuyla tehdit ediliyorlar… Bizim yandaş medya Çaykur işçisinin zaten mevsimlik işçi olarak bu tarihlerde işe başladığı, sözleşme ve yasal anlaşmanın doğal olarak bu mevsimde, uzlaşma olmayınca da grevin aynı süreçte olmasının zorunluluğunu, yasal hakları yok sayıyor, bal gibi de sendika ve hak arayan işçileri bölgede deprem yaratmakla suçlayabiliyorlar…

Yandaş, dindar sendikacılığı kayırma adına, çay yaprağı toplanmadan kimilerinin bir ay öncesinden işe alındıklarını bile sorgulamadan, iktidarlarının bu en büyük ilk grev sınavında işçiyi, sendikayı tehdit etmesinde suç ortaklığı hizmeti veriyorlar… Medyanın yüz kızatıcı, işçi, sendikal hak düşmanlığı, iktidarlarından yana ilk ikiyüzlülük örneği değil ki bu… Haftanın haber ve yorumlarında THY grev kararı üzerinden ne haberler ne yorumlar yapıldı… Aynı mantıkla yasal işçi hakkı, grev nedeni, pazarlık süreci gelişmeleri üzerinde hiç durulmadan bu kez Türkiye’nin yüz akı THY’ye verilecek zarar rakamları üzerinde durdular… Neden bir önceki toplusözleşme uyuşmazlığı, grev kararı sürecinde iktidarlarının yasaklama içerikli grevi durduran kararından söz etmediler? Bu karara karşı direnen işçilerin işten atılmalarının yasadışı olduğu üzerine uluslararası sendikal hareketin uyarılarını da yok saydılar. İktidarlarının grev yasaklama kararının yargıdan döndüğünü, ama çıkarılan işçilerin işe iade edilmediklerini atladılar.

Şimdi yeni sözleşme masasında sendikanın atılan işçilerin işe iadelerini istemeleri suç gibi pazarlanıyor… İktidarlarının biber gazı, basınçlı su, zırhlı araçları ile polis gücünü işçilerin hak arama direnişlerine sürmelerinin listesini bu köşe almaz… Daha nereye kadar?

DİĞER HABERLER
BAŞIMIZ SAĞOLSUN
BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Bu sabah saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen ve ne yazık ki çevre illerde de şiddetli etkisini gösteren 7.4 büyüklüğündeki deprem felaketinde can kayıplarımızın olması hepimizi derinden üzmüştür.

12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI
12 EYLÜL DÖNEMİNDE YÜKSEK HAKEM KURULU’NUN ÇALIŞMALARI

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 30 Ocak 2023 tarihli raporunda, Yüksek Hakem Kurulu’na ilişkin mevzuat düzenlemeleri ile 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yapılan çalışmalara ilişkin hukuki çerçeve sunulmuştu.

ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM
ŞUBELERİMİZE DÜZENLİ EĞİTİM

Sendikamızın eğitim anlayışı tabandan en üst yönetim kademelerine kadar düzenli eğitimlerdir.

BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?
BİZİM MİLLETİ SİZ ANLAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Türkiye ve Türk toplumu hakkında kitap veya makale yazan yabancıların çok büyük bölümünün gerçeklikle ilgisi alakası yoktur.