Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
15 Temmuz 2014
İŞÇİ SINIFI VE ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE

15 Aralık 2009 günü başlayan 78 günlük Tekel eylemi, Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli mücadelelerinden biridir. Ancak bu eylemde anti-emperyalist sloganlar yoktu. Halbuki Tekel eylemine yol açan özelleştirme politikalarının sorumlusu, bu politikaları uygulayan hükümetlerin ötesinde, bu politikaları Türkiye´ye dayatan ABD ve AB emperyalizmiydi.

İŞÇİ SINIFI VE ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE

15 Aralık 2009 günü başlayan 78 günlük Tekel eylemi, Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli mücadelelerinden biridir. Ancak bu eylemde anti-emperyalist sloganlar yoktu. Halbuki Tekel eylemine yol açan özelleştirme politikalarının sorumlusu, bu politikaları uygulayan hükümetlerin ötesinde, bu politikaları Türkiye’ye dayatan ABD ve AB emperyalizmiydi.

Benzer bir eksikliği, özelleştirmeye karşı yıllardır başarılı bir mücadele yürüten Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy termik santralleri ile maden ocaklarında çalışan işçilerin ve sendikalarının tavrında da görüyorum.

Tekel işçileri, özelleştirmeye karşı olmaktan çok, özelleştirmenin sonuçlarına, "geçici personel" statüsüne geçirilmeye karşıydılar.

Yatağan enerji ve maden işçilerinin mücadelesi, bu açıdan bakıldığında, çok daha bilinçlidir; yıllardır özelleştirmeye karşı çıkıştır. Ancak özelleştirmenin gerçek dayatıcısı olan emperyalizme karşı çıkış eksik kalmaktadır.

Bu önemli ve başarılı eylemlerin ortak bir eksikliği daha var.

"Tekel vatandır; vatan satılmaz" yaklaşımı, işçi sınıfının sendikal mücadelesinde önemli bir aşamadır. Gerçekten de kamu kuruluşları vatandır, vatanın varlığının ana dayanaklarındandır.

ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE ESASTIR

Ancak vatan yalnızca Tekel, yalnızca Yatağan değildir.

Yatağan’ın kurtuluşu, Tekel’in ve bugüne kadar yok edilen diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yeniden kamu mülkiyetine geçirilmesi, bir kısmının da yeniden inşa edilerek üretime sokulması, ancak ve ancak açık bir anti-emperyalist mücadeleyle gerçekleştirilebilir.

Türk-İş bir dönem emperyalizme açık bir biçimde karşı çıkma bilincini ve cesaretini göstermişti.

2001 yılı sonlarında Türk-İş Genel Başkan Danışmanı görevini sürdürürken hazırladığım "Avrupa Birliği, Kıbrıs, Ermeni Soykırımı İddiaları, Azınlıklar-Bölücülük, Ege Sorunu, Patrikhane, Heybeliada Ruhban Okulu, IMF Programları Konularında Türkiye’den Ne İstiyor?" raporu, önce Türk-İş Yönetim Kurulu, ardından da Başkanlar Kurulu tarafından onaylanarak, Cumhurbaşkanı A.N.Sezer’e Türk-İş adına sunulmuştu.

TÜRK-İŞ YİNE EMPERYALİZME KARŞI ÇIKMALIDIR

Bu metinde Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye dayattığı politikalara açık bir biçimde karşı çıkılıyordu.

Türk-İş’in ve bazı sendikaların Avrupa Birliği’ne ilişkin en önemli belgelerinden biri, 7 Haziran 2002 günlü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan "Türkiye Cumhuriyeti’ni Kuran Türk Ulusuna" başlıklı bildiridir.

Bu bildiri, öğretim üyeleri, emekli askerler ve yazarların yanı sıra, Türk-İş genel merkez yöneticileri (B.Meral, H.Karakoç, M.Kumlu, S.Kılıç, Ç. Altun) ile Türk Harb-İş, Çimse-İş, T.Haber-İş, Koop-İş, Orman-İş, Demiryol-İş, Tes-İş, Yol-İş, Sağlık-İş, Ağaç-İş, Liman-İş, Tarım-İş, BASS, Teksif, Türkiye Maden-İş, Türk Metal, Şeker-İş yöneticileri tarafından da imzalandı.

Bildiri, Avrupa Birliği’nin çeşitli konulardaki tavrını sert bir biçimde eleştirdikten sonra şöyle diyordu: "Avrupa Birliği, Türk ulusunun tarihine hakaret eder; Türkiye’nin ulusal menfaatlerini görmezlikten gelen adımları atar ve terör sürecinin arkasına manevi bir destek oluştururken; ülkemizde bazı çevreler, bilinçli veya bilinçsiz Avrupa Birliği’nin saldırgan ve kötü niyetli politikalarını sürekli olarak ulusumuzun gözünden kaçırmaya ve örtmeye çalışmaktadırlar. Bu çevreler, ülkemizin Avrupa Birliği ile pazarlık gücünü kırarak, Avrupa Birliği karşısında Türkiye’yi tümüyle etkisiz bırakarak, Türkiye’nin Avrupa Birliği karşısında boyun eğer bir tutum içine girmesi için çaba sarf etmektedirler."

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.