İŞÇİ KURULTAYI
Ulusal Kanal, Yol-İş ve Tek Gıda-İş Sendikalarıyla birlikte Bursa ve Mustafakemalpaşa´da iki gün arka arkaya işçi kurultayı düzenliyor. Kurultay´da işçi sınıfının sorunları ve çözüm yolları tartışılacak
Ulusal Kanal, Yol-İş ve Tek Gıda-İş Sendikalarıyla birlikte Bursa ve Mustafakemalpaşa’da iki gün arka arkaya işçi kurultayı düzenliyor. Kurultay’da işçi sınıfının sorunları ve çözüm yolları tartışılacak
Ulusal Kanal Bursa Temsilciliği, Yol-İş Sendikası Bursa 1 Nolu ve Tek Gıda-İş Sendikası Mustafakemalpaşa şubeliriyle birlikte ortaklaşa düzenlediği İşçi Kurultayı 8 ve 9 Şubat günlerinde yapılacak. 8 Şubat Cumartesi günü Mustafakemalpaşa’da yapılacak kurultayın ilk gününün ardından 9 Şubat Pazar günü Bursa’da TMMOB Akademik Odalar Yerleşkesi Alt Salon’da ikinci günkü İşçi Kurultayı yapılacak.
Aydınlık kurultay öncesi Yol-İş Sendikası Bursa 1 Nolu Şube Başkam Muharrem Yıldızla hem kurultaya hemde Karayollarındaki taşeronlaştırma sorunlarına ilişkin görüştü.
Aydınlık: Sayın Yıldız, neden böyle bir kurultay düzenleniyor ve katılımı nasıl bekliyorsunuz?
Muharrem Yıldız: Tüm işçi ve emek dostları bu çağrıya gelecektir. Katılımın yüksek olmasını bekliyoruz. Çünkü işçilerin, çalışanların sorunları katlanarak artarken işçi arkadaşlar bu duruma kayıtsız kalamaz. Kurultayda işçi sınıfını önümüzdeki dönemde bekleyen sorunlara ilişkin çok önemli ve detaylı açıklamalar yapılacak. Burada yapılacak konuşmaların işçi arkadaşlarımız tarafından köylerde, kahvelerde, mahallelerde, işyerlerinde konuşulacağını tartışılacağını biliyoruz. AKP ‘nin oluşturduğu paralel devletin etkisi altındaki basmın yazmadıklarını, 1950 lerde, 1970 lerde yazılı ve görsel basının yazamadığı koşullarda olduğu gibi bizim ancak birbirimize anlatarak, bir araya gelerek bu günkü hükümetin, geçmişteki iktidarların aldıkları kararlarla bizi nerelere getirdiğini, çözüm yollarını konuşmamız gerek. Çığ gibi büyüyerek, mücadelemizin bir neferi olarak, hepimiz bir araya gelecek ve sorunlarımızı çözeceğiz.
Bu kurultayda çözüm nereden çıkacak?
9 Şubat ta yapılacak toplantıda olduğu gibi öncelikle kendimiz sorunlarımızı çözmek için bir araya gelerek çeşitli iş kollarından arkadaşlarla yaşadıklarımızı, sorunlarımızı paylaşacak ve ortak çözüm yollarını ele alacağız. Sendika farkı, iş kolu farkı gözetmeden, birlikte çözüm yolları arayacağız. Pazar günü bile olsa kendilerinin, çocuklarının geleceği için bir tatil gününü arkadaşlarımız bu toplantıya katılmaya ayıracak dedi.
Yol-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu T.C Karayollan’nda neler oluyor?
Yol-İş Sendikası üyesi Karayolları işçilerinin yürüttüğü mücadeleyi Aydınlık okurları az çok biliyor. Bütün bu mücadelelerde bizimle beraber sendikalarımızda en yukardan en alta, her kademede görev alan arkadaşlarımızla kol kola bu yürüyüşü sürdürmekte kararlıyız. Yol-İş Genel Merkezi ve Hukuk Bürosu tarihe geçecek kararları aldırdı. Yolİş taşeron işçilerinin gündeme oturmasını sağlayan sendikadır. Taşeron işçilerinin Türkiye’de gündeme gelmesi, muvazaa davalarının açılması ve kararlarının çıkarılması, kazanılması 9 bin taşeron işçisinin Karayollarının asıl işçisi olduğunun tespitinin yapılması, Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar’ın,yönetim kurulunun ve hukuk bürosunun tarihi başansıdır. Yol-İş Genel Merkez ve Başkanlar Kurulu’nun karar alarak başlattığı Kütahya’dan, Çanakkale’ye, Bura’ya, Bilecik’e kadar yürüttüğümüz başarılı eylemlerin yapılmasına karar veren bu kuruldur. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Karayolları Genel Müdürü, Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalışan Bakım Daire Başkanlığı yapan kişi ile bir araya gelerek bu resmi soygun planı yapılmıştır.
‘Özel. kamunun maliyetinin dört katına yapıyor işi’
Beş ilde yapmış olduğumuz hizmetleri 4 katı fazla bedelle yapmaktayız. 2013 yılında 42 trilyon artı KDV ile 60 trilyona yaptırdılar. Biz bunları kamuda iken 13 trilyona yapıyorduk. Sadece beş ildeki durumu anlatıyorum. Türkiye’nin 81 ili olduğuna göre, geriye kalan 76 vilayetteki soygunlara baktığımızda bunun miktarını sizler düşünün. Savcıları göreve davet ediyorum.
Taşeronlaştırma yani bir çeşit özelleştirme ne gibi sorunlara neden oluyor? Kar mücadelesinin kamu eli ile Karayolu işçileri eli ile yapıldığı dönemlerde, yoldan çıkma ile ilgili trafik kazaları duymazdık. 2012 yılında yaşanan trafik kazaları ile ilgili veriler Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sitesinden incelenebilir. Verilere göre, yaşanan kazaların %15’i yoldan çıkma ile ilgilidir. Bunun %1’i araç ve sürücü kusurlarından dolayı yani, yolda uyuma ve fren tutmaması ve benzer teknik nedenler. Geri kalan kazalar ise yollara gerekli bakımın, tuzlamanın yapılmaması, kar ve buzlanma mücadelesinin zamanında, yerinde veya hiç yapılmamasıdır. ‘Valileri, savcıları göreve çağırıyorum. Bu kez, asıl devletin, milletin nasıl zarara uğratıldığından, karayollarında ve özellikle de kışın yaşanan ölümlü kaza ve insanların yaşadığı sıkıntılara işaret edeceğim. Tüm milleti ilgilendiren karayolların da ölümlü kazaların neden arttığına ve devletin özelleştirmelerle nasıl soyulduğuna dikkat çekmek gerek. Savcı ve valileri Türkiye Cumhuriyeti’nin, milletin savcısı ve valisi olamaya davet ediyorum. Karayolları Genel Müdürlüğü’nde 2013 yılının Ocak ayının birinde başlayan, ayrı bir soygun var. Üstüne basa basa bir soygun bir talandan bahsediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Savcılarım, televizyonlardan, basından harekete geçmeye, görevlerini yapmaya çağırdık. Resmi bir soygun var, diye haykırıyoruz.Nedir bu soygun? Daha evvel Karayollarında kamu eli ile yapılan hizmet ve çalışmaları sembolik rakamlarla ifade edeceğim. Gerçek rakamları savcılar devlet dairelerinden alabilir. Bizim 1 liraya yaptığımız işi, 4 liraya yaptırmak üzere müteahhitlere verilen ihaleler, dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan bir ihale sistemi ile o da, 35 kere değiştirilmiş, 1’e yapılabilen bir iş, 4 liraya yaptırılarak büyük bir soygun gerçekleştiriliyor. Yalnız bu soygun resmi ve hukuki hale getirilmiş bir soygun. Yasal bir soygun! Yasallaştırılmış, resmileştirilmiş, belgelendirilmiş bir soygun! Bunun mimarları ise Eski Bu nedenlerle araçlar yoldan çıkarak ölümlü kazalar yaşanıyor. ‘Kazalara çözüm olarak yollar trafiğe kapatılıyor’ Türkiye de özelleştirme ve taşeronlaşma iş cinayetlerini getirmektedir. Ancak Karayollarının ve hizmetlerinin özelleştirilmesi günahsız masum insanların ölümüne neden olmaktadır. Güneydoğu’da Aralık ayında yağan karda ,Vali açıklama yapıyor: "Kar yağışı nedeniyle ilgili kaymakamı aradım. O yolu trafiğe kapattık." Hizmet anlayışları budur. Sel mi olmuş? Deprem mi? Ne olmuş? Olağanüstü bir durum var da vatandaşların hayatı mı tehlikede? Türkiye’de oraya ilk defa mı kar yağdı? Eskiden de buralara yoğun kar yağardı, ama yollar hiç kapatılmadı. Olan şu: O yolu kar yağışı nedeniyle trafiğe açmaya ya da açık tutmaya çalışacaklarına, müteahhitler para harcamasın diye trafiğe kapatmak. İşte hizmet anlayışları bu.
Karayollarının özelleştirilmesi, hizmetlerin ihaleleri alan müteahhitler tarafından verilmesi, onların daha çok para kazanmak için kamyonlarım iş araçlarını bir depo benzini, mozotu hesap etmesi nedeniyle milletimizin mal ve can güvenliği tehlikeye atılmaktadır İşte işçilerimiz ve milletimiz bunları bilmeli, çözüm yollarını birlikte bulmalıyız. Onun için 8 Şubat Cumartesi günü Mustafakemalpaşa’da, 9 Şubat Pazar günü de Bursa’da buluşacağız.




















































































