Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
13 Aralık 2016
İŞÇİ KIYIMI VE GREV YASAĞI

22 Kasım 2016 tarihli son KHK ile şehir içi ulaşıma ve bankacılık sektörüne grev ertelemesi ve onun zorunlu bir sonucu olarak da grev yasağı getirildi. Bu işkollarındaki grev yasağı, Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki bir kararı ile iptal edilmiş olmasına rağmen yeniden yürürlüğe girmiş oldu.

İŞÇİ KIYIMI VE GREV YASAĞI

22 Kasım 2016 tarihli son KHK ile şehir içi ulaşıma ve bankacılık sektörüne grev ertelemesi ve onun zorunlu bir sonucu olarak da grev yasağı getirildi. Bu işkollarındaki grev yasağı, Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki bir kararı ile iptal edilmiş olmasına rağmen yeniden yürürlüğe girmiş oldu. Değerli akademisyen arkadaşım Doç. Dr. Aziz Çelik, bu konuyu 28 Kasım 2016 tarihli Birgün gazetesinde detaylı bir biçimde ele aldı.

 
AKP iktidarı, 12 Eylül askeri cunta döneminde olduğu gibi 1982 Anayasası ile getirilen bu yasağı yeniden yürürlüğe koymuş bulunuyor. Böylece çalışma yaşamında da, askeri cunta dönemine benzer bir emek rejimi hayata geçiriliyor.
 
Peki bankacılık işkoluna birdenbire neden grev yasağı getirildi? Türkiye ekonomisinin önümüzdeki süreçte çok ciddi bir krizle karşı karşıya kalması bekleniyor. Sadece bu bir yıl içerisinde 200 milyar dolar dış borç ödenecek. Bu borcun büyük bir bölümü de özel sektöre ait bulunuyor. Borç yükümlülüğünü üstlenen bankaların da büyük bir zorluk yaşaması muhtemel gözüküyor.
 
Bu süreçte bankacılık sektöründe ciddi bir işten çıkarma olayının yaşanacağı öngörülüyor. Sektörde de bu yönde hazırlık yapılıyor. Bankacılık sektöründeki böyle bir işçi kıyımına karşı da tepkileri önlemek adına grev yasağı devreye sokuluyor. Yani, grev yasaklarını ekonomik kriz bağlamında değerlendirmek gerekir. Aslında her iki işkolundaki grev yasağı, OHAL gerekçesine uygun olmadığı halde kararnameye konmuş durumda.
 
Ekonomik kriz bahanesiylebir yandan işten çıkarmalar artarken diğer yandan da işsizlik fonundaki paraya el konması, daha doğrusu bu fonun sermayenin çıkarları doğrultusunda yağmalanması gündeme gelebilir.
 
Keza bu süreçte kıdem tazminatı meselesinin de yine sermayenin çıkarları doğrultusunda halledilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken diğer bir konudur. Kıdem tazminatının ya TİSK’in talebi doğrultusunda 15 güne indirilmesi ya da bireysel hesaba dayanan bir fona devredilmesi iki ciddi seçenektir. İşverenler, böyle bir kriz sürecinde işten çıkarmayı kolaylaştıracak ve kıdem tazminatı ödemesinden kaçınacak düzenlemeleri talep edeceklerdir.
 
1 Ocak 2017 tarihinden itibaren de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) yürürlüğe gireceği dikkate alındığında kıdem tazminatının bu yolla da belli bir süreç içinde tasfiyesine olanak sağlanabilir. Bu uygulamaların grev yasaklarında olduğu gibi OHAL gerekçesiyle hiç ilgisi bulunmadığı halde bir kararname ile gündeme getirilmesi pekala mümkündür. Ayrıca memurların iş güvencesinin tasfiyesi de yine hükümetin gündemindedir.
 
Görüldüğü emek kesimini, işçi sınıfını ve sendikaları zor günler beklemektedir. Peki emek kesiminin örgütleri, bu saldırılara hazırlıklı mıdır, nasıl bir önlem almayı düşünmektedirler? Bu soruların yanıtlarına acilen çözüm üretilmelidir…
 
***
 
Çocuk işçiliğe komik ceza…
 
Geçen hafta Okan Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda (MYO) “Çocuk İşçiliği ve Çocuk Emeğinin Sömürüsü” konulu bir panel düzenlendi. Panelin açış konuşmasını yapan MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Bilgin Orhan Örgün, Adana’daki yurt yangınına değinerek 11 kız çocuğunun ölmesinin bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Örgün, Okan Üniversitesi’nin kısa dönemde çocuk haklarıyla ilgili 5 etkinlik düzenlediğini ve bu panelde de çocuk işçiliğin detaylı bir biçimde ele alınacağını belirtti.
 
MYO Öğretim Görevlisi Sinan Derman’ın moderatörlüğünde yapılan panele Kartal Hukukçular Derneği Başkanı Av. Gazi Uzun, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Arzu Arslan Ertürk ve aynı fakülteden Araştırma Görevlisi Canan Ünal katıldı.
 
Yrd. Doç Dr. Arzu Ertürk, çocukların çalışmak zorunda kalmasının temel gerekçesinin yoksulluk olduğunu ifade etti. Arzu Ertürk, çocukların yasal haftalık çalışma süresi olan 45 saatin de üzerinde çalıştırıldıklarını, haftalık izin, yıllık ücretli izin gibi haklarını da büyük ölçüde kullanamadıklarını kaydetti.
 
Yrd. Doç. Dr. Ertürk, İş Kanunu’na göre bazı istisnaların dışında 15 yaşın altındaki çocukların çalıştırılmasının yasak olmasına rağmen çok daha küçük yaşta çocuk çalıştırıldığını ve özellikle reklam sektöründeki çalışma yaşının 1-2 yaşa kadar indiğini belirtti.
 
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Canan Ünal da, dünyada 168 milyon çocuğun çalıştığını, bu sayının toplam çocuk nüfusunun yüzde 11’ini oluşturduğunu ifade etti. Canan Ünal, 85 milyon çocuğun da tehlikeli işlerde çalıştırıldığına dikkati çekti. Ünal, Türkiye’de küçük çocuk çalıştırmaya ilişkin idari para cezasının 1.560 TL. olduğunu belirttikten sonra bu yaptırımın etkin bir biçimde uygulanmadığını ve caydırıcı bulunmadığını sözlerine ekledi. Konuşmacılar, zorunlu eğitim yaşının yükseltilmesiyle bir ölçüde çocuk işçiliğin önüne geçilebileceğini savundular.
DİĞER HABERLER
ENFLASYON DÜŞÜYOR FİYATLAR YÜKSELİYOR
ENFLASYON DÜŞÜYOR FİYATLAR YÜKSELİYOR

Dünya gıda fiyatları ocak ayında gerileyerek, Rusya-Ukrayna savaşının ardından geçen yıl mart ayında gördüğü tarihi zirveden art arda onuncu ayda da geriledi.

SİGARADA MUTLU SON
SİGARADA MUTLU SON

Sendikamızla British American Tobacco (BAT) arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

EYT’LİNİN MAAŞI ORTAYA ÇIKTI
EYT’LİNİN MAAŞI ORTAYA ÇIKTI

EYT düzenlemesiyle emekli olan SSK’lılara ortalama 7.113 lira, esnaf ve çiftçilere 5.867 lira aylık bağlanacak. Yüz binlerce emeklinin maaşı asgari ücretin altında kalıyor.

ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Özsoy Unlu Mamüller Gıda (Bolca Mantı) işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, Tekirdağ’da yapılan toplantıyla başladı.