Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
17 Nisan 2022
İNSANLARI YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK

Ben haddini bilmeye çalışan ve yaptığı işi biraz fazlaca ciddiye alan biriyim. 71 yaşındayım.

İNSANLARI YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK

Ömrümün çok büyük bölümü de insanlarla görüşerek, tartışarak, onlardan gerçekten öğrenmeye ve mümkünse onlara bir şeyler öğretmeye çalışarak geçti. Genç ve hatta orta yaşlıyken, insanları anlamaya çalışmak yerine yargılama eğilimindeydim, onları eğitebileceğimi sanırdım. Yaklaşık son 20 yıldır, yargılamaya kalkmak yerine anlamaya çalışıyorum. Anlama çabam hem tek tek kişiler açısından hem de kitle hareketleri ve sınıf davranışları açısından geçerli.

İnsanlarda yaygın bir eğilim, sık sık “somut şartların somut tahlilini yapalım” deseler bile, gönüllerinden geçeni gördüklerini sanmak. İnsanları, kitleleri ve sınıfları anlayabilmek için önyargılardan sıyrılmak ve biraz bilimsel çaba gerekiyor. Kendi çalıştığım alandan birkaç örnek vereyim.

İşçilerin epeyce bir bölümü 1950’li yıllarda Demokrat Parti’ye oy verdi, DP’nin ocak ve bucak teşkilatlarında görev aldı. Eğer bu dönemi bilmiyorsanız, 1945 yılında Çiftçiyi Topraklandırma

Kanununun çıkarılması sırasında büyük toprak sahiplerinin çıkarlarını savunarak CHP’den ayrılan ve DP’yi kuran ve 1950’li yıllarda da Türkiye’de ABD’ye bir sürü üs ve tesis veren DP’yi işçilerimizin desteklemelerini de cahilliklerine veya aldatılmışlıklarına yorarsınız. Tabii ki büyük bir yanlış yaparsınız. İşçilerimizin büyük bölümünün bu dönemde Demokrat Partiyi desteklemelerinin son derece mantıklı nedenleri vardır. Burada sıralamayayım. Üşenmeyen 1950’li yıllarda işçi lehine çıkarılan kanunları, yapılan uygulamaları ve açılan yeni iş olanaklarını öğrenir; bu yıllarda halkın bütününü etkileyen olumlu gelişmeleri inceler.

İşçilerimizin önemli bir bölümü rahmetli Süleyman Demirel’i desteklerdi. Bu insanlar aldatıldılar mı? Yoksa cahil miydiler?

Tabii ki hayır.

Süleyman Demirel’in işçilere sağladığı yararlardan üçü çok önemlidir. Birincisi, emeklilikte yaş koşulunu kaldırması ve kadınların 38, erkeklerin 43 yaşında emekli olabilmesi (borçlanmayla biraz daha erken emeklilik bile mümkündü). İkincisi, kıdem tazminatı gün sayısını 15’ten 30’a çıkarması ve kıdem tazminatına hak kazanmak için çalışılması gereken süreyi 3 yıldan 1 yıla indirmesi. Üçüncüsü de Demirel döneminde birçok fabrikanın açılması, yeni iş olanaklarının yaratılması. Bunların dışında başka yararlar da var. Kısa vadeli çıkarını çok iyi bilen insanlarımız, halkın diliyle de konuşan

Demirel’in bu uygulamalarını sevdi ve kendisini destekledi.

Bazı okuyucular, insanlarımızın kısa vadeli çıkarlarını çok iyi bildikleri, feleğin çemberinden geçmiş oldukları, son derece ihtiyatlı ve tedbirli davrandıkları, vb. değerlendirmelerime de katılmıyor ve hatta bunlara tepki duyuyor. Bu tepkinin bir nedeni, insanın kendisini halkımızın üstünde görmesi olabilir. Başka insanları cahil veya kolayca aldatılabilir kabul etmek, kendisinin akıllı, eğitimli ve uyanık olduğu varsayımının sonucudur. Solda yaygın hastalık, halkı eğitilecek bir kitle olarak düşünmektir. Çok geç bilinçlendim, ama son 20-25 yıldır halkımızın çok çok büyük bölümünün ne kadar uyanık olduğunu öğrendim. Halkımız hem saf ayaklara yatar hem de benim gibileri suya götürür, susuz getirir, tuz yalatır, bir daha suya götürüp su içirmeden geri getirir.

İnsanlara tabii ki bazı şeyler öğretmek mümkün; ancak onları ancak hayat eğitebiliyor. Halkın kendi kısa vadeli çıkarlarını bilmediğini düşünenlerin benim gibi bilinçlenmeleri umarım benimki gibi geç olmaz.

Bu konuda yaşadığım son örnek, asgari ücretin yıpranmasıyla ilgili.

Asgari ücret alan milyonlarca insan, Ocak ve Şubat aylarındaki enflasyon nedeniyle gerçek gelirlerinde bir düşme olduğunu biliyor; ancak son derece gerçekçi davranarak, kitlesel eylemlere yönelmiyor. Bazı kişiler ve örgütler, Ocak ayında yapılan yüzde 50’lik zammın Şubat ayındaki yüzde 54’lük enflasyonla geri alındığını ileri sürüyor. Ben ODTÜ’nün eski adıyla “Ekonomi ve İstatistik Bölümü” mezunuyum. Mezun olalı 49 yıl oldu. 24 yıldır da ODTÜ’de ders veriyorum. Eğer bir öğrenci, şubat sonundaki yüzde 54’lük yıllık enflasyon nedeniyle yılbaşındaki yüzde 50’lik zammın eriyip

Gittiğini söylerse, çok çok kızarım. Yüzde 54, 2021 yılı Şubat ayı sonundan 2022 yılı Şubat ayı sonuna kadarki enflasyonun oranıdır. Ocak ayında uygulanan 4253 liralık asgari ücretin ne kadar aşındığını inceleyecekseniz, 2022 yılı Ocak ve Şubat ayı enflasyon verilerine bakar, o verileri deflatör olarak kullanarak, satın alma gücündeki kaybı bulursunuz. Kulaktan dolma bilgiyle dolduruşa gelenler insanların/kitlelerin/sınıfların davranışlarını anlayamaz, yorumlayamaz ve onları yargılamaya kalkar.

Onlara göre, asgari ücret artışı eriyip gittiyse, buna tepki göstermeyenler ya korkaktır ya cahildir ya aptaldır. Halbuki hiçbiri değildir. Bu yargılamayı yapan, gerçekliği kavramaktan uzaktır; hayal dünyasında yaşamaktadır.

KAYNAK Yıldırım KOÇ
DİĞER HABERLER
TAT GRUBUNDAN SENDİKAMIZA ZİYARET
TAT GRUBUNDAN SENDİKAMIZA ZİYARET

Sendikamızın uzun yıllardır örgütlü olduğu, ülkemizin önemli gıda şirketlerinden Tat Gıda işletmemizin değerli işveren temsilcileri, sendikamızı ziyaret etti.

BU KADAR YANLIŞ BİLMEDEN YAPILMAZ
BU KADAR YANLIŞ BİLMEDEN YAPILMAZ

Siyasi iktidarın iki uygulaması var ki; bunlar tartışmasız, çok açık ve net olarak 85 milyon insanın hayatını olumsuz etkiledi ve Türkiye’yi her türlü riske soktu.

ÇİFTÇİLER SAVAŞIYOR
ÇİFTÇİLER SAVAŞIYOR

Tarla yerine savaşa gitmek zorunda olan Ukrayna’daki çiftçiler nedeniyle ülkenin tarımsal üretiminde riskler devam ediyor.

ILO’DAN ÇIRAKLIK ALARMI
ILO’DAN ÇIRAKLIK ALARMI

ILO Türkiye’deki çıraklık sistemini incelediği raporunda çırakların uzun çalışma saatlerine ve iş güvenliği tehlikelerine maruz kaldığını yazdı.