Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
14 Ocak 2011
İNADINA İÇELİM!..

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı döneminde belediye tesislerinde başlatılan “içki yasağı” uygulaması, AKP hükümeti tarafından hızla genişletildi.

İNADINA İÇELİM!..

2005te içkili mekânların tecridini öngören “Kırmızı Sokaklar” marifetini sergileyen AKP, devamında yerel yönetimler aracılığıyla içkili işletmelere keyfi yaptırımlar uyguladı. Yaptırıma gerek duymadan, mahalle baskısı ile özellikle Anadolunun birçok kenti, içkili mekân bulunmaz hale getirildi. Ama bitmiyor, dur durak dinlemiyor yasakçı zihniyet. Şimdi de tütün ve alkolle ilgili kurul üstünden çemberi daraltmaya gidiyor.

AKP iktidarını yasaklar ve vergiler ile iyice içki düşmanı haline getiren, hatta çileden çıkaran şey, içki tüketiminin her kısıtlamaya ve yasağa rağmen hissedilir düşüş göstermemesi. Kısa adı TAPDK olan Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurulunun 2010un 9 aylık üretim, ithalat ve ihracat verilerini yıllığa çevirerek tahmin yürütsek, Türkiyenin 2010da şarap tüketimi 10 milyon litre daha arttı ve 53 milyon litreyi geçti diyebiliriz. Çok değil, 2004te bu tüketim 25 milyon litre idi. Demek ki, şarap tüketimi artıyor. Bunda gelen turist sayısındaki artış da etkili elbette. Ama, Türkiye toplumunun daha çok şarap tükettiği bir gerçek.

Geleneksel içkimiz rakıda ise tüm AKP engellemelerine karşın, tüketim, 40-42 milyon litreden aşağı düşmüyor. Hatta bu yıl 44 milyon litreye çıktığı tahmin ediliyor. En önemlisi, spor kulübü sponsorluğu bile iptal edilen Efes Pilsen’in domine ettiği bira pazarı kolay kolay gerilemiyor. 2008de 851 milyon litreye ulaşan bira tüketiminin son iki yılda artışının biraz tempo kaybettiği ve 2010 yılını 800 milyon litre dolayında kapadığı tahmin ediliyor. Hülasa; nüfusa her yıl 1 milyon kişi ekleniyor, gelen turist sayısı 27 milyonu geçti, dolayısıyla içki tüketimindeki artış bu sayılarla çok hızlı değil, ama bir direnme de söz konusu. Üstelik bu direnme, artan içki fiyatlarına rağmen yaşanıyor. TÜİKe göre, 2010 boyunca rakı fiyatları yüzde 28, şarap fiyatları yüzde 14, bira fiyatları ise yüzde 36 arttı. Kuşkusuz bu artışlarda ana etken alkollü içkilere getirilen yeni dolaylı vergiler oldu. Vergiler, hemen fiyatlara yansıtıldı.

AKP iktidarının alkollü içki tüketiminden aldığı vergi, her yıl biraz daha artıyor. Çok geriye gitmeden, 2006da 1.5 milyar TLyi geçen bu kalemin vergisi, 2008de 2 milyar TLye yaklaşırken 2010’da 3 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Bu, 5 yılda alkolden alınan verginin yüzde 100e yakın artması demek. Toplam vergi gelirleri içinde 2006da yüzde 1 dolayında olan alkol vergisinin payı, 2010’da yüzde 1.5e yaklaşmış durumda.

AKPliler, gençliğin işsizlik, yoksulluk ve sürünerek eğitim sorunları söz konusu olunca ortada görünmüyorlar. 15-24 yaş grubunun işsizlik oranı yüzde 26. Aynı gençlerin üçte biri, okul yerine insafsız sömürü gerçekleşen işyerlerinde çalışmak zorundalar. EĞİTİMde olanları, birer müşteri gibi görüp eğitim üstünden soyuyorlar. 3 milyon genç var ki, ne eğitimde, ne işte. Bu gençlik sefaleti karşısında AKP, gençleri alkolden korumak adına yasaklarla, vergilerle alkole kelepçe vurmayı marifet sanıyor, ama nafileOnca yoksulluk içinde bile alkol tüketimi gerilemiyor. Özellikle gençler, biralarını kaldırarak “İnadına içelim” diyor, isyanlarını bu biçimde de sürdürüyorlar

CUMHURİYET – MUSTAFA SÖNMEZ

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.