Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
29 Eylül 2010
IMF’ DEN AYKIRI SESLER

IMF, kuşkusuz, belli bir tüzük çerçevesinde ve parti disiplini içerisinde çalışan bir örgüt değil.

IMF’ DEN AYKIRI SESLER

 Vaşingtonun meşhur Pensilvanya caddesinde Beyaz Saray konutuna yürüyüş mesafesinde konuşlanan genel merkezinde ve sayıları yüzü aşkın uluslararası bürolarında binlerce uzman çalışıyor. Bu uzmanların ürettikleri çalışma raporları ve önerdikleri politikalar hemen her defasında bir üst kademedeki uzmanların onayıyla yayımlanmasına rağmen, IMFnin alışık olduğumuz geleneksel neoliberal politika demeti arasında aykırı sayılabilecek bazı çalışmalar da gözümüze çarpıyor.

Örgütün imzasını taşıyan böylesi bir çalışma, IMFnin 13 Eylül tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü ile birlikte Osloda sürdürdüğü bir karşılıklı diyalog toplantısında kaleme alınmış. Büyüme, İstihdam ve Sosyal Dayanışmanın Güçlükleri (*) konulu bu ortak konferansın tartışma metni son derece çarpıcı gözlem ve analitik sonuçlarla yoğrulmuş. Raporun ilgimizi en çok çeken ikili istihdam sistemibaşlıklı beşinci bölümünü aşağıda okuyucularımızın ilgisine sunuyorum.

Son yirmi yıl boyunca OECD ülkeleri işgücü piyasalarında esnekliği arttırmak için, sürekli kontratlar aracılığıyla katı istihdam güvencesi taşımayan, geçici iş kontratlarını uygulamaya koydular. Bu uygulama geçici istihdamın hızla yaygınlaşmasına yol açtı. İspanyada toplam istihdamın yaklaşık yüzde 30u (OECD içindeki en yüksek oran) bu tür geçici istihdam biçimine dayanmaktaydı.

Esneklikteki bu artış sonucu, bu tür ikili istihdam yapısına sahip ekonomilerde, istihdamdaki değişmelerin üretim düzeyine daha yakından tepki vermesi beklenir. Bu tespit büyük durgunluk altında İspanyada istihdamın neden yüzde 20yi aşan oranda daralmış olduğunu da açıklıyor. (Gene IMF tarafından yapılan bir çalışmaya göre) İspanyanın işgücü piyasalarının analizi geçici istihdam biçimlerinin son krizde zayıf halkayı oluşturduğunu; büyük istihdam kayıplarına neden olduğunu; bazı üretici sektörleri orantısız şekilde etkilediğini; ve olası diğer özümseme ve uyum süreçlerini de devre dışı bıraktığını gösteriyor.

İlke olarak, ikili istihdam yapısı sayesinde durgunluktan çıkmakta olan şirketlerde yeniden geçici istihdamdaki kayıpların telafi edilmesi anlamına geleceği beklenir. Bunun gerçekten söz konusu olup olmadığını bekleyerek göreceğiz. Ancak bu beklenti gerçekleşse dahi, bu sistemin uzun dönemde eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı yönünde önemli kaygılar var. Toplam istihdam içinde yüksek oranda geçici işçi barındıran ülkelerde, hiç de şaşırtıcı olmayacak biçimde, işçilerin gelir ve sosyal hakları arasında büyük farklılıklar oluşmakta. Bu farklılıklar uzun dönemde geçici işçilerin giderek daha da güvencesizleşmelerine, meslek içi eğitim olanaklarından dışlanarak ileride olası istihdam olanaklarını da yitirmelerine neden oluyor.

Ancak, eşitlik sorunundan da ötede, esnekleştirilmiş geçici istihdam biçimiyle birlikte yüksek güvence altında olan ve sürekli istihdam edilen işgücünün bir arada olmasının aslında işsizliği daha da arttırdığı ve verimsiz olduğuna dair karşı konulmaz kanıtlar ve kuramsal çalışmalar var. İkili istihdam sistemlerinin işsizlik üzerine bu tip ters etkileri, düşük üretkenliğe sahip işçilerin çok yüksek bir dolaşıma sahip olmasının yarattığı daha düşük üretim ve dolayısıyla, daha düşük istihdamın doğrudan bir sonucu 

 

Halbuki daha bundan bir ay önce, temmuz ayında ülkemizi ziyaret etmiş olan IMF heyetinin IV. Madde Program-Sonrası İzlemeraporu yayımlanmış idi. IMFnin 10/278 Nolu ve onaylı Türkiye raporu, bundan sonra büyümenin niteliği ile ilgili olarak en büyük tehlikenin iç talebe dayalı büyüme olduğunu vurgulamakta ve iç talebin dış talep ile ikamesinin mümkün olmadığını yazmaktaydı. Böylece IMFnin Türkiye raporu, bir an önce genişleyici mali ve para politikalarından vazgeçilmesiniönerirken;işgücü piyasalarının kuralsızlaştırılması, ücretli emeğin esnekleştirilmesi ve istihdamdaki katılıkların (iş güvencesinin) kaldırılmasının dış rekabet için gerekli olduğunu savlamaktaydı.

IMFnin, OECDnin gelişmiş Batı ekonomileri için istihdamda ikili bir yapı yaratan esnekleştirilmiş geçici işçiliğe ilişkin eşitlik ve verimlilik kaybı üzerine karşı konulmaz kanıtlar ve kuramsal çalışmalarla desteklenen uyarılarının, Türkiye benzeri yükselen piyasa ekonomileri (gelişmekte olan ülkelerin yeni tanımı) söz konusu olduğunda göz ardı edilmesinin kuşkusuz bu satırları aşan nedenleri var. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde yükselen neoliberal küreselleşme dalgasının ve yeni-emperyalizmin yürütücü kurumları arasında yer alan IMFnin kaleme aldığı bu satırlar bizleri hiç de şaşırtmıyor.

CUMHURİYET – ERİNÇ YELDAN

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.