Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
22 Eylül 2018
İHRACATA DAYALI BÜYÜME TEHDİDİ

Türkiye ekonomisi üretim gücünü yeniden artırmak, temel ihtiyaç maddelerinde bile ithalata bağımlı olmak durumundan kurtulmak zorundadır.

İHRACATA DAYALI BÜYÜME TEHDİDİ

Türkiye ekonomisi üretim gücünü yeniden artırmak, temel ihtiyaç maddelerinde bile ithalata bağımlı olmak durumundan kurtulmak zorundadır. Türkiye, ekonomisinin en büyük sorunları olan cari açık ve yüksek dış borçtan ancak bu yolla kurtulabilir, işsizliği ancak böyle önleyebilir.

Ancak üretimi artırma çabalarında çok ciddi bir tehditle karşı karşıyayız.
 
17 Eylül 2018 tarihli Milliyet’te yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, Dolmabahçe Ofisi’nde İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve beraberindeki heyeti kabul etti ve “Verimlilik odaklı, ihracata dayalı büyüme hedefimiz var, sanayinin tüm alanları da bu hedefin içinde” dedi.
 
Üretimin artırılması çabası tabii ki önemli ve olumlu. Ancak “ihracata dayalı büyüme” dediğiniz anda çok tehlikeli bir alana giriyorsunuz.

İTHAL İKAMECİ SANAYİLEŞME VE İŞÇİ SINIFI
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan devraldığı sanayi yapısı son derece zayıftı. En temel ve basit tüketim maddeleri bile ithal ediliyordu. Lozan Antlaşması’na göre, Türkiye ancak 1929 yılında gümrük vergilerini artırabildi. 1929 yılından 1980 yılı başlarına kadar Türkiye’de tüm hükümetlerin uyguladığı sanayileşme politikası, ithal ikameci sanayileşmeydi.
 
İthal ikameci sanayileşmede, ithal ettiğiniz ürünleri bir süreç içinde ülkenizde üretmeye çalışırsınız. Bu amaçla, ülkenizde üretmeye karar verdiğiniz ürünlerin ithalatında yüksek gümrük vergileri uygularsınız ve yeni gelişen sanayi kuruluşlarınızı koruma altına alırsınız (“bebek endüstri” tezi). Üretim artırılır ancak üretim öncelikli olarak iç pazarın ihtiyaçlarının yerli üretimle karşılanmasını amaçlar.
 
Döviz bulabildiğiniz sürece bu model ciddi bir sanayileşme de sağlayabilir.
 
Türkiye, özellikle 1960’lı yıllarda yurtdışına giden işçilerin gönderdikleri dövizleri de kullanarak ithal ikameci sanayileşme modelinde epeyce başarılı oldu.
 
Bu modelde, dış rekabetten korunmuş, uluslararası piyasalarda yabancı şirketlerle rekabet etme zorunluluğu olmayan, sürekli olarak genişleyen iç pazara mal üreten sanayici hızla büyür ve üretimi artırır.
 
Bu modelin işçiler ve sendikalar açısından büyük yararı vardır. Sanayicinin amacı, mümkün olduğunca çok üretmektir. Pazar korunmuştur ve hazırdır. Elektrik kullanımı yaygınlaştıkça, dayanıklı tüketim mallarına talep artmakta, insanlar mal alabilmek için sıraya girmektedir. Bu koşullarda işçilerin ve sendikaların talepleri kolaylıkla karşılanır.

İHRACATA DAYALI SANAYİLEŞME VE İŞÇİ SINIFI
 
Türkiye’de ithalata dayalı sanayileşmenin ihtiyaç duyduğu dövizler 1970’lerin ortalarına kadar sağlanabildi. Ancak ABD’nin uyguladığı ambargo, petrol fiyatlarındaki artışlar, yurtdışındaki işçilerin gönderdikleri dövizin azalması, ithalat ihtiyacının artması gibi nedenlere bağlı olarak, Türkiye’nin döviz rezervleri tükendi. 1977-1979 yılını yaşayanlar, tüpgaz, filtreli sigara, margarin, benzin, mazot, ampul, vb kuyruklarını anımsar. Elektrik kesintileri nedeniyle fabrikaların nasıl durduğu da bilinir.
 
24 Ocak 1980 istikrar programı, ithal ikameci sanayileşmeden ihracata dayalı sanayileşme modeline geçişti.
 
Bu dönüşümden en büyük zararı işçi sınıfı ve sendikalar gördü.
 
Bu modelde, sanayicimizin ihracat yapması ve bir sonraki aşamada da iç pazarın uluslararası rekabete açılması öngörülüyordu.
 
Türkiye sanayicisi enerjisini, kredisini, girdilerini, ulusötesi şirketlere göre çok daha pahalı temin eder. Araştırma geliştirme harcamaları da azdır. Bu durumda Türkiye’deki sanayicinin rekabet gücünü ve ihracatını artırabilmesinin tek yolu, işçilik maliyetlerini düşürmekti. 24 Ocak 1980 sonrasında olanlar, “ihracata dayalı büyüme” modelinin sonuçlarıdır.
 
Aman dikkat!
DİĞER HABERLER
ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR
ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR

Gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6 artışla OECD şampiyonu olan Türkiye’de vatandaşların alım gücü giderek eriyor. 10 gıda ürünü için bizde asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz’in 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması yeterli.

YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK
YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK

2003 yılından beri dış ticarette (İthalat – ihracat) açık veriyoruz. Dış ticaret açığının bir kısmı, turizm gibi hizmet gelirleri ile veya transfer gelirleri ile kapatılıyor. (2020 de bu alanda net gider oldu.) Geride cari açık kalıyor. Kısaca cari açık bir ülkenin dış cari ekonomik ilişkileri nedeni ile döviz olarak kaybettiği kaynaktır.

CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE