Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
04 Mart 2010
HUKUKSA, İŞÇİ HAKKI DA HUKUK

Demokrasi, hukuk, hak meselesi sadece hükümet ve akrabalarının çizgilerinden ibaret değil.
Tekel, hükümetin demokratlığının zortladığı arazi oldu.

HUKUKSA, İŞÇİ HAKKI DA HUKUK

Demokrasi, hukuk, hak meselesi sadece hükümet ve akrabalarının çizgilerinden ibaret değil.

Tekel, hükümetin demokratlığının zortladığı arazi oldu.

Demokrat fetvalarında, her hakkı hak saymayan kiminin cemaatçi veya yalaka ruhunun sırıttığı marazi arazi.

“İtaat kültürü”nden sıyrılamayanın, başkasının “itirazı”nı kabullenemediği, demokrasiyi hükümet niyet ve icraatından ibaret sayan ezeli hastalık.

***

Açık veya gizli köleliğe mahkum, kendi asla direnemeyen çok kişi de Tekel işçisine sarılıp çadırına sığındı.

Bu çapta dayanışma ve direniş, milyonlarca insan için de örnek cesaretti.

Kimliklere gömülü demokratlık sınırını, tukaka bir “sınıf”ta aşmaya dair umuttu.

İşçinin somut ekmek, hak mücadelesinden öte.. Hatta onu bile ihmal etmiş, o hakikati unutmuş huşu hali.

Kimileri sırf hükümet karşıtı diye, ikiyüzlü ve faşizan kültürleriyle “işçi sınıfı dostu” çıkmışsa bile, o hakikat ve hak değişmez.

***

“Dayanışma bölünmüşlüğü de taşıyordu elbet.

“Dayanamayan” binlerce işçi teslim olmuştu; dayanışan ve dayanan binlerce işçi ise direndi.

Şimdi çadırlar söküldü. Yazmıştım; yenilgi zafer gibi, zafer yenilgi gibidir bazen. Bu da öyle.

Bir “hak ve hukuk galibiyeti” var; Hükümetin tehditkar mühleti hukuksuz çıktı.

Bir yenilgi var: Çadır söküldü!

Sonuçta bir çentik atıldı: Herkes itiraz edebilir, hakkı için direnebilir, mücadele edebilir! Tekel işçisi tekrar çadır kurabilir!

***

 “Bizim çocuklar” ise tekrar çadır kuruyor.

Medyadan sökülmüş,  pek bir yere sokulmamış sendika, az örgütlenip kısmen görüşme yürütebildiği Sabah ATV’deki greve “hukuk” kararıyla tekrar döndü.

Bir elin iki parmağı, itirazcı meslektaş. Tabirimle, “balon patlatan çocuklar”. Bizim sektörde nice cumhuriyetçi, demokrat, liberal balonu patlatanlar.

Tekel işçisini yazamayan zaten o yana, deli gibi yazan nerdeyse bir tanesi bile, “karşı gruptan”den nerdeyse biri bile, “kötü örnek” ya, bu grevin G’sini, bu çocukların Ç’sini ağza alamamıştı.

Böyle cesur bizim dostlar! Böyle bir cesaret işte bizimkilerinki!

Hadi, tütün (şimdilik) bitti, buyrun burdan yakın! Tekelin nesi var, değil mi?

Baba topu bana at, at Ali onu işten at!

Başbakan dedi ve sonra demediğini söylerken özünde farklı şey demedi.

Tek haklılığı: Hakikaten “yazarı” Başbakan’a şikayet eden patron varsa, helal!

Başbakan “gözdağı” meselesini seviyor. Ya açık açık diyor, ya demedim derken yine diyor.

Bu iktidara has değil; hayatım sivil ve asker “At onu at”çıya maruz kalmış. Çiller’den Ecevit koalisyonuna, Karadayı-Bir’den Balyozcuya.

Ahmet Taşgetiren de “Gazetecilerin Başbakan’ı protesto metni”ni imzalamış.

Düşündüm, hakkı! Önceki gazetesinde yazısının neden kesilip sürüldüğünü o biliyor!

Bana kimse metni uzatmadı, belki tavrım bilindiğinden. İmzalamadım, imzalamam da.

Neden?

  1. Üye olduğum TGC hazırlasa imzalardım; ama örgüt takılmazken kendim örgüt olmam. Kaldı ki TGC artık hangi yüzle bu girişimde bulunacak!
  2. Nice ikiyüzlülük mevcut: Başbakanlar, generaller ne derse desin; sonuçta kovuyorsa, kovan patronlar. Açık tavrı önce onlar almalıydı; hadi o olmuyor, ama sanki iktidara yaranmak için kimse kovulmamış da şimdi icat olmuş, mertlik bozulmuş!
  3. İkiyüzlülüğün daniskası, bizzat hak arayanı, itiraz edeni kovmuş; kovana biatle susmuş, demokrat paçasından yalakalık, teslimiyet akan, bir kısmı “Hop dedik”çi bir çok sevgili “abidik gubidik”inki.
  4. Hele “yeminli serbest medya müşaviri” Özkök, “Kaçı bildiriye katılmadığı, kaçı korktuğu, kurumuna zarardan çekindiği için imza atamayacak” diyebiliyorsa; hükümetlere, generallere yaranmak için yazar sansürlemiş, kovmuş, patrona gammazlamışlardan, itiraf veya özeleştiri yerine imza isteniyorsa! Ben korktum valla!  

 

utalu@htgazete.com.tr

DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE