Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Ağustos 2010
GREV YASAĞI GELİYOR

Anayasa tartışmalarının en can sıkıcı yanı, sendikal haklar konusunda yaratılan bilgi kirliliği ve bunun yaygınlaşmasıdır. Anayasa değişikliklerine evet diyenlerin bir bölümü gerekçeleri arasında sendikal hakları da sayıyor. Yanlış

GREV YASAĞI GELİYOR
Anayasa tartışmalarının en can sıkıcı yanı, sendikal haklar konusunda yaratılan bilgi kirliliği ve bunun yaygınlaşmasıdır. Anayasa değişikliklerine evet diyenlerin bir bölümü gerekçeleri arasında sendikal hakları da sayıyor.
 
Yanlış, hatalı ve eksik bilgilerle Anayasa değişikliklilerinin sendikal haklar sağladığı iddia ediliyor. Daha önce bazı gazeteler, partiler ve hükümete yakın sendikalar tarafından ileri sürülen bu gerçek dışı iddiayı sahiplenenler -ne hazindir ki- giderek artıyor.

Sinema sanatçısı Lale Mansur da "ilk defa sendikalaşma adına olumlu adımlar atılıyor. Yine ilk defa 12 Eylül Anayasası deliniyor" gerekçesiyle evet diyeceğini belirtmiş (HaberTurk, 2.8.2010). Kürd Devrimci Demokratlar Hareketi adına yapılan bir açıklamada ise diğer gerekçeler yanında, "Memurlara toplu sözleşme hakkı getireceği için", "grev hakkının önündeki engellerin kalkması için" evet çağrısı yapıldı. "Evet" çağrılarının en trajikomik olanı ise hükümete yakın bir sendikanın şubesine asılan "Nikâh masasında bile bu kadar iştahla evet dememiştik" pankartıydı.

Diğer ilginç bir örnek ise "Yetmez ama evet" sloganıyla yapılan çağrıda yer alan, bu anayasa değişikliklerinin yetersiz olmakla birlikte, hiçbir maddesinin şu an var olan anayasadan daha kötü olmadığı iddiasıydı.

YASAĞA DA EVET Mİ? Birkaç kez yazdım ama bir kez daha yazayım: Anayasa paketine evet diyenlerin bir bölümünün iddia ettiği sendikal haklar hayal mahsulüdür. Bu iddiaları evet gerekçeleriniz aranızdan çıkarın lütfen! Bu paket sendikal hakları geliştirmiyor. Tersine -büyük harflerle yazayım- ANAYASA PAKETİ TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA GREV YASAĞI GETİRİYOR. Çalışanlara yanlış bilgiler sunmayın, onları yanıltmayın. Grev yasağı getiren bir paketi toplusözleşme hakkı getiriyor, grev hakkının önündeki engelleri kaldırıyor diye sunmanın vebali büyüktür. Anayasanın toplu iş sözleşmesiyle ilgili 53. maddesinde yapılan değişiklik memurlara toplusözleşme hakkı değil, zorunlu tahkim yani grev yasağı getirmektedir.

İddianın aksine 53.MADDE DEĞİŞİKLİĞİ MEVCUT ANAYASA METNİNDEN DAHA KÖTÜDÜR. Nasıl mı? Mevcut 53. Madde’de sendikalara hiçbir yaptırımı olmayan bir "toplugörüşme" imkânı sağlıyor. Toplugörüşmede uzlaşma olmazsa yasaya göre Uzlaştırma Kuruluna başvuruluyor. Uzlaştırma Kurulu’na kararları kesin değil, bu kararlar hükümetin takdirine sunuluyor.

Son sözü hükümet veya Meclis söylüyor. Dolayısıyla sendikalar, uluslararası sözleşmelerin iç hukuktan üstün olduğu hükmünü içeren Anayasa madde 90/son fıkraya dayanarak, grev hakları olduğunu savunuyor ve grev ilan edebiliyor, örneğin 25 Kasım 2009 genel grevi böyle yapıldı. Dahası idarenin her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabi olduğu için gerek Uzlaştırma Kurulu gerekse hükümet kararlarına karşı itiraz mümkün.

DEĞİŞİKLİK MEVCUTTAN DAHA KÖTÜ 53’te yapılan değişiklik ile sendikalarla idare arasında yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na (KGHK) gidecek. KGHK, bugünkü Yüksek Hakem Kurulu gibi hükümetişveren ağırlıklı bir yapı olacak. KGHK’nın kararları toplusözleşme hükmünde ve kesin olacak ve bu kararlara itirazı mümkün olmayacak. Buna çalışma hukukunda zorunlu tahkim adı verilir. Zorunlu tahkim grev yasağı demektir. Grevin yasak olduğu hallerde zorunlu hakeme gidilir. Mevcut 53. Madde’de zorunlu tahkim (grev yasağı) yoktur. 53’te yapılan değişiklik ile zorunlu tahkim-grev yasağı ANAYASA HÜKMÜ haline gelmektedir.

Bir diğer tehlike ise Anayasa 90. Madde açısından ortaya çıkacaktır. Mevcut Anayasa’da zorunlu tahkim (grev yasağı) olmadığı için sendikalar 90. Maddeyi rahatlıkla ileri sürüyordu. 53’te yapılan değişiklikle zorunlu tahkim (grev yasağı) anayasa hükmü haline geldiği için KGHK kararlarına karşı 90. Madde’yi kullanmanın hukuksal zemini zayıflayacaktır. Çünkü birbiriyle açıkça çelişen iki anayasa hükmü söz konusu olacaktır.

53. madde’nin mevcut halinde değişiklik de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son birkaç yıl içinde Türkiye ile ilgili aldığı ve memurların grev hakkını teyit eden kararlarına açıkça aykırıdır. Hükümet AİHM kararlarına uyup memura grev hakkı sağlayacak yerde, memurun grev hakkını anayasa değişikliği ile engellemektedir.

SENDİKALARIN UYANMA VAKTİDİR: Tüm memurlara anayasal düzeyde grev yasağı geliyor. Memura grev yasağı getiren 1926 Memurin Kanunu zihniyeti Anayasa’ya taşınıyor. İştahla evet diyenler grev yasağına evet dediklerinin farkında mı?

Kaynak: Birgün Gazetesi

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.