Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
26 Şubat 2013
GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA MÜHENDİSLERİ (BÖLÜM 2)

Ekonomi ustadan sürekli olarak 80 Ter sonrası ithal ikameci ekonomik modelden, ihracata dayalı ekonomik büyüme modeline geçildiği ve muazzam bir kalkınmanın gerçekleştiğini ifade ediyorlar.

GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA MÜHENDİSLERİ (BÖLÜM 2)
Gıda mühendisinin istihdamı, asgari ücretlinin refahından geçer.

Gıdada mühendise üretim için biçilen rol: Bekçilik ?

1990’lı yıllar sonrasında emek yoğun ve kârı düşük sektörlerde uluslararası sermayenin bizim gibi çevre ülkelere biçtiği görev, ucuz işgücü olma ve üretim maliyetlerini düşürmektir. Özetle ara sanayi malları Çin, Güneydoğu Asya, Afrika vb. ülkelerden bize ulaşır, işlenir ve AB ile petrol zengini Ortadoğu ülkelerine satılır.

Bölüm 2: Ekonomi döngüsünde örgütsüz gıda mühendisleri

Ekonomi ustadan sürekli olarak 80 Ter sonrası ithal ikameci ekonomik modelden, ihracata dayalı ekonomik büyüme modeline geçildiği ve muazzam bir kalkınmanın gerçekleştiğini ifade ediyorlar, ihracatta gösterilen muazzam büyümeye rağmen ithalattaki ekonomik büyüme, ihracattaki ekonomik büyümenin de üzerinde gerçekleşmektedir. 1990’h yıllar sonrasında emek yoğun ve kârı düşük sektörlerde uluslararası sermayenin bizim gibi çevre ülkelere biçtiği görev, ucuz iş gücü olma ve üretim maliyetlerini düşürmektir.

Özede ara sanayi malları Çin, Güneydoğu Asya, Afrika vb. ülkelerden bize ulaşır, işlenir ve AB ile petrol zengini Ortadoğu ülkelerine satılır. Bu döngüde teknoloji üretilmez, mühendise işin tasarlamak boyutu değil, daha çok bu üretim sürecinin bekçisi olma görevi verilir. Bakınız ithalat ve ihracatın değişim istatistikleri ve grafıklerindeki değişimler ne kadar manidar. Ne diyelim, işçiliğimize sağlık.

İHRACATA DAYALI KALKINMA MASKESİ

İhracata dayalı kalkınma modelinin bizleri nasıl zenginleştireceğinin, ekonomistlerin deyimi ile pastanın nasıl büyütüleceğinin cevabını bilen var mı? ihracata dayalı ekonomik büyüme modeli maskesi alünda apaçık montaj sanayi idame ettirilmekte, yani sürecin işçiliğini yapma rolü bize düşmektedir. Balanız, ihracatımızın büyümesi ithalatımızın büyümesi ile doğrusal değişiyor ve dış ticaret açığı sürekli büyüyor. Bu ekonomi sürdürülebilir mi? Cari açığın has evladı olan dış ticaret açığı; son yıllarda popüler olan yabancılara arazi satışlarının, 2B arazilerinin ranta açılışının, grev hakkı vb. en temel hale ve hürriyederin talan edilmesinin, taşeronlaştırmanın, iş güvencesinden yoksun bırakılmanın yegane müsebbibidir.

Biz gıda mühendislerinin hiçbir zaman huzur bulamayacak olmamızın da asgari ücretlinin huzur bulamayacak olmasının da müsebbibidir. Diyorlar ki bu ülkede Anadolu kaplanları var, ihracat verileri inanılmaz, her yer bize pazar oldu. Sadece kafanızı kaldırıp bir defa sokağa balcın kimin arabasına biniyoruz? Elinizdeki cep telefonlarına bakın, akıllı 3GTi, internetli, peld ya kimin? inşaat sektörümüz inanılmaz gelişti; Avrupa’da 100 yıllık binalarda oturuyorlar, bizimkiler her yere bina yapıyorlar diyorsunuz. Doğru; inşaat sektörü Avrupa’nın ötesinde büyüdü fakat yurtdışında yapılan projelerde ana yüklenici değiliz ki, taşeron konumundayız. Ana yükleniciler ise Avrupalı firmalar. Avrupalılar sadece emek yoğun işlerde insan istihdam edip katma değeri düşük alanlarda olmak istemiyorlar. Demek İd neymiş; mobilyacılar sitesinden yurtdışına 2 takım mobilya yolla, Ortadoğu’ya 5 ton top kek yolla vs. ile bu işler bu şekilde olmuyormuş.

Ben söylemiyorum, TÜİK istatistikleri söylüyor. Şimdiye kadar anlattığımız meseleyi özetlersek, gıda denetimi tam anlamıyla yapılır ve gıda sektörü kayıt altına alınıp gıda mühendisinin itibarı iade edilirse, gıda maddelerinin artan maliyetleri nedeniyle ücretler de artmak durumunda kalır. Adı üzerinde asgari ücret, yaşamak için gerekli minimum ücrettir ve asgari yaşam koşullarında hayatta kalabilmek için en temel koşul gıdanın ucuz olmasıdır. Güvenli ve kayıtlı/onaylı gıdanın üretimi asgari ücretin ve ücretler dengesinin artmasını gerektirir; bu da, yatırım için ucuz işgücü arayan yabancı yatırımcıyı uzak tutar. Ülkemiz yatırım için cazip olma özelliğini yitirir. Zaten zorla yönetilen cari açık artık yönetilemez. Burada anlatılan çok bilinmeyenli bir denklem değil, gayet açık ve basit.

İSTİHDAM SORUNUNDA ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ

Gıda mühendislerinin istihdam probleminin ikinci ayağı olarak, ülkemizde her ile açılan üniversitelerle ülkedeki teknik elemanların, yani mimar ve mühendislerin sayısı sürekli arttırılmaktadır. Türkiye’de yeni üniversitelerin mantar gibi çoğalması, var olan mimar ve mühendis sayısının, istihdam için gerekli olandan çok daha fazla arttırılmak ve piyasaya sürülmek istenmesi manüğı ile açıklanabilir, işsizliğin varlığı iş arayan için ne kadar problemse, işveren için de o kadar "ballı kaymak lokması" niteliğindedir. Mühendis işsiz kalırsa, ücret anlamında patron ile pazarlık yapamayacak ve işsiz kalan her mühendis, bir müddet sonra çok daha düşük ücretlere razı olacaktır. Türldye ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda, mühendise asgari ücret koşullarında çalışma ve üretimin devamlılığında bekçi olma misyonu biçilmektedir. Bu kadar gereksiz mühendis yetiştirilmesine bir de gıda sektöründeki kayıt dişiliği ekleyecek olursak göreceğiz ki; gıda mühendisi bu ülke ekonomisi içinde en çok dışlanan ve mühendislik mesleği olarak da en az kabul gören konumdadır. Özel sektörde istihdamı türlü sorunlar ihtiva eden gıda mühendisinin, devlet tarafından istihdamı da gündeme gelmemektedir. Çünkü devlet, tam da bu yazıda bahsedilen sebeplerden ötürü gıda sektörünü denetlemek istemiyor.

İSTİHDAM TARTIŞMALARININ SIĞLIĞI

Bu yazının kapsamında değinmeden geçilemeyecek bir mesele de istihdam tartışmalarının sığlığıdır. Birileri Gıda Mühendisleri Odası’nı "iktidara muhalif olmak"la suçluyor ve oda yönetiminin iktidara bağımlı, güdümlü olduğu takdirde, gıda mühendislerinin kamuda 3 bin – 5 bin demeden istihdam edileceğini iddia ediyorlar. Gıda Mühendisleri Odası’nın "muhalif olmasına atfen gıda mühendislerinin istihdam edilmemesi, açıkça istihdam çelişkisini anlamaktan ne kadar uzak olunduğunun yani cehaletin cesaretinin bir göstergesidir.

Böyle bir yalanı söyleme cüreti göstereni, ibreti âlem için teşhir etmek gerekir. Çok basitçe örnekleyelim. Ziraat Mühendisleri Odası’nın şube ve merkez yönetim kurulları, iktidarın gıda, tarım ve hayvancılık politikalarını yerden yere vuruyor, yetmiyor panel yapıyor, yetmiyor broşür basıyor, yetmiyor basın açıklaması okuyup, bildiri dağıtıyor, yetmiyor ldtap yazıyor, bunlar da yetmiyormuş gibi Ziraat Mühendisleri Odası’nın genel başkanlan ana muhalefet partisinden her dönem milletvekili oluyor.

(Bakınız; Gürol Ergin, Gökhan Günaydın, sadece benim bildiğim son ild ZMO başkanı milletvekili.) ZMO yönetimi iktidara bağımlı, güdümlü olduğu için mi bu kadar ziraat mühendisi istihdam ediliyor? Veteriner hekimlere gelince; Türk Veteriner Hekimler Birliği, her dönem hakları ve hukukları mevzu bahis olduğunda, köklü bir meslek odası olmanın da verdiği güçle Gıda Mühendisleri Odası’ndan çok daha aktif bir savunma ve mücadele çizgisi içerisinde olmuştur.

Binlerce veteriner heldmin istihdam edilmesi, tüm veteriner hekimlerin iktidar partili olması ve tüm gıda mühendislerinin de muhalefet partili olması ile açıklanabilir mi? Tabii ki açıklanamaz. TARGEL kapsamında yapılan ziraat mühendisi ve veteriner heldm istihdamının amacı, tarımsal üretimde var olan problemlerle mücadelede çiftçiye destek olarak verimlilik artışını sağlamak ve üretim maliyetlerini kısarak verimliliği arttırmaktır.

Burada da mantık sadece ve sadece verimliliği arttırmak, üretim maliyetlerini düşürmek ve gıdayı ucuzlatmaktır. Gelelim bu çarpıtmanın özüne… istihdam çelişkisini muhalif olmaya bağlayan kişiler açık bir şekilde "Benim aslında meslek adına çok fazla konuşacak bir bilgim ve aktaracak tecrübem yok; ama ben de bir köşe tutmak için istismara çok açık bu konuda siyaset yapmak isterim" diyorlar.

MÜHENDİSLERE SON SÖZ: ARTIK UYANMA ZAMANI!

Özetle istihdam grubu ile şahlanışa geçen ve siyaset mekanizması etrafında "tweet"ler ile dolanan gıda mühendisi arkadaşlara sözümüz, artık resmin bütününe bakmalarıdır. Eminim İd Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın istihdam için 2 bin 600 kişilik kadro açması ve bunların içerisinde sadece 60 gıda mühendisi kadrosu olması, ne demek istediğimizi anlamalarına yardımcı olur. Üniversitede okurken bölüm arkadaşlarıma "Ülkedeki gidişat iyi değil, gelin meslek odamıza gidip şimdiden örgütlenelim" demiştim. Çoğu arkadaşım şunu düşünüyordu: "Ailem şimdiye kadar bir yere gelmem için çok çaba sarf etti.

Ben de sesimi çıkarmayayım, biraz dişimi sıkayım; şu okul bitince nasıl olsa bir gıda işletmesinde müdürlük gelir." Hatta kimileri birbirlerine öğüt veriyordu: "Bana müdürlük verseler çalışmam; önce alt kademedekilerin ne yaptığını öğreneceksin, yoksa seni ayale ta uyuturlar." Artık uyanma zamanı! Gıda mühendisinin kaderi bu ülkede çalışan milyonlarca asgari ücretlinin kaderi ile aynı; hatta o kadere göbekten bağlıdır. Hak-hukuk mücadelesinin de bir yolu bir yöntemi vardır.

Bu iş Beyoğlu’nda istiklal Caddesi’nin ısıldı kaldırımlarında sorunsuzca yürümeye benzemez. Bu yolda büyük sermaye kuruluşları ile de, Bakanlık bürokratları ile de tartışma olur. Mühim olan Gıda Mühendisleri Odası’nda birlik olmak, dik durmak ve bu işin ekonomik alt yapısını bilerek, doğru argümanlarla meseleyi tartışmaktır.

DİĞER HABERLER
SİGARADA MUTLU SON
SİGARADA MUTLU SON

Sendikamızla British American Tobacco (BAT) arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

EYT’LİNİN MAAŞI ORTAYA ÇIKTI
EYT’LİNİN MAAŞI ORTAYA ÇIKTI

EYT düzenlemesiyle emekli olan SSK’lılara ortalama 7.113 lira, esnaf ve çiftçilere 5.867 lira aylık bağlanacak. Yüz binlerce emeklinin maaşı asgari ücretin altında kalıyor.

ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Özsoy Unlu Mamüller Gıda (Bolca Mantı) işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, Tekirdağ’da yapılan toplantıyla başladı.

TÜFE’DE 2023’ÜN MADDE SEPETİ VE AĞIRLIKLAR NASIL DEĞİŞECEK?
TÜFE’DE 2023’ÜN MADDE SEPETİ VE AĞIRLIKLAR NASIL DEĞİŞECEK?

TÜİK yarın ocak ayı TÜFE oranıyla birlikte 2023’ün madde ağırlıklarını da açıklayacak. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtın ağırlığı artacak. Buna karşılık otomobil, kira, ekmek gibi kalemlerin ağırlığı düşecek.