Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
02 Mart 2011
GELİR UTANCIYLA YÜZLEŞEMEMEK

Yıllardır bölüşüm ile, yazdıklarımı izleyenler bilir; TÜİK’in, özellikle 2002’den bu yana yıllık olarak tekrarladığı “Gelir dağılımı araştırmaları”na

GELİR UTANCIYLA YÜZLEŞEMEMEK

 

Yıllardır bölüşüm ile, yazdıklarımı izleyenler bilir; TÜİKin, özellikle 2002den bu yana yıllık olarak tekrarladığı Gelir dağılımı araştırmalarına, yine bu ankete bağlı olarak üretilen tüketim harcamaları, yoksulluk araştırmalarına ihtiyatla yaklaşılmasını öneririm. Rezerv koymamın nedeni, TÜİKin izlediği metodoloji ile ilgilidir. TÜİK, araştırmasının metaveri kısmında izlenen yöntemle ilgili şöyle yazar: Hanehalkı Gelir Dağılımına ilişkin verilerin dayanağını hanehalklarının beyanları oluşturmaktadır.

Peki yüz yüze görüşmede, hanelerin beyanlarına ne kadar güveneceğiz? Örneğin, piramidin en tepesinde olan ve 2009 gelir pastasının yüzde 30.4üne el koyduğu söylenen krema”, yıllık gelirinin yaklaşık 65 bin TL olduğunu belirtmiş. Bu, kremanın hanesine -dikkat edin haneye diyorum, tek kişinin geliri demiyorum- aylık giren gelirin 5 bin 500 TL olduğu anlamına gelir. Şimdi buna inanacak mıyız? O zaman, kıdemli bir kamu görevlisi, bir doktor, bir mühendis, avukat, TÜİK haberlerini sayfasına koyan gazetenin editörü, bu araştırmayı sorgulamadan ahkâm kesen köşe yazarının ailesi, bu toplumun yüzde 10luk kreması mıdır?

***

Devam edelim. TÜİK araştırması, ortalama aile gelirini, yıllık 21 bin TL olarak açıklıyor. 18.3 milyon hane olduğuna göre, paylaşılan pasta 390 milyar TL dolayında. İyi de dönüp 2009un GSYİHye, yani milli gelirine bakalım ne kadar? 952 milyar TL. Diyelim ki bunun yüzde 80i, yani 761 milyar TLsi kullanılabilir gelir olarak hanelere girdi. Peki 761 milyar TL nere, TÜİKin gelir dağılımında bölüşüldü dediği 390 milyar TL nere? Arada tam 370 milyar TL fark var. Yani TÜİK anketörlerinin yüz yüze görüşüp ailelerin beyan ettiklerinin üstünde 371 milyar TL var. Bu kadar beyan edilmemiş geliri yok sayarak, beyan edilenin gruplar arasında dağılımının bilimsel araştırma olarak topluma, dünyaya açıklanmasını nasıl makul karşılayabiliriz?

***

Açık ki, gelirini saklayan, beyan etmeyenler üst gelir gruplarıdır. Alttaki işsiz ya da düşük ücretli gelirini niye saklasın, ne kadarını saklasın? Ama biliyoruz ki üst gelir grupları, eve kâr, faiz, kira geliri olarak giren gelirlerini beyan etmez. Bu gelirlerin önemli bir kısmının vergiden kaçırılmış gelir olduğu sır değildir. Özetle en üstteki yüzde 10 gelir grubu ile en alttaki yoksul yüzde 10un geliri arasında 100e 8 olarak açıklanan gelir uçurumu, eksik beyan edilen gelirler dikkate alınsa, gerçekte çok daha büyüktür.

Türkiye, gelirin adaletsiz dağıtıldığı bir ülke. Gerçek işsizlik yüzde 20 dolayında. Ev kadını sayılıp eve tıkılan kadın sayısı 12 milyon. İşi olanların yüzde 65i ücrete, maaşa talim ediyor. Ama ücretlilerin sendikası yok, toplusözleşmesi yok Böyle bir toplumda gelir, biraz olsun adil bölüşülüyor olabilir mi? Sonuçta, bu şaibeli araştırma bile gösteriyor ki, sadece Top 10un geliri artmış, diğer dilimler kriz öncesine göre gelir kaybetmiş.

Yoksulluğun ve adaleti olmayan bölüşümün fotoğrafı bile çekilemiyor. Ama ne gam!.. Böyle bir ayıpla yüzleşmek niye? Ayıbı, utancı zaten yaşıyoruz, ölçsek ne olacak? Değiştirebiliyor muyuz bu zulmü, onu konuşalım

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.