Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
07 Şubat 2022
FRANSA’DA VE İTALYA’DA GREV HAKKI VE GREVLER

Türkiye’de 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile işçilerin ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu çalışanlarının grev hakları düzenlenmiştir.

FRANSA’DA VE İTALYA’DA GREV HAKKI VE GREVLER

TEKGIDA-İŞ SENDİKA AKADEMİSİ

Bu düzenlemelerin Türkiye tarafından onaylanmış Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmeleri ile nasıl çeliştiği, Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin 31 Ocak 2022 tarihli raporunda ele alınmıştı.

Önümüzdeki haftalarda çeşitli ülkelerde grev hakkının nasıl düzenlendiğine ilişkin özet bilgiler içeren raporlar sunulacaktır. Bu raporların hazırlanmasında ILO (International Labour Organisation – Uluslararası Çalışma Örgütü), ETUI (European Trade Union Institute – Avrupa Sendikalar Enstitüsü), EPSU (European Public Service Union – Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikası) , Eurofound (European Foundation for  the Improvement of Living and Working Conditions – Yaşama ve Çalışma Koşullarının Geliştirilmesi için Avrupa Vakfı), OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) kaynakları ile Wiebke Warneck’in Strike Rules in the EU27 and Beyond, A Comparative Overview (ETUI, Brüksel, 2007) ve Sjaak van der Velden ve diğerlerinin Strikes Around the World, 1968-2005, Case-Studies of 15 Countries (Amsterdam, 2007) kaynakların kullanılmıştır.

Fransa ve İtalya’da grev hakkı konusunda dikkat çeken önemli bir özellik, grev hakkının bireysel bir hak olarak kabul edilmesi ve işçilerin, sendikaların grev kararı olmaksızın, grev yapabilmeleridir. Grev hakkının yalnızca toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ortaya çıkan menfaat uyuşmazlığıyla sınırlı tutulmaması ve değişik toplu eylem türlerinin de yasal grevler içinde değerlendirilmesi de önemlidir. Kamu çalışanlarının geniş grev hakkı da bu iki ülkenin önemli özellikleri arasındadır.

FRANSA’DA GREV HAKKI VE GREVLER

Fransa’da gelir getirici bir işte istihdam edilenlerin yüzde 87,5’i ücretlidir. Ancak sendikalaşma oranı yüzde 10,8 düzeyindedir.

DÜZENLEYİCİ MEVZUAT

Fransa Anayasası grev hakkını güvence altına almaktadır, ancak özel sektörde grev hakkının kullanımı ağırlıklı olarak içtihat hukukuyla belirlenmiştir. Fransa’da grev hakkının ilginç özelliklerinden biri tek tek işçilerin de grev hakkını kullanabilmeleridir. Kamu kesiminde grev hakkının kullanımı konusunda bazı kısıtlamalar vardır.

Fransa’da yasalarda grev konusunda açık bir tanım bulunmamaktadır. Genel kabul gören tanım, mesleki veya işle ilgili amaçlarla işin birlikte durdurulmasıdır. Yüksek mahkemenin 1986 yılı Temmuz ayında verdiği bir karara göre, bir işverenin rasyonel olarak karşılamasının mümkün olmadığı talepler için yapılan bir grev yasadışı grev sayılabilmektedir. Fransa’da tek tek işçilerin de grev hakkının bulunması ve grevin bir sendikal hak değil de işçi hakkı kabul edilmesi nedeniyle sendika kararı olmadan yapılan grevler yasadışı kabul edilmemektedir.

Fransa’da kamu kesimi üç ana grupta değerlendirilmektedir. (1) Devlet veya merkezi yönetim hizmetleri; (2) Yerel veya bölgesel kamu hizmetleri; (3) Hastane sektörü. Kamu sektöründe grev hakkı 13 Temmuz 1983 tarihli yasa ile açıkça tanınmış ve bu hakkın kullanımı iş yasasında düzenlenmiştir. Fransız Danıştay’ı 1950 yılından itibaren kamu idaresinin grev hakkını kısıtlayamayacağı, ancak asgari hizmet konusunda düzenleme getirebileceğini kabul etmiştir. Bunun amacı da kamu hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanmasıdır. Ancak asgari düzeydeki hizmet, hizmetlerin normal düzeyine eşitlenemez. Ayrıca kamu yayıncılığı, nükleer malzemenin korunması ve kontrolü ve hava trafik kontrolü gibi alanlar için özel düzenlemeler getirilmiştir.

GREV KARARININ ALINMASI

Sendikanın kamu kesiminde grev uygulaması durumunda işyerinde yalnızca temsil niteliğine sahip olan sendika grev kararını işverene önceden bildirmek zorundadır. Bu yükümlülük yerine getirildikten sonra sendika üyesi olsun veya olmasın tüm kamu sektörü işçileri greve katılabilir.

GREVİN TANIMI

Fransa’da kısa süreli ve birbirini aralıklarla izleyen iş durdurmaları, dönüşümlü grevler, aynı işletme veya şirket grubunun işyerlerindeki işçiler arasındaki dayanışma grevleri yasaldır. İşin yavaşlatılması veya kurallara tam uygun davranılarak işte gerçekleştirilen yavaşlama, işyerinin işgali, siyasi grevler, grev gözcülerinin çalışmak isteyenleri engellemesi yasalara aykırıdır.

Siyasal amaçlı dayanışma grevleri de hak ihlali olarak kabul edilmektedir.

Bir grevin yasal kabul edilebilmesi için grevin amacının da yasal olması gerekir. Salt siyasal amaçlı grevler ve dayanışma grevleri, sendikal hakkın ihlali olarak kabul edilmektedir. Siyasi grevlerin amacı ücretlerin artırılması veya çalışma koşullarının geliştirilmesi olmadığından, yargı, bu eylemin mesleki çıkarların korunmasına değil, hükümet politikasının eleştirisine yönelik olduğunu kararlaştırmıştır. Ancak devletin bir işveren konumunda olduğu grevler bu hak ihlali yorumunun dışındadır.

Fransa’da yürürlükte bir toplu iş sözleşmesinin bulunduğu süre içinde çalışma barışı yükümlülüğü bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle, bir toplu iş sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu süre içinde menfaat uyuşmazlığı çıkarılabilmektedir. Grev hakkı anayasanın güvencesi altında olduğundan bu hakkın kullanımı toplu iş sözleşmesiyle sınırlandırılamaz.

Fransa’da grev sırasında grev kırıcılarının kullanılması cezai yaptırıma tabidir. Grev sırasında grevcilerin yerine kısa süreli veya belirli süreli iş sözleşmeleriyle işçi alınması da yasaktır. Ancak greve katılmayan işçilere fazla çalışma yapma yükümlülüğünün getirilmesi yasaya uygundur.

Grev sırasında greve çıkan işçilerin iş sözleşmeleri askıya alınır. Ancak grevci işçinin ciddi bir kusurunun olması durumunda iş sözleşmesi sona erdirilebilir.

Fransa’da dayanışma grevleri konusunda coğrafi sınırlamalar yoktur. Aynı şirket grubunun Fransa’daki veya başka ülkelerdeki işyerlerinin birinde greve gidilmesi durumunda, şirket grubunun Fransa’daki işyerlerindeki işçiler dayanışma grevine gidebilir. Bunun tek koşulu, dayanışma sağlanan grevin yasaya uygun ve mesleki çıkarların korunması ve geliştirilmesi amacıyla yapılmış olmasıdır. Şirket grubu dışındaki işyerlerinde bulunan işçilerin grevlerinin dayanışma greviyle desteklenmesi tartışmalıdır ve büyük olasılıkla yasaya aykırıdır.

GREVE KATILABİLECEK OLANLAR

Fransa’da grev hakkı bir sendikal hak değil, bireysel bir haktır.

Polis, yargı mensupları, askerler, hapishane yönetiminin dış hizmetlerinde çalışanlar, İçişleri Bakanlığı’nın ulusal iletişim ağında çalışanlar grev hakkından yararlanamaz. Danıştay’ın oluşturduğu içtihat hukukuna göre kamu yönetimi hiyerarşisinde önemli yeri ve sorumluluğu olan kişiler de hükümet aygıtının bir parçası kabul edildiği için grev hakkının kapsamı dışındadır.

GREV PROSEDÜRÜ

Grev hakkı bireysel bir hak olduğundan tek tek işçiler de greve gidebilir, ancak greve gidecek işçi durumu 48 saat önceden işverenine bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük yerine getirilmeden başlatılacak bireysel grev, yasada açıkça belirtilmeyen yaptırımlarla karşılaşabilir.

Kamu kesiminde bir sendikanın greve gidebilmesi için yapılacak grevin başlamasından 5 gün önce karşı tarafa bir bildirimde bulunulması gerekmektedir. Bu bildirimde, grev yapılacak yer, grevin başlama tarih ve zamanı, grevin süresi ve greve çıkılmasının nedenleri belirtilmelidir. Bu bildirim süresi içinde tarafların görüşme yükümlülüğü bulunmaktadır. Okul öncesi eğitimde ve ilköğretim okullarında devlet ile öğretmen sendikalarının temsilcileri arasında grev öncesinde görüşmelerin yapılması gerekmektedir.

Ulaştırma sektöründe de grev öncesinde tarafların görüşme yükümlülüğü bulunmaktadır. Gerekli olan durumlarda grev bildiriminde bulunulmasından 8 gün önce sendikalar tarafından böyle bir görüşme talebi gündeme getirilebilir.

Fransa’da aynı işyerinde greve çıkmayan işçiler, greve çıkmış işçilerin yerinde görevlendirilebilmektedir.

GREVE KATILMANIN SONUÇLARI

Greve katılanlar o döneme ilişkin ücretlerini işverenden alamazlar. Grev süresi içinde işçinin sosyal güvenlik primleri de yatmamaktadır. Sendikalar üyelerinin katkılarıyla grev fonları kurabilirler.

Fransa’da grev bir temel hak olarak kabul edildiğinden, grev yapılması, grev eylemi süresince ciddi kusurlu davranışlar dışında, yaptırıma maruz bırakılamaz. Ancak grev hakkının ihlali durumunda yaptırımlar gündeme gelebilir.

FRANSA’DA GREVLER

Fransa’da, diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, önemli bir grev geleneği vardır. Ancak son yıllarda greve katılan işçi sayısı ve grevde geçen işgünleri sayısında önemli azalmalar söz konusudur.

1980 yılına kadar Fransa’da büyük grevler oldu. 1961 yılında greve katılan işçi sayısı 1,3 milyondu. Greve katılan işçi sayısı 1963 yılında 1,1 milyon ve 1964 yılında 1,0 milyon olarak gerçekleşti. 1967 yılında ise 2,8 milyon işçi greve çıktı. Greve çıkan işçi sayısı 1972 yılında 2,7 milyon ve 1973 yılında 2,2 milyon oldu. 1976 yılında ise 3,8 milyon işçi greve çıktı. Bu sayı 1977 yılında 2,0 milyon oldu.

Fransa’da greve çıkan işçi sayısı 1980 sonrasında ciddi biçimde azaldı. 2003 yılında bu sayı yalnızca 62 bindi. Bu dönemin tek istisnası, sosyal güvenlik düzeninde yapılmak istenen değişiklikleri protesto etmek amacıyla 1995 yılında 1,1 milyon işçinin greve çıkmasıydı.

Fransa’da 2005 yılından itibaren greve çıkan işçi sayısı ve grev sayısı konusunda veri yayınlanmamaktadır.

Avrupa Sendika Enstitüsü’nün yaptığı hesaplara göre, Fransa’da 2002 yılında 1000 işçi başına grevde geçen toplam süre 47 gündü. Bu süre 2004 yılında 33 gün, 2006 yılında 148 gün oldu. 2000-2018 döneminde 1000 işçi başına en yüksek grevde geçen gün, 364 ile 2010 yılı oldu. Bu sayı 2017 yılında 76 ve 2018 yılında 113 olarak gerçekleşti.

Grev ve lokavt nedeniyle çalışılmayan gün sayısı 2011 yılında 648,9 bin gün iken, 2015 yılında 869,3 bin gün ve 2018 yılında 2 milyon 94,5 bin gün oldu.

İTALYA’DA GREV HAKKI VE GREVLER

İtalya’da gelir getirici bir işte çalışanların yüzde 77,5’i ücretlidir. Sendikalaşma oranı ise yüzde 32,5 düzeyindedir.

DÜZENLEYİCİ MEVZUAT

İtalya Anayasasının 40. maddesi grev hakkını tanımakta ve grev hakkının kullanımının yasayla düzenleneceğini belirtmektedir. Anayasa işçilere grev hakkını tanımakla birlikte, işverenlere lokavt yetkisinden söz etmemektedir. Ancak bugüne kadar İtalya’da grev hakkını düzenleyen bir yasa kabul edilmediğinden, grev hakkının kullanımı içtihat hukukuyla düzenlenmektedir.

Bir grevin yasal kabul edilebilmesi için,

-Greve katılanların doğrudan ve meşru ortak çıkarlarını koruması;

-Bir toplu iş sözleşmesinin bağıtlanmasını hedeflemesi;

-Özel mülkiyet hakları ve çalışma hakkı gibi başkalarının hak ve çıkarlarını ihlal etmemesi;

-Kendi adlarına hareket eden veya bir sendika aracılığıyla hareket eden bir grup işçinin özgür ve gönüllü kararıyla uygulanması;

-İtalya Anayasasını ihlal etmeyi veya demokratik hükümet biçimini ortadan kaldırmayı amaçlamaması gerekmektedir.

İtalya’da 1993 yılına kadar kamu görevlilerinin çok büyük bölümü statü hukukuna tabiydi. Ancak 1993 yılı Şubat ayında yapılan düzenlemeyle, kamu çalışanlarının hemen hemen tümü medeni kanun kapsamında özel hukuk düzenlemeleri içine alındı. Böylece genel müdürler, diplomatlar ve benzeri üst düzey yöneticiler dışında tüm kamu çalışanları iş sözleşmeleriyle istihdam edilmektedir. Yargıçlar ve savcılar, üniversite profesörleri, askeri personel, polisler, diplomatlar ve sınırlı sayıdaki başka kamu görevlisi bu kapsamın dışındadır. Böylece İtalyan kamu hizmetleri sistemi bir kariyer sistemi olmaktan çıkmıştır.

GREV KARARININ ALINMASI

İtalya’da grev hakkı toplu bir biçimde uygulanan işçi hakkıdır. Bu nedenle herhangi bir grup işçi veya bir sendika veya işyerindeki işçi konseyi grev kararı alabilir ve uygulayabilir.

GREVİN TANIMI

İtalya mevzuatında dört tür grev biçimi düzenlenmektedir: (1) Belirli bir zaman süresi içinde işçilerin grup grup işe gelmemesi; (2) Barışçıl biçimde grev gözcülüğü; (3) Siyasi grev; (4) Dayanışma grevi.

1986 yılında yüksek yargı İtalya’da tümüyle yasal tek iş durdurma biçiminin işyerinde tüm işçilerin belirli bir süre veya belirsiz bir süre çalışmaması biçimindeki iş durdurma olduğu yolunda çok önemli bir karar verdi. Buna göre işçiler ya tamamıyla çalışmalı ya da hiç çalışmamalıdır.

İtalyan mevzuatında siyasi grevler ve dayanışma grevleri yasadışı iş durdurmaları olarak kabul edilir. Ancak İtalyan Anayasa Mahkemesi siyasi grevleri ilke olarak kabul etmektedir. Siyasi grevlerin Anayasa ile kurulmuş demokratik sistemi tahrip etmek gibi bir amacının olması durumunda bu grevler yasaklanabilmektedir.

İtalyan Ceza Yasası’nın 505. maddesi dayanışma grevlerini bir suç olarak kabul etmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi 1962 yılında verdiği bir kararla bu yasağı meşru kabul etmekle birlikte, yapılan eylemin toplumun genel çıkarları doğrultusunda olması durumunda cezalandırılmaması gerektiğini kabul etmiştir. Örneğin, belirli bir şirkette veya işkolunda bir veya daha fazla sayıda işçinin işten çıkarılmasını protesto etmek amacıyla yapılan bir dayanışma grevi adil kabul edilmektedir. Bir başka ülkedeki işçilerin grevinin desteklenmesi amacıyla yapılan dayanışma grevi de diğer ülkedeki işçilerle İtalyan işçilerinin bir çıkar birliğinin olması ve İtalya’daki eylemin diğer açılardan yasaya uygun bulunması durumunda meşru kabul edilmektedir.

GREVE KATILABİLECEK OLANLAR

İtalya’da ulusal güvenliği ve vatandaşların refah ve mülkiyetini koruyabilmek amacıyla polisin ve askeri personelin grev yapması genel olarak engellenmiştir. Kamu sektöründeki diğer tüm ücretliler ve devlet memurları grev hakkına sahiptir.

1964 yılında kabul edilen bir kararname, nükleer santrallerde çalışan personelin grev yapmasını yasaklamaktadır. Hava trafik kontrolörlerinin grev hakkı da 1981 yılında kısıtlanmıştır.

2000 yılında yapılan bir düzenleme bir taraftan grev hakkını teyit ederken, diğer taraftan temel kamu hizmetlerinde asgari düzeyde bir hizmetin sürdürülebilmesini güvence altına almaktadır.

İtalya’da kamu çalışanlarının sendikalarda örgütlenmesi konusunda özel kısıtlamalar bulunmamaktadır. Grev hakkı da daha önce belirtildiği gibi, askeri personel ve polisler için yasaklanmıştır.

GREV PROSEDÜRÜ

İtalya’da yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinde çalışma barışı yükümlülüğü ve uzlaştırma prosedürü bulunuyorsa, bu düzenlemelere uyulması gerekmektedir.

Temel hizmetler kabul edilen alanlarda yapılacak grevler karşı tarafa 10 gün önceden bildirilmelidir. Bazı sektörlerde genel toplumsal çıkarın gerektirdiği düzeyde asgari hizmetin sürdürülebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.

GREVE KATILMANIN SONUÇLARI

Grev eğer yasanın ve mahkeme kararlarının koyduğu sınırlar içinde kalıyorsa, ilke olarak greve katılmak iş sözleşmesinin ihlali anlamına gelmez; ancak iş sözleşmesi askıya alınır. Bu nedenle işveren grev sırasında grevci işçileri işten çıkaramaz.

İtalya’da mevzuata göre grevdeki işçilerin yerine işyeri dışından yeni işçi temin edilemez. İşverenin greve katılmayan işçilere teşvik amaçlı ek çıkar sağlaması yasaktır. İş yasasının 28. maddesine göre işyeri dışından grev kırıcıların sağlanması, sendika karşıtı ve yasadışı bir eylem kabul edilmektedir.

İtalya’da 2009 yılından beri grevlere ilişkin istatistik derlenmemekte ve yayınlanmamaktadır.

ETUI araştırmasına göre, İtalya’da 1000 işçi başına grevde geçen gün sayısı 2000 yılında 59 iken, 2002 yılında 310 oldu. Ancak daha sonra hızla düştü. 2006 yılında 33 ve 2008 yılında 42 oldu.

DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ

Türk-İş’in verilerine göre eylülde açlık sınırı 7 bin 245,18 TL’ye, yoksulluk sınırı 23 bin 599 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,15 yıllık 130,01 arttı.

KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?
KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?

Son günlerde belirginleşen kur artışı iyice hızlanır, başka etkenler de devreye girerse son çeyrekte enflasyon öngörülenin üstüne çıkar ve bu da aralıkta başlayacak baz etkili yıllık enflasyon düşüşünün törpülenmesi sonucunu doğurur.

EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ
EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili teknik çalışmanın tamamlandığını duyurdu.

AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR
AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR

Batı Karadeniz’in ilk karma fuarı Türkiye-Ortadoğu Ticaret Fuarı (TRADEF) 21-24 Eylül tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenecek.