Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
19 Mart 2024
FAİZ ARTIRILMALI DEMEK BAŞKA, ARTIRILACAK DEMEK BAŞKA!

Piyasada ne ocak ayı enflasyonu yüzde 6.70 olarak açıklandığında böylesine bir panik havası hakimdi, ne şubat ayı oranının yüzde 4.53 olarak açıklandığı günlerin hemen ertesinde.

FAİZ ARTIRILMALI DEMEK BAŞKA, ARTIRILACAK DEMEK BAŞKA!

Son birkaç gündür karşılaştığım, konuştuğum hemen herkesin Merkez Bankası’nın 21 Mart Perşembe günkü Para Politikası Kurulu toplantısından nasıl bir karar çıkabileceği sorusuna yanıt aradığını görüyorum.

Konuşmanın, sohbetin özeti başlıktaki gibi oluyor:

“Faiz artırılmalı, koşullar bunu gerektiriyor.”

Söylenen bu oluyor ama ekleniyor:

“Faiz artmalı ama artırılır mı, işte o bilinmez.”

0’dan 100’e!

Politika faizinin artırılması konusu biraz otomobiller için kullanılan “0’dan 100’e” benzetmesi gibi oldu.

Daha bir ay önce mart ayında bir faiz artışına gidilmesi neredeyse hiç beklenmiyorken (en azından ben hiç beklemiyor ve gündeme getirilebileceğini bile sanmıyordum) yabancı bankaların raporları ve açıklamalarıyla konu bir anda 0’dan 100’e benzetmesine dönüştü.

Önce politika faizinin nisanda artırılmasının söz konusu olabileceği dile getirildi, ardından tahminler mart ayına çekildi.

Yabancı istediğini elde etti!

Yabancı bankaların Türkiye’de piyasayı etkileme ve yönlendirmede nasıl bir güce sahip olduklarına bir kez daha tanıklık ettik.

Piyasada ne ocak ayı enflasyonu yüzde 6.70 olarak açıklandığında böylesine bir panik havası hakimdi, ne şubat ayı oranının yüzde 4.53 olarak açıklandığı günlerin hemen ertesinde.

Piyasa yavaş yavaş bir panik havasına sokuldu.

Yani yabancı istediğini elde etti, kendi açısından çok başarılı oldu.

Eksik olmasınlar yurt içindeki çok sayıda isim de yabancıların ekmeğine yağ sürercesine yorum yaptı, yapmaya da devam ediyor. Ağız birliği edilmişçesine Türk parasının çok değerli olduğu, bu yüzden de dövizin hızla artması gerektiği görüşünü ileri sürülüyor. Kur tahminleri havada uçuşuyor da, kim tahminini neye dayandırıyor, o pek belli değil.

Piyasa böyle de ekonomi yönetimi ne yapıyor ki? “Türkiye’nin rasyonel zemine dönme dışında seçeneği kalmamıştır” görüşünü dile getirerek görevi devralan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekonomi yönetimi yavaş yavaş yine o eski zemine doğru kaymaya başladı.

Merkez Bankası sadeleşme uygulamalarından yavaş yavaş uzaklaşmak durumunda kaldı.

Vatandaş çaresiz; bir konuşulanlara bakıyor, bir yapılanlara, sonra gidip elinde avucunda ne varsa döviz ve altın alıyor.

Şimdi seyrediyorlar!

Kabul edelim; yabancılar kamuoyu oluşturmada kendi açılarından çok başarılı oldu; vatandaşın Türk parasından uzaklaşıp döviz ve altına yönelmesini sağladı.

Şimdi yangını çıkarmış kundakçı gibi bir köşeye çekilip itfaiyenin ne yapacağını seyredebilirler.

Öyle de yapıyorlar.

Biliyorlar ki yangının hemen söndürülebilmesi için yapılacaklar sınırlı:

“Merkez Bankası’nın politika faizini artırmak kaçınılmaz.”

Bu yapılmazsa yangın büyüyecek.

Şimdi birkaç itfaiye aracıyla söndürülebilecek yangın için gecikildiği takdirde onlarca araç gerekecek.

Yabancı açısından üç beş raporla bunu sağlamaktan daha büyük başarı olabilir mi?

Karar zamanı; kur mu artsın, faiz mi?

Mevcut koşullar perşembe günü faiz artırımına gidilmesinin iyi olacağını söylüyor. Zaten faiz bu toplantıda artırılmazsa nisan ayı kaçınılmaz gibi.

Bir ay daha bekleyip işlerin iyice rayından çıkmasını göze almaktansa 21 Mart’ta yaraya neşter vurmak daha gerçekçi bir yaklaşım gibi görünüyor.

Burada siyasetçi neyi göze alacak, önemli olan bu:

“Faizin artmasını mı, kurun artmasını mı?”

Dövizi tutmak için kısa vadede faizi artırmaktan başka yol görünmüyor. Merkez Bankası döviz satarak piyasayı kontrolünde tutmaya çalışıyor ama satabileceği öyle yüklü döviz de yok ki. Hele hele bunu nisana kadar sürdürebilmek hiç mümkün değil. Bu çerçeveden bakınca perşembe günü bir faiz artışı olasılığı güçlü. Ama artış kararı alındığı takdirde bunun 2.5 puanla sınırlı tutulmasının hiç işe yaramayacağı, artışın 5 puan olması gerektiği dile getiriliyor. Yorumlar ağırlıkla bu yönde.

Seçim öncesi izin çıkar mı?

Peki seçime giderken faiz artırmak iktidar için siyaseten bir kayba yol açar mı? Hiç sanmıyorum.

Çünkü AKP seçmeni için faiz indirmek de önemli ve doğru bir karar, tam aksini yapıp faiz artırmak da!

Tabii ki seçime şunun şurasında on gün kalmışken siyasetçi faizi artırmak istemez ama diğer tarafta dövizin artmasını önleyecekse bundan da kaçınmaz.

Türk halkı için ekonominin iyiye mi, kötüye mi gittiğine ilişkin en önemli gösterge dövizdir çünkü.

Dolayısıyla seçime doğru dövizin artışını birden durdurabilecek, hatta bir miktar da geri çekilmesini sağlayacak bir adım atılması sürpriz olmaz. Ancak şöyle bir gerçek de var; döviz artık öylesine yaygın bir tasarruf aracı haline geldi ki kim bilir belki de dövizdeki artışı durduracak bir adım geniş kitleleri rahatsız edecektir.

Bu da çift paralı bir ekonomi olmanın kaçınılmaz sonucu…

KAYNAK Alaattin Aktaş / Ekonomim.com
DİĞER HABERLER
CARGİLL’DE İMZA TÖRENİ
CARGİLL’DE İMZA TÖRENİ

Sendikamızın kısa bir süre önce toplu iş sözleşmesi görüşmelerini anlaşma ile tamamladığı Cargill’de işveren heyetinin ve yönetim kurulumuzun katılımı ile imza töreni düzenlendi.

İŞSİZLER ÖDENEĞE ERİŞEMİYOR
İŞSİZLER ÖDENEĞE ERİŞEMİYOR

Koşulların ağır olması ve kaynakların amacı dışında kullanılması nedeniyle işsizlik ödeneğinden yararlananların sayısı azılıyor.

EMEKÇİNİN GREV HAKKI İADE EDİLDİ
EMEKÇİNİN GREV HAKKI İADE EDİLDİ

AYM, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını engelleyen düzenlemeyi iptal etti.

YABANCI GİRİŞİNDE UMUT VERİCİ GELİŞME
YABANCI GİRİŞİNDE UMUT VERİCİ GELİŞME

Merkez Bankası’nın dün açıkladığı menkul kıymet istatistikleri seçimden sonraki haftada yabancıların hem hisse senedi, hem devlet iç borçlanma senedi alarak döviz getirdiklerini gösteriyor.