Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
14 Şubat 2013
ESARET ZİNCİRİ

Uzunca bir süredir, çalışma hayatı başta olmak üzere, gündelik hayatın neredeyse tamamı sermayenin dönemsel ihtiyaçları ve güncel çıkarları doğrultusunda biçimlendirilmeye çalışılıyor.

ESARET ZİNCİRİ

Uzunca bir süredir, çalışma hayatı başta olmak üzere, gündelik hayatın neredeyse tamamı sermayenin dönemsel ihtiyaçları ve güncel çıkarları doğrultusunda biçimlendirilmeye çalışılıyor.

Özellikle çalışma yaşamında düzenli ve standart istihdam biçimlerinden hızla uzaklaşılırken, standart dışı, kuralsız ve güvencesiz çalışma koşulları hızla artmaya başladı. Bu durumun da kaçınılmaz bir sonucu olarak en temel ekonomik, sosyal ve sendikal haklar, sermayenin dikensiz gül bahçesini oluşturmak adına göstere göstere tasfiye edilmek isteniyor. işçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının gelecekte nasıl olacağından, nerede, ne kadar ve nasıl çalışacağına; neyi, nasıl ve ne kadar tüketeceğine kadar hemen her şey sermaye tarafından belirlenmeye çalışılıyor.

Günümüzde çalışmanın sınırları hızla belirsizleşirken, başta taşeronda çalışan işçiler olmak üzere, esnek ve güvencesiz çalışan tüm emekçiler, sermayenin üzerlerinde sürekli artan baskısı üzerinden mutlak bir itaat ve boyun eğme ilişkisi içinde çalışmaya zorlanıyor. Son yıllarda üretimde yaşanan dalgalanmalara paralel olarak ekonomik, sosyal ve sendikal hak gasplarında belirgin bir artış yaşandı.

Artan ücretsiz izinler, düzenli çalışma saatlerinin esnekleşmesi, sendikalaşan işçilerin sorgusuz sualsiz kapı önüne konulması gibi uygulamalara maruz kalan işçiler her yönden kendilerini köşe sıkışmış hissediyorlar. Kapitalizm, geçmişteki uygulamalardan çok daha etkili yöntemlerle, emekçileri sadece giderek belirsizleşen mesai saatleri içinde değil, 24 saatlik yaşamlarının tamamında, kendi çıkarları doğrultusunda sürekli yeniden düzenlemeye çalışıyor.

Bunu yaparken onların bedenlerini ve zihinlerini hem çalışırken, hem de iş dışı zamanlarda denetimi altına almayı kesinlikle ihmal etmiyor. Bütün bu adımların temel amacı ise, emekçileri her türlü otoriteye (patron, devlet vb.) koşulsuz itaat eden, sadece kendisine söyleneni yapan, öyle sendikaymış, siyasetmiş bu tür işlerle uğraşmayan, her açıdan robotlaşmış bireyler haline getirmek.

Toplumsal sistem kendi gelişim yasalarına göre işlerken, işçilerden ve aslında toplumun tüm ezilen bireylerinden evde, okulda, fabrikada ya da işyerinde kendisini bir şekilde esir alan kurallara ya da yasalara "itaat" etmesi, onlara koşulsuz "uyması" isteniyor, işçilerin çalışırken, zam isterken en temel hakları ellerinden alınmak istendiğinde birbirine ya da mücadele örgütleri olan sendikalara güvenmek ve örgütlü mücadeleye katılmak yerine, hallerine şükretmeleri, kaderlerine razı olmaları gerektiği öğütleniyor.

Günümüz modern çalışma ilişkilerinin geçici, kuralsız, istikrarsız ve güvencesiz hale gelmesi, çalışma şansına sahip olanları sürekli daha çok ve daha hızlı çalışmaya, otoriteye daha fazla boyun eğmeye zorlarken, gündelik hayatın bütün aşamalarını sarıp sarmalayan esaret zincirine yeni halkalar eklemeye çalışıyor. işçi sınıfı mücadelesi ne kadar parçalanmış, sınıf bilinci ne kadar geriletilmiş olursa olsun, sermayenin attığı adımların ortaya çıkardığı çelişkiler hızla derinleşiyor. Bu durum, emekçilerin uğruna mücadele ettiği talepler üzerinden dayanışma ve örgütlenme ihtiyacını sadece gerekli değil, aynı zamanda zorunlu hale getiriyor.

Bugün örgütlenme talebi, örgütlülük bilinci ne kadar yara almış olursa olsun, başka bir düzeyden kendini zorunlu kılarken, sendikal ve siyasal örgütlülüğün yeniden ve daha güçlü araçlarla oluşturulması konusunda ısrarcı olmayı gerektiriyor.

DİĞER HABERLER
SİGARADA MUTLU SON
SİGARADA MUTLU SON

Sendikamızla British American Tobacco (BAT) arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Sırma Grup işletmesinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.

DANONE TİKVEŞLİ’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
DANONE TİKVEŞLİ’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Danone Tikveşli işletmesinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.

BİR REKOR DA TİCARET AÇIĞINDAN
BİR REKOR DA TİCARET AÇIĞINDAN

Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerinin işaret ettiği gibi 2022 yılı dış ticaret açığı 110 milyarla rekor düzeyde oluştu.