Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
09 Nisan 2015
EMPERYALİST İLE YATAN İŞÇİ DOSTU OLABİLİR Mİ?

Bu yazı, Aydınlıkta, 29 Ocak 2014 tarihinde yayınlanmıştı. Dünkü yazıdan sonra ve seçimlere giderken yeniden gündeme geldi aynı konular. Yazıyı tekrar özellikle işçilerin, işsizlerin ve emeklilerin dikkatine sunuyorum.

EMPERYALİST İLE YATAN İŞÇİ DOSTU OLABİLİR Mİ?

Bu yazı, Aydınlıkta, 29 Ocak 2014 tarihinde yayınlanmıştı. Dünkü yazıdan sonra ve seçimlere giderken yeniden gündeme geldi aynı konular. Yazıyı tekrar özellikle işçilerin, işsizlerin ve emeklilerin dikkatine sunuyorum.
Geleceklerini emperyalist merkezlere bağlayan ve emperyalistlerin emirlerini Hükümet Programı haline getirenler, 30 yıldır kamu kurumlarını ortadan kaldırılma çabasındalar. Giden hükümetin yerine gelen de emperyalist merkezlere biat ettiği için, kamuya saldırı kesintisiz devam etti. Öyle ki, önceki hükümetten yarım kalanı da böbürlenerek üstlendiler. Kamu kurumlarını yok etme emrini uygulayanlar, kurumlardaki kadroların tasfiye edilmesi yönündeki emirlere de itaat ettiler, uyguladılar. Okuyacağınız belgelerde hükümetlerin, işçilerin geleceği hakkındaki emirleri nereden aldıklarını okuyacağız. Türk işçisinin ve Türkiye’nin hükümetleri mi, yoksa emperyalistlere mi biat ediyorlar, göreceğiz.

EMPERYALİSTLERİN ‘KADROLARI TASFİYE EDİN’ EMİRLERİ
1996 yılında Dünya Bankası, Türkiye Raporu’nda aynen şöyle emrediyordu: "Siyasi duyarlılık dikkate alınarak personel indirimine yönelik süratli uygulama, 1997/1998 de başlayabilir. Asgari emeklilik yaşı 62’ye, prim ödeme süresi de 30 yıla çıkarılmalı ve derhal uygulamaya konulmalıdır."
OECD ise, Haziran 2000 tarihli İstihdam Raporu’nda şöyle emrediyordu: "İşten çıkarmaya ilişkin kuralları esnekleştirin ve işten çıkarmayı kolaylaştırın. Daimi işçilerin işten çıkarma tazminatlarını, istihdamı teşvik için azaltın."

EMİRLERE KARŞI DSP-MHP-ANAP HÜKÜMETİ NE YAPTI?
Ellerini açmış hükümetlerden kadro dilenen kimi taşeron işçi dernekleri ve taşeron işçileri, bu emirleri okuyunca, yandaşı oldukları partilerin, emperyalist emirlere rest çektiğini sanmışlardır. "Bizim içişlerimize nasıl karışırsınız, bizim kurumlarımızı nasıl yöneteceğimize, kaç kişi çalıştıracağımıza kadar burnunuzu nasıl sokarsınız, haddinizi bilin" diye cevap vermelerini beklemişlerdir.
Ne yazık ki tam tersine, emirlere anında biat emiş, Türk işçisini fabrikasından atmanın bin bir türlü cin fikirli yollarını harekete geçirmişlerdir. Körü körüne yandaşlığın nasıl büyük bir gaflet olduğunu, aşağıdaki belgeler göstermektedir.
Dünya Bankası ve ÖECD’nin emirlerinin aynısını, IMF’de emrediyordu. DSP-MHP ANAP Hükümeti, 22 Haziran 2000 tarihinde IMF’ye yazdığı mektupta şöyle diyor:"…kamu kuruluşlarına emekli olanların yüzde 15’inden fazla yeni işçi alınmaması politikası titizlikle sürdürülecektir."
18 Aralık 2000 tarihli IMF’ye niyet mektubunda da, emre itaati tekrarlıyor: "2000 yılında Hazine’nin portföyündeki KİT’lerde emekli olan personelin azami yüzde 15’ine kadar yeni personel alımı politikası sürdürülecektir."
DSP-MHP-ANAP Hükümetinin Emperyalist merkezlerle yaptığı sözleşmeler böyle. AKP Hükümeti de biatta önceki hükümetten geri kalmadı. Devlet kadrolarına büyük saldırı…
Bu sözleşmelerle son 30 yılda Türk işçisi fabrikasından nasıl atıldı, birkaç örnekle görelim.
2003 yılında Telekom’un personel sayısı 61 bin 219 idi. Satışa hazırlandığı 2006 yılına kadar, 3 yılda 40 bin 719 kişiye düşürdüler. İngiliz işverene devretmeden önce, 3 yılda 20 bin çalışanı tasfiye ettiler.
İngiliz işveren ne yaptı?
Tam 16 bin personeli de o eritmiş. 2003 yılında 61 bin kişinin çalıştığı Telekom’da bugün 24 bin kişi çalışıyor.
30 yılda TTK’da çalışan işçi sayısını 1/4 oranında erittiler. 1980 yılında işçi sayısı 41 bin 927 iken, 1990’da 34 bin 349’a, 2000 yılında 19 bin 151’e, 2012 yılında ise 10 bin 512’ye düşürdüler.
TKİ’de 1880 yılında 48 bin 328 işçi çahşıyorken, 2014 yılında 13 bin 582’ye düşürdüler.
TCK’da (Karayollan) 1985 yılında 45 bin işçi çalışıyor iken, 2014 yılında 11 bin 260’a düşürdüler.
1980 yılında TEKEL’de çalışan işçi sayısı 49 bin 792 ilken, kurumu yabancılara sattılar, kalan 8 bin çalışanını 4-C statüsüne sürgün ettiler. TEKEL yok edildi.
1986-2006 arasında satılan TÜPRAŞ, Petrol Ofisi, ERDEMİR, Kardemir, İSDEMİRgibi devlerin de bulunduğu 45 işletmede, satış öncesinde 50 bin personeli 38 bine düşürdüler.
Aynı dönemde satılan 25 kurumdaki personel sayısı, 15 binden 5 bine indi. Sümerbanklar satılırken 33 bin işçi işini kaybetti. AKP döneminde ne oldu? Kamuda çalışan toplam işçi sayısı 2003 yılında 338 bin 551 iken, 2013 yılında 159 bin 227’ye düşürüldü.

DİĞER HABERLER
BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI
BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

İstanbul Çatalca’da kurulu bulunan Polonez Fabrikasında işveren, daha iyi bir ücret alabilmek ve insana yaraşır koşullarda çalışabilmek için sendikaya üye olan işçilerden 13’ünü işten çıkardı.

ÜZÜM ÜZÜME, HİZMETLER SEKTÖRÜ BİRBİRİNE BAKA BAKA…
ÜZÜM ÜZÜME, HİZMETLER SEKTÖRÜ BİRBİRİNE BAKA BAKA…

Önce bir gerçeğin altını çizeyim. Bu köşede bir süre önce (8 Temmuz) TÜFE’de dikkate alınan madde fiyatlarındaki tuhaflığı yazdım. TÜİK verilerine dayanarak hesapladığım o listede inanılmaz fiyatlar vardı.

BASIN-İŞ KANUNUNDA İŞ GÜVENCESİ
BASIN-İŞ KANUNUNDA İŞ GÜVENCESİ

Gazetecilerin işverenleriyle ilişkilerini düzenleyen ilk kanun, 13.6.1952 gün ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanundur (Resmi Gazete, 20.6.1952).

POLONEZ’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI!
POLONEZ’DE SENDİKA DÜŞMANLIĞI!

Çatalca’da faaliyet yürüten Polonez fabrikasında 15 işçi sendikalaşma süreci nedeniyle işten çıkarıldı. Arkadaşlarını yalnız bırakmayan işçiler, üretimi durdurdu.