Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
13 Eylül 2018
EMEK İLE SERMAYEYİ BULUŞTURAN MECBURİYET

Üretim araçlarını gasp edenler, araçlara sahip olamayanları kendilerine çalışmaya mecbur ettiler. Sermayenin kökeni de, büyümesi de bu öyküde. Başkaca da tılsımlı bilinemezlik yok.

EMEK İLE SERMAYEYİ BULUŞTURAN MECBURİYET

Lafı dolandırmadan yazmanın zamanıdır gayri.

Üretim araçlarını gasp edenler, araçlara sahip olamayanları kendilerine çalışmaya mecbur ettiler. Sermayenin kökeni de, büyümesi de bu öyküde. Başkaca da tılsımlı bilinemezlik yok.
 
Emekçinin, üreticinin yoksul hayatının, boğaz tokluğuna başkasını zengin etmekle geçen ömrünün öyküsü de bu.
 
O halde nasıl bir mecburiyet bu ezeli rakipleri buluşturabilir ki?
 
Varmış meğer. Hem de sermayenin belli ellerde toplanmaya başladığı ilk zamanlardan beri varmış.
 
Sermaye oburdur. Doymak bilmez. İşgücünü üç kuruşa satın aldığı işçileri sömürmekle yetinmez, başka sermayedarların egemenlik alanlarına da el atar. Büyümeye, daha da büyümeye giden yol, rakip sermayenin alanına girmektir, hatta onu yutmaktır. Sermayenin temel yasalarından biri işgücünü olabildiğince sömürmekse, ikinci yasası da budur.
 
Sermayenin tekelleştiği günlerden, 1900’leden bu yana değişen, savaşın şiddetidir. Cesetlerin kan ırmaklarında yüzdüğü dünya savaşlarının ardındaki asıl sebep bu.
 
İlk dünya savaşını, Sırp öğrenci Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi’ni öldürdü, ondan oldu, diye belletmişlerdi. Oysa emperyalistler Osmanlı İmparatorluğu’nu, İran ve Çin’i paylaşmak istiyormuş. Buymuş sebep.
 
1945 sonrası bütün melanetlerin altından ABD emperyalizminin çıkması bu yüzden. Yakın dönemde, cumhuriyet ekonomisine kast edilmesinin, fabrikaların satılmasının, kapatılmasının ardındaki şer kuvvet de ABD. Üstümüze IMF, Dünya Bankası, OECD, hatta AB’yi süren dünya eşkıyası!
 
Bizim ulusal sermaye ise, TİSK, TÜSİAD, TOBB, MÜSİAD, eşkıyaya yol göstericilik yaptı bu yıkım ve talan boyunca. “Açın kapıları yabancı sermaye elini sallayarak girsin. Satın devletin bütün fabrikalarını. Devlet ekonomide olmasın. Sadece düdük çalsın” dediler.
 
Oysa düdük bile emperyalizmin eline geçmişti. Devlet aradan çekilince kümese sansar girdi. Devlet fabrikaları kurumları yok olunca, ulusal şirketleri koruyacak kimse de kalmadı. Pazarı da, sektörleri de emperyalist tekeller ele geçirdi. Pirince giderken bulgurdan olmuşlardı. “İmdat” dediler devlete. Destek istediler, koruma istediler.
 
Ama devletin mecalini bırakmamışlardı elbirliği ile. Uçurumdan yuvarlanmak üzereydi. Tek çare vardı, kurtulmak istiyorlarsa, devletin kurtuluşuna da el atacaklardı. Yumurta tavuk misali…
 
Üretici, işçi, köylü, hatta emekli cephesinde ise durum daha feci…
 
Eşkıya, tek direnmenin emekçiden olabileceğini bildiği için, mızrağın ucunu onlara batırmıştı. Taşeron işçilik, esnek çalışma, kiralık işçilik, geçici işçilik, sözleşmeli personel… Sendikaların ideolojik dönüşümü, ücretlerin kısıtlanması, emeklilik yaşının yükseltilmesi…
 
Ulusal sermaye sandıklarımız, işçi sınıfının ezilmesinde de eşkıyaya yardım etmiş, hatta onların aklına gelmeyen icatlar üretmişlerdi.
 
İşçi ezildi, yoksullaştı, ama vatanseverliğinden bir şey kaybetmedi. Dün “Kahrolsun IMF”, “TEKEL, TÜPRAŞ, Seydişehir, TELEKOM vatandır” diyordu. Bugün de PKK’ya, FETÖ’ye karşı, Afrin’de ABD eşkıyasına karşı destanlar yazıyor.
 
Soru şu:
 
TİSK, TÜSİAD, TOBB, MÜSİAD nerede olacak? Ülkemizi uçurumdan aşağıya atmaya çalışan emperyalist tekellerin, Amerikan emperyalizminin yanında mı yer alacak, yoksa ta başından beri vatanı savunan işçi sınıfının yanında mı?
 
“Devlet yatırım yapsın, sanayiye, tarıma destek olsun” diyorsan, ülkemize ve ekonomimize kasteden emperyalizme karşı çıkmak zorundasın.
 
İkinci soru şu:
 
Amerikan emperyalizmi kapımıza 6 bin TIR silahla dayanmış iken, milli birlik ve beraberliğimizi, sınırlarımızı tehdit ediyorken, etnik ve dinsel parçalanmanın pususuna yatmışken, işçiyi ezmeye, büzmeye, işten atmaya, daha fazla sömürmeye mi kafa yoracaksın? “Çalışma hayatında katılıkları giderin, asgari ücreti indirin kıdem tazminatını kaldırın” gibi düşmanı sevindirecek işlerin peşinde mi koşacaksın?
 
Son zamanlarda artan işten atmalar, açıkça söyleyelim ki, sadece kapıya silahı ile dayanan ABD’yi ve “kara gücüm” dediği PKK’yı sevindiriyor.
 
İkincisi şu ki, kibrin sırası değil artık. Fabrika yönetimlerine işçileri almazsanız, tek başınıza vereceğiniz kararların sorumlusu olursunuz.
 
Bu badireden birlikte çıkılacak. Aksi mümkün değil. Herkes bunu koca puntolarla yazsın.
DİĞER HABERLER
EFFAT YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA KATILDIK
EFFAT YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA KATILDIK

Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm Sendikaları Federasyonu EFFAT Yönetim Kurulu toplantısı online olarak yapıldı. Yönetiminde Tekgıda-İş’in de yer aldığı uluslararası federasyon toplantısının açılışını EFFAT Genel Sekreteri Kristjan Bragason yaptı. IUF Genel Sekreteri Sue Longley’in de katıldığı toplantıya Tekgıda-İş Sendikası’nı temsilen Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Ören yer aldı.

ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR
ALIM GÜCÜNDEKİ UÇURUM BÜYÜYOR

Gıda fiyatlarında yıllık yüzde 20.6 artışla OECD şampiyonu olan Türkiye’de vatandaşların alım gücü giderek eriyor. 10 gıda ürünü için bizde asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz’in 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması yeterli.

YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK
YARINLARIMIZI DA BUGÜNDEN TÜKETTİK

2003 yılından beri dış ticarette (İthalat – ihracat) açık veriyoruz. Dış ticaret açığının bir kısmı, turizm gibi hizmet gelirleri ile veya transfer gelirleri ile kapatılıyor. (2020 de bu alanda net gider oldu.) Geride cari açık kalıyor. Kısaca cari açık bir ülkenin dış cari ekonomik ilişkileri nedeni ile döviz olarak kaybettiği kaynaktır.

CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE